6 Eylül 2026 Pazar
Eli kan, kılıcı kan,
Sinesi üryan, ciğeri püryan,
Meydan-ı şehadette Allah yoluna revan.
Kahrımız, gazabımız düşmana ziyan!
Adüvv'den korkmadık,
Korkmayız hiçbir zaman.
Kur'an'da zafer vaadediyor Hazreti Yezdan.
Uğrun açık olsun ey Serdar-ı Mücahid!
Hüda kılıncını keskin etsin,
Ömrünü gün gibi medid!
Fahr-i alemi hoşnud ettin;
Hakk, gazay-u ekberin
Etsin mübarek ve said!
5 Eylül 2026 Cumartesi
Ay Sınıfı Denizaltı Modernizasyonu Projesi AYMOD ve AY-MÜREN
Derlemedir!
Giriş:
Alman üretici HDW (Howaldtswerke-Deutsche
Werft), Türk Deniz Kuvvetleri resmi kayıtları ve küresel askeri gemi
inşa literatürü (Almanca ve İngilizce teknik kaynaklar) tarandığında, Ay
sınıfının (Tip 209/1200) kendi içinde iki farklı yapısal alt varyanta
ayrıldığı net bir şekilde doğrulanmaktadır. [1]
Bu boyut farkının arkasındaki mühendislik gerçekleri,
gemi inşa pratikleri ve üretici detayları şu şekildedir:
1. Tasarım Ayrımı: "Standart" ve
"Uzatılmış/Modifiye" Gövde
Alman HDW tersanesi, Tip 209/1200 sınıfını ilk
tasarladığında nominal uzunluğu 55,9 metre olarak
belirlemiştir. Türk Donanması için Almanya'da üretilen ilk gemiler bu orijinal
tasarıma sadık kalınarak inşa edilmiştir. [1]
Ancak donanmanın operasyonel talepleri, su altı
menzilinin artırılması ihtiyacı ve Türkiye'deki yerli üretim/teknoloji
transferi süreçleri (Gölcük Tersanesi) devreye girdiğinde HDW, tasarım üzerinde
yapısal bir gövde uzatma (hull plug/extension) revizyonu
yapmıştır. Bu durum denizaltıların tam boyunu 61,2 metreye
çıkarmıştır. [1,
2,
3,
]
2. Gemilerin Yapısal Dağılımı ve Doğru
Sınıflandırma
·
Kısa
Gövde Varyantı (55,9 Metre):
o TCG Atılay (S-347) ve TCG Saldıray (S-348).
o Bu iki denizaltı, Almanya'nın Kiel kentindeki HDW tersanelerinde tamamen orijinal, kompakt Tip 209/1200 planlarına göre bitirilmiştir.
o Standart Type 209/1200 varyantını kullanan ülkeler:
Alman HDW (Howaldtswerke-Deutsche Werft)
tersanesinin en başarılı ihracat kalemi olan Type 209 ailesinin, orijinal
tasarımı olan nominal 55,9 metre uzunluğundaki (modifikasyonsuz standart) Type
209/1200 varyantını kullanan ülkeler ve sınıf isimleri dünya genelinde şu
şekildedir:
Avrupa Kullanıcıları
- Yunanistan
(Hellenic Navy) - Poseidon Sınıfı:
- Durum: Type 209
ailesinin dünyadaki ilk kullanıcısı olan Yunanistan, erken dönem
tedarik ettiği 1100 tonluk Glavkos sınıfının ardından, 1979 yılında 4
adet orijinal 55,9 metrelik Type 209/1200 denizaltısını (Poseidon,
Amphitriti, Okeanos, Pontos) envanterine katmıştır.
- Not: İlerleyen yıllarda bu gemilerden HS
Okeanos, havadan bağımsız tahrik sistemi (AIP) entegrasyonu için
kesilerek boyu uzatılmıştır.
- Türkiye (Türk Deniz
Kuvvetleri) - Ay Sınıfı Erken Blok:
- Durum:
Konuştuğumuz üzere, Türkiye'nin Almanya'da tamamen orijinal planlara göre
inşa ettirdiği ilk iki gemisi olan TCG Atılay (S-347) ve TCG
Saldıray (S-348), modifikasyonsuz gövde yapısıyla tam olarak 55,9
metre uzunluğundaki bu orijinal standardın en önemli
kullanıcılarındandır.
Latin Amerika Kullanıcıları
Latin Amerika, orijinal kompakt Type 209/1200
tasarımının dünyada en yoğun kümelendiği coğrafyadır:
- Peru (Marina
de Guerra del Perú) - Angamos Sınıfı:
- Durum: Peru,
1980-1983 yılları arasında Almanya'dan 4 adet orijinal Type 209/1200
denizaltısı (BAP Angamos, BAP Antofagasta, BAP Pisagua, BAP Chipana)
tedarik etmiştir. Bu gemiler halen Peru donanmasının su altı omurgasını
oluşturmaktadır.
- Kolombiya
(Armada de la República de Colombia) - Pijao Sınıfı:
- Durum: Kolombiya,
1975 yılında 2 adet orijinal 55,9 metrelik Type 209/1200
denizaltısını (ARC Pijao, ARC Tayrona) hizmete almıştır. Bu
gemiler daha sonra sınırlı modernizasyonlar görseler de orijinal gövde
formlarını korumuşlardır.
- Arjantin
(Armada de la República Argentina) - Salta Sınıfı:
- Durum: Arjantin,
1974 yılında 2 adet Type 209/1200 denizaltısı tedarik etmiştir (ARA
Salta ve ARA San Luis). Bu gemilerden ARA San Luis,
1982 Falkland Savaşı'nda İngiliz Donanması'na karşı aktif devriye
görevleri icra etmiş ve tespit edilemeden torpido taarruzları
gerçekleştirerek tarihe geçmiştir.
Asya Kullanıcıları
- Güney Kore
(Republic of Korea Navy) - Chang Bogo Sınıfı Erken Blok:
- Durum: Güney
Kore'nin ünlü Chang Bogo sınıfı denizaltı programının ilk etap
gemileri, Alman Type 209/1200 tasarımı referans alınarak üretilmiştir.
Almanya'da inşa edilen ilk gemi (SS-061 Chang Bogo), 55,9
metrelik orijinal ihraç gövde standardına sadık kalınarak denize
indirilmiştir. Sonraki yerli üretim varyantlarında ise ufak tonaj ve
boyutsal revizyonlar uygulanmıştır.
Küresel Orijinal 1200 Varyantı Dağılım Özeti
|
Ülke |
Yerel Sınıf Adı |
Orijinal Gemi Sayısı |
Tasarım Karakteristiği |
|
Türkiye |
Ay Sınıfı (İlk 2 Gemi) |
2 |
55,9 mt / Tamamen Orijinal HDW Kuru Gövde |
|
Yunanistan |
Poseidon Sınıfı |
4 |
55,9 mt / Standart İhraç Tasarımı |
|
Peru |
Angamos Sınıfı |
4 |
55,9 mt / Kıyı ve Açık Deniz Karma Konsept |
|
Arjantin |
Salta Sınıfı |
2 |
55,9 mt / Falkland Harbi Kıdemlisi |
|
Kolombiya |
Pijao Sınıfı |
2 |
55,9 mt / Karayipler Operasyonel Odaklı |
|
Güney Kore |
Chang Bogo (Erken Blok) |
1 |
55,9 mt / Pasifik Geçiş Aşaması İlk Gemisi |
·
Uzatılmış
Gövde Varyantı (61,2 Metre):
o TCG Batıray (S-349), TCG Yıldıray (S-350), TCG Doğanay (S-351) ve TCG Dolunay (S-352).
o Literatürde
kafa karışıklığı yaratan TCG
Batıray, parçaları Almanya'da kızağa konmasına rağmen,
sonraki Gölcük inşalarına öncü olması için revize edilmiş hidrodinamik gövde
formuna, uzatılmış pruva yapısına ve genişletilmiş iç hacme sahip olacak şekilde
61,2 metre
olarak teslim edilmiştir.
o
Gölcük
Tersanesi'nde sıfırdan inşa edilen Yıldıray, Doğanay ve Dolunay ise doğrudan bu
uzatılmış yeni gövde standartları (61,2 mt) üzerinden omurgaları çatılarak
üretilmiştir.
o Uzatılmış Type 209/1200 varyantını kullanan ülkeler:
Alman HDW (Howaldtswerke-Deutsche Werft)
firmasının geliştirdiği Type 209 mimarisinde, batarya kapasitesini ve lojistik
menzili artırmak amacıyla uygulanan gövde uzatma (hull plug/extension)
modifikasyonuna sahip uzatılmış Type 209/1200 tasarımı (nominal
~61,2 metre varyantı), küresel denizcilik pazarında iki ana ülke grubu
tarafından kullanılmıştır.
Bu ülkeler, tersane projeleri ve yerel sınıf
adlandırmaları şu şekildedir:
Türkiye (Türk Deniz Kuvvetleri) - Ay
Sınıfı Geç Blok
Uzatılmış Type 209/1200 gövde formunun dünyadaki en
büyük ve en önemli kullanıcısı Türkiye'dir. Orijinal 55,9 metrelik ilk iki
gemiden edinilen taktik tecrübelerle, donanmanın talebi üzerine HDW tasarımı
revize edilmiş ve 5,3 metrelik ek mukavim gövde dilimiyle boy 61,2 metreye
çıkarılmıştır.
- Gemiler: TCG
Batıray (S-349), TCG Yıldıray (S-350), TCG Doğanay (S-351)
ve TCG Dolunay (S-352).
- Teknik
Karakteristik:
Serinin 3. gemisi olan Batıray'ın parçaları Almanya'da hazırlanıp
bu yeni tasarıma göre monte edilirken; Yıldıray, Doğanay ve Dolunay
doğrudan bu uzatılmış gövde (61,2 mt) standardıyla Gölcük Tersanesi'nde
sıfıra yakın yerli işçilikle inşa edilmiştir. Türkiye bu modifikasyon
başarısını daha sonraki 61,2 metrelik Preveze ve Gür
sınıfları için de bir gövde standardı haline getirmiştir.
Güney Kore (Republic of Korea Navy) - Chang
Bogo Sınıfı Geç Blok
Güney Kore, Almanya'dan lisans transferiyle başlattığı
KSS-I (Chang Bogo) denizaltı programı kapsamında, projenin sonraki
aşamalarında Type 209/1200 gövdesini modifiye ederek uzatmıştır.
- Durum: Almanya'da
üretilen ilk prototip gemiden sonra, üretimi devralan Güney Koreli Daewoo
(DSME) tersanesi, donanmanın Pasifik Okyanusu'ndaki uzun menzilli
devriye ihtiyaçlarını karşılamak üzere batarya ve yakıt tanklarını
genişleten gövde uzatma eklemelerini uygulamıştır. Gemilerin tam boyları 61,2
metre seviyesine ulaştırılmıştır.
Endonezya (Indonesian Navy) - Cakra
Sınıfı Modernizasyon Dönemi
Endonezya, elindeki erken dönem Type 209/1200
denizaltılarını daha sonra Güney Kore (Daewoo) ile yürüttüğü kapsamlı yarı ömür
modernizasyon programlarına dahil etmiştir.
- Durum: Bu süreçte,
tıpkı Güney Kore'nin kendi gemilerinde yaptığı gibi, Endonezya gemilerinin
(KRI Cakra) iç donatım, lojistik kapasite ve batarya hacimlerinin
artırılması amacıyla gövde yapılarına ve pruva formlarına uzatma/revizyon
modifikasyonları yansıtılmıştır.
Küresel Uzatılmış 1200 Varyantı Dağılım
Özeti
|
Ülke |
Yerel Sınıf Adı |
Uzatılmış Gemi Sayısı |
Mühendislik / Tersane Karakteristiği |
|
Türkiye |
Ay Sınıfı (Son 4 Gemi) |
4 |
Gölcük Tersanesi Lisanslı İnşası.
61,2 mt tam boy, genişletilmiş pruva akustik izolasyonu. |
|
Güney Kore |
Chang Bogo Sınıfı (Geç Blok) |
8 |
Daewoo (DSME) Lisanslı İnşası.
Pasifik operasyonel şartları için modifiye gövde plug entegrasyonu. |
|
Endonezya |
Cakra Sınıfı |
2 |
Güney Kore iş birliğiyle yürütülen gövde ve batarya
hacmi büyütme revizyonları. |
Not: Literatürde bu 61,2 metrelik uzatılmış gövde geometrisinin başarısı, HDW firmasının sonraki yıllarda tasarlayacağı Type 209/1400 serisinin (Örn: Brezilya Tupi sınıfı veya Şili Thomson sınıfı) doğrudan yapısal gövde uzunluğu (61,2 mt - 62 mt) temelini oluşturmuştur.
3. Gövde Neden 5,3 Metre Uzatıldı?
(Mühendislik Gerekçeleri)
HDW ve Gölcük Tersanesi mühendislerinin pruva hafif
gövde geometrisini değiştirmesi ve mukavim tekne içi yerleşimi büyütmesinin
arkasında hayati lojistik sebepler yatmaktadır:
·
Gelişmiş
Batarya Kapasitesi: Denizaltının su altındaki gizli
kalma süresini ve motor performansını artırmak için 480 hücreli batarya
odalarının hacmi genişletilmiştir.
·
Akustik
Konfor ve Personel Alanı: Standart 55,9
metrelik versiyon donanmanın operasyonel vardiya düzeninde (39-40 personel) çok
dar bir yaşam alanı sunuyordu. Gövde uzatımı, personelin lojistiksiz görev
süresini (~50 gün) destekleyecek yaşam alanı ve temiz su/erzak depolama hacmi
yaratmıştır.
· Gelişmiş Sonar Kubbesi (Pruva Formu): Burnun uzatılması, dairesel pasif sonar dizilimlerinin (arrays) mukavim tekneden daha uzağa yerleştirilmesini sağlayarak, denizaltının kendi öz gürültüsünün sonara olan olumsuz etkisini (akustik maskelemeyi) azaltmıştır.
3.1. İki Gövde Yan Yana: Şematik Boyut
Kıyaslaması
Aşağıdaki ölçekli çizim mantığı, 55,9 metrelik
orijinal Alman tasarımı ile Türkiye'nin Gölcük revizyonlu 61,2 metrelik gövdesi
arasındaki farkı geometrik olarak göstermektedir.
3.2. 5,3 Metrelik Fark Fiziki Olarak Nerede?
Denizaltı mühendisliğinde gövde uzatılması, geminin
burnunun veya kuyruğunun uca doğru uzatılması şeklinde yapılmaz. Bu işlem,
denizaltı silindirinin enlemesine kesilerek araya "Gövde Dilimi"
(Hull Plug) adı verilen yeni bir çelik mukavim halka eklenmesiyle
gerçekleştirilir.
Ay sınıfında bu 5,3 metrelik ek dilim tam olarak şu
iki bölgeye paylaştırılmıştır:
·
Torpido Dairesi ile Kule (Yelken) Arası (Ana Mukavim Tekne Dilimi): En büyük uzatma buraya yapılmıştır.
Torpido dairesinin hemen arkası ile yaşam alanının başladığı kule önü arasına
eklenen bu büyük hacim, denizaltının altına yerleştirilen 480 hücreli devasa
batarya odalarının (Battery Room 1) kapasitesinin büyütülmesini
sağlamıştır. İnternetteki fotolarda son 4 geminin kulesinin, burun ucuna olan
mesafesinin ilk 2 gemiye göre biraz daha geride durmasının sebebi bu aradaki
5,3 metrelik ek bloktur.
· Pruva (Burun) Hafif Gövde Formu (Islak Taraf Uzatması): Burnun en ucundaki su damlası formu (sonar dome) biraz daha sivrilterek öne doğru uzatılmıştır. Bu durum, silindirik baş sonarın (CHA) torpido kovanlarından ve iç mekanik gürültüden fiziksel olarak uzaklaştırılmasını (akustik izolasyon) sağlamıştır.
4.
Alman denizcilik literatürü ve üretici firma HDW
(ThyssenKrupp Marine Systems - TKMS) kayıtlarında bu duruma dair yer alan
teknik tesciller, kavramsal kullanımlar ve gerekçeler şu şekildedir:
4.1. Alman Literatüründe "Gövde
Uzatma" (Rumpfverlängerung) Tescili
Almanya merkezli askeri veri tabanlarında ve gemi inşa
kaynaklarında (örneğin Kriegsschiffe.net ve Deutsches Maritimes
Institut kayıtlarında) Typ 209 ailesi kronolojik olarak
incelendiğinde, bu 5,3 metrelik uzatmanın teknik adı "Rumpfverlängerung
durch ein Zwischenstück" (Bir ara parça/dilim ile gövde
uzatılması) veya uluslararası literatürde "Plug-in Section"
olarak geçmektedir.
Alman kaynakları, orijinal dizayn olan Typ 209/1200'ü
(Yunanistan'ın Poseidon sınıfı gibi) 55,9 metre olarak
kaydederken, Türk Donanması'na teslim edilen son 4 gemiyi doğrudan Typ
209/1200 Modifiziert (Uzatılmış Varyant) olarak sınıflandırmaktadır.
4.2. Alman Kaynaklarına Göre Neden
"61,2 Metre"? (Mühendislik Sırrı)
Almanca gemi inşa literatüründe (HDW fabrika arşiv
özetlerinde) bu 5,3 metrelik ek dilimin eklenme nedeni iki kelimeyle özetlenir:
"Batteriekapazität" (Batarya kapasitesi) ve "Ausrüstungsraum"
(Donatım alanı).
- Orijinal
Alman tasarımında (55,9 mt), denizaltının su altı gizliliğini sağlayan
batarya odaları oldukça kısıtlı bir hacme sahipti.
- Türk Deniz
Kuvvetleri'nin talebiyle HDW, mühendislik planlarında "Erweiterte
Batterieanlagen" (Genişletilmiş batarya sistemleri) için
kule önü ile torpido dairesi arasına ek bir çelik halka (plug)
yerleştirmiştir. Bu revizyon o kadar başarılı olmuştur ki, Alman tersanesi
bu 61,2 metrelik yeni gövde şablonunu dondurarak, daha sonraki
yıllarda Türkiye'ye satacağı Preveze ve Gür Sınıflarının (Typ 209/1400)
da temel gövde uzunluğu (LOA) standardı haline getirmiştir. Yani sonraki
nesil 1400 tonluk gemilerin 61,2 metrelik boyunun atası, aslında Ay
sınıfının Gölcük inşaları için yapılan bu Alman gövde revizyonudur.
4.3. "Lizenzbau und
Technologietransfer" (Lisanslı Üretim ve Teknoloji Transferi)
Alman ekonomi ve savunma sanayii tarihçesi
kaynaklarında (örneğin Bundesamt für Wehrtechnik und Beschaffung dönem
analizlerinde), Türkiye ile 1970 ve 80'lerde yapılan anlaşmalar "Musterbeispiel
für Technologietransfer" (Teknoloji transferi için örnek model)
olarak tanımlanır.
- Alman
kaynakları, Kiel'deki HDW tersanesinde parçaları hazırlanan ancak montaj
modifikasyonları Türkiye'deki operasyonel ihtiyaçlara göre revize edilen TCG
Batıray (S-349)'ı bu yeni dönemin geçiş gemisi olarak doğrular.
- Gölcük Tersanesi'ndeki yerli üretim hattına (Gölcük-Werft in Lizenz) geçildiğinde, HDW bu uzatılmış 61,2 metrelik yeni tasarım paketini Türkiye'ye tam teknoloji transferiyle teslim etmiştir.
Türk Deniz Kuvvetleri Ay Sınıfı Teknik Karşılaştırma
Matrisi
|
Teknik
Özellik / Parametre |
Ay Sınıfı:
Kısa Gövde Varyantı (Standart HDW) |
Ay Sınıfı:
Uzatılmış Gövde Varyantı (Gölcük Tipi) |
Ay Sınıfı:
AY-MÜREN Modernizasyonlu Varyant |
|
Sınıfa Ait
Denizaltı Adları ve Borda Numaraları |
• S-347
TCG Atılay (Emekli) |
• S-349
TCG Batıray (Hizmet dışı/Yedek) |
• S-351
TCG Doğanay |
|
Hizmete
Giriş / Modernizasyon Dönemi |
Hizmete
Giriş: 1975 - 1976 (2001 yılında EPS ve Sea Lion EDT kısmi tadilatı gördüler) |
Hizmete
Giriş: 1978 - 1989 (1989-1993 döneminde kısmi modernizasyon gördüler) |
Hizmete
Giriş: 1983 - 1989 |
|
Gövde /
Tekne Yapısı |
Tek
Cidarlı (Single Hull - HY-80 Çeliği) |
Tek
Cidarlı (Single Hull - HY-80 Çeliği) |
Tek
Cidarlı (Single Hull - HY-80 Çeliği) |
|
Tam
Uzunluk (LOA) / En / Draft |
55,9 metre / 6,2 metre / 5,5 metre |
61,2 metre / 6,2 metre / 5,5 metre (Geliştirilmiş
hidrodinamik gövde) |
61,2 metre / 6,2 metre / 5,5 metre (Geliştirilmiş
hidrodinamik gövde) |
|
Su Üstü /
Altı Deplasmanı |
980 ton /
1.185 ton |
1.185 ton
/ 1.285 ton |
1.185 ton
/ 1.285 ton |
|
Personel
Kadro Yapısı |
9 Subay,
25 Astsubay, 2 Uzman Erbaş, 3 Er/Erbaş (Toplam 39 Personel) |
9 Subay,
25 Astsubay, 2 Uzman Erbaş, 3 Er/Erbaş (Toplam 39 Personel) |
9 Subay,
25 Astsubay, 2 Uzman Erbaş, 3 Er/Erbaş (Toplam 39 Personel) |
|
Dizel
Motor Sistemi |
4x MTU 12V
493 AZ80 Dizel Motor |
4x MTU 12V
493 AZ80 Dizel Motor |
4x MTU 12V
493 AZ80 Dizel Motor |
|
Alternatör
ve Ana Elektrik Motoru |
4x 460 kW
Alternatör / SIEMENS DC Motor |
4x 460 kW
Alternatör / SIEMENS DC Motor |
4x 460 kW
Alternatör / SIEMENS DC Motor |
|
Batarya
Teknolojisi |
480 Hücre
Standart Kurşun-Asit |
480 Hücre
Gelişmiş/Yenilenmiş Kurşun-Asit |
480 Hücre
Gelişmiş/Yenilenmiş Kurşun-Asit |
|
Akustik İz
Yönetimi (Gizlilik) |
Standart
Kauçuk/Elastomer Pasif Takozlar |
Standart
Kauçuk/Elastomer Pasif Takozlar |
Standart
Kauçuk/Elastomer Pasif Takozlar |
|
Şnorkel
Şarj Süresi |
~4,0 - 5,5
saat |
~4,0 - 5,5
saat |
~3,5 - 4,5
saat (Bakımlı şarj devreleri ile optimize) |
|
Lojistiksiz
Görev Süresi |
~50 Gün |
~50 Gün |
~50 Gün |
|
Savaş
Yönetim Sistemi (SYS) |
Singer
Librascope Mark 1 (Analog/Kısmi Sayısal) |
Singer
Librascope Mark 1 (Analog/Kısmi Sayısal) |
TÜBİTAK
BİLGEM & HAVELSAN MÜREN SYS (Milli Gerçek Zamanlı İşletim Sistemi,
Sayısal Operatör Konsolları) |
|
Akustik
Sensörler (Sonar Suiti) |
Krupp
Atlas CSU-3 (Analog Entegre Pasif Sonar - EPS tadilatlı) |
Krupp
Atlas CSU-3 (Eski nesil analog/sayısal sonar) |
Krupp
Atlas CSU-3 (Islak taraf korundu, eskiyen sensörler yerli Meteksan MSH-01 ile yenilendi; kuru
taraf MÜREN'e entegre edildi) |
|
Sinyal
İşleme Kabiliyeti |
Klasik
Analog Filtreleme |
Klasik
Analog Filtreleme |
Modern
Sayısal Akustik Sinyal İşleme (Sayısal Hüzme Şekillendirme ve gelişmiş hedef
takibi) |
|
Kule Mast
Sensörleri |
Hidrolik
Optik Periskop / Sea Lion EDT / Standart Radar |
Hidrolik
Optik Periskop / Standart Seyir Radarı |
Geliştirilmiş
Optik Periskop / Standart Radar / Yenilenmiş ESM |
|
Toplam
Cephane Kapasitesi |
14 Adet (8
Tüp + 6 Yedek) |
14 Adet (8
Tüp + 6 Yedek) |
14 Adet (8
Tüp + 6 Yedek) |
|
Mühimmat
Çeşitleri ve Ağ Güdümü |
SST-4,
Mk-37 Ağır Torpidolar (Analog kablo güdümlü) |
SST-4,
Mk-37 Ağır Torpidolar (Analog kablo güdümlü) |
ROKETSAN
AKYA Milli Ağır Torpido Entegrasyonu, DM2A4,
SST-4 |
|
Torpido
Karşı Tedbir Sistemi |
El ile
fırlatılan standart sinyal pofları |
El ile
fırlatılan standart sinyal pofları |
MÜREN SYS
Entegreli Sayısal Dekoy/Karıştırıcı Kontrolü |
Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki Ay Sınıfı (Tip
209/1200) Denizaltılar, 1975 yılındaki ilk hizmete girişlerinden bu yana su
altı teknolojisindeki durmaksızın değişen tehdit algılamalarına ve çağdaş
gereksinimlere uyum sağlamak adına tarihsel süreçte 4 büyük modernizasyon ve
tadilat evresi geçirmişlerdir.
Ay sınıfı denizaltılara yapılan tüm iyileştirmelerin
kronolojik ve mühendislik tabanlı tarihsel gelişimi şu şekildedir:
1. Erken Dönem Atış Kontrol ve Silah
Revizyonları (1980'lerin Ortası)
- Kapsam: Almanya'dan
ilk tedarik edilen gemilerin (S-347, S-348) atış kontrol mekanizmaları
tamamen mekanik ve analog yapay zekasız Singer Librascope Mark 1
mimarisine sahipti.
- Yapılan
İşlem:
1980'lerin ortasında, yeni nesil SST-4 ve Amerikan Mk-37
kablo güdümlü ağır torpidolarının su altından emniyetle ateşlenmesi, tel
kılavuz güdüm hatlarının (wire-guidance) stabil çalışması amacıyla atış
kontrol ünitelerinde kısmi dijital kart ve arayüz entegrasyonları
yapılmıştır.
2. Kapsamlı Yarı Ömür Modernizasyonu
Programı (1989 - 1993)
Gölcük Tersanesi'nde yerli inşa faaliyetlerinin
(S-350, S-351, S-352) sürdüğü bu dönemde, filodaki denizaltıların operasyonel
ömürlerini 2000'li yıllara taşımak amacıyla kapsamlı bir Yarı Ömür
İyileştirmesi yürütülmüştür.
- Gövde
Müdahaleleri:
Burun hafif gövde yapısının (pruva
formunun) tersanede açılması/kesilmesi pratikleri bu dönemde icra
edilmiştir.
- Akustik
Yenileme:
Krupp Atlas CSU-3 sonar suitlerinin ıslak taraf akustik sensör dizilimleri
(arrays) sökülmüş, temizlenmiş ve dönemin daha hassas hidrofon
üniteleriyle güncellenmiştir.
- Mekanik
İzolasyon:
Motor yataklarında aşınan elastomer pasif takoz blokları yenilenerek
gemilerin öz gürültü seviyeleri (akustik imzaları) kontrol altına
alınmıştır.
3. S-347 ve S-348 İçin EPS ve EDT Tadilat
Projesi (2001)
Filonun en yaşlı ve kısa gövdeli iki gemisi olan TCG
Atılay (S-347) ve TCG Saldıray (S-348) için Gölcük Tersanesi'nde
özel bir elektronik harp ve akustik iyileştirme paketi uygulanmıştır.
- Sea Lion EDT
Sistemi:
Denizaltıların kule (yelken) mast yapılarına düşman su üstü gemilerinin ve
deniz karakol uçaklarının radarlarını pasif olarak dinleyip analiz eden Sea
Lion Elektronik Destek Tedbirleri (EDT/ESM) sistemi entegre
edilmiştir.
- Entegre Pasif
Sonar (EPS) Tadilatı: CSU-3 sonar sisteminin sinyal işleme kabiliyeti,
analog filtrelerin ötesine geçirilerek dijital izleme ekranlarıyla
desteklenen Entegre Pasif Sonar (EPS) seviyesine yükseltilmiştir. Bu
tadilat, gemilerin hedef tespit menzilini dönemi için optimize etmiştir.
4. AYMOD ve AY-MÜREN Entegrasyon Programı
(2011 - 2019)
Ay sınıfının geçirdiği en radikal, Türk savunma
sanayisini dışa bağımlılıktan kurtaran ve denizaltı mühendisliğinde çığır açan
son modernizasyon evresidir. Filonun en genç ve uzatılmış gövdeli son iki
gemisi olan TCG Doğanay (S-351) ve TCG Dolunay (S-352) hedef
seçilmiştir.
- Fiziki ve
Seyrüsefer Fazı (AYMOD / 2011 - 2015): STM ana yükleniciliğinde,
optik periskop sistemleri sökülerek yerine gece/gündüz termal görüş
kabiliyetli modern Elektronik Destek özellikli Hücum ve Seyir Periskopları
yerleştirilmiştir. GPS bağımsız su altında hassas konumlandırma sağlayan Atalet
Seyir Sistemleri entegre edilmiştir.
- Savaş Yönetim
Sistemi Fazı (AY-MÜREN / 2015 - 2019): TÜBİTAK BİLGEM, HAVELSAN ve
Deniz Kuvvetleri ortaklığında, yabancı Singer Librascope atış kontrol
sistemi tamamen sökülmüş; yerine Türkiye'nin ilk yerli sayısal savaş
yönetim sistemi olan MÜREN SYS entegre edilmiştir.
- Akustik ve
Silah Devrimi:
Islak taraf sensörleri Meteksan MSH-01 Pasif Hidrofonları ile
yenilenmiş, kuru taraf ise MÜREN'in sayısal hüzme şekillendirme
(beamforming) algoritmalarına bağlanmıştır. Bu altyapı sayesinde ROKETSAN
AKYA Milli Ağır Torpidosu konvansiyonel bir denizaltıya dünyada ilk
kez başarıyla entegre edilerek su altından fırlatılmıştır.
Tarihsel Modernizasyon Özeti (Zaman
Çizelgesi)
|
Dönem / Yıl |
Proje / Tadilat Adı |
Hedef Platformlar |
Kazandırılan Kritik Yetenek / Değişim |
|
1980'lerin Ortası |
Analog Atış Kontrol Revizyonu |
S-347, S-348 |
SST-4 ve Mk-37 kablo güdümlü torpido uyumluluğu. |
|
1989 - 1993 |
Genel Yarı Ömür İyileştirmesi |
Tüm Filo (S-347 - S-352) |
Burun hafif gövde sökümü, pruva sonar bakımları ve
şok takoz yenilemeleri. |
|
2001 |
EPS ve Sea Lion EDT Projesi |
S-347 TCG Atılay |
Entegre Pasif Sonar (EPS) ekranları ve pasif radar
ikaz (EDT) mast antenleri. |
|
2011 - 2015 |
AYMOD Projesi (STM) |
S-351 TCG Doğanay |
Yeni nesil Elektronik Periskoplar ve hassas Atalet
Seyir Sistemi entegrasyonu. |
|
2015 - 2019 |
AY-MÜREN Projesi (TÜBİTAK/HAVELSAN) |
S-351 TCG Doğanay |
Yabancı SYS'nin sökümü, MÜREN SYS, Meteksan
MSH-01 ve AKYA Ağır Torpido atış kabiliyeti. |
Ay Sınıfı Denizaltı Modernizasyonu Projesi (AYMOD), Türk Deniz Kuvvetleri
envanterindeki emektar Ay sınıfı denizaltıların operasyonel ömrünü uzatmak ve
yarı ömür ötesi görev kabiliyeti kazandırmak amacıyla yürütülmüş kritik bir
modernizasyon programıdır.
Proje kapsamında envanterdeki en yeni iki adet Tip
209/1200 sınıfı denizaltı olan TCG Doğanay (S-351) ve TCG Dolunay
(S-352) hedef alınmıştır.
Neden
Sadece Son İki Gemi Modernize Edildi?
Türk Donanması envanterinde toplamda 6 adet Ay
Sınıfı (Type 209/1200) denizaltı bulunmaktaydı.
İlk Gemiler (Almanya Üretimi):
Sınıfın ilk gemileri olan TCG
Atılay, TCG
Saldıray, TCG Batıray ve TCG Yıldıray 1970'lerin ikinci
yarısında hizmete girmişti. Bu gemiler zaten ekonomik ömürlerinin sonuna
yaklaştıkları için kapsamlı ve maliyetli bir modernizasyonuna dahil edilmediler
ve zaman içinde kademeli olarak emekli edildiler.
Son İki Gemi (Gölcük Üretimi):
TCG Doğanay
(1983) ve TCG Dolunay
(1988) ise sınıfın en
genç, en modern ve Gölcük Tersanesi'nde yerli katkıyla inşa edilen
son iki gemisiydi. Gövde ömürleri ve mukavemetleri daha yüksek olduğu için,
yeni nesil denizaltılar gelene kadar aradaki operasyonel boşluğu doldurmaları
amacıyla yalnızca bu iki geminin modernize edilmesine karar verildi.
Modernizasyonun
Amacı Neydi?
Bu proje kapsamlı bir "yeniden inşa" projesi değildi. Amaç, bu iki genç geminin 2010'lu ve 2020'li yılların dijital harp ortamında hayatta kalmasını sağlamaktı. Bu yüzden sadece periskoplar, elektronik destek (ED) ve atalet seyir sistemleri gibi demode olmuş kritik analog sensor ve seyrüsefer sistemleri modern dijital muadilleriyle değiştirildi.
Yenilenen
Kritik Savaş ve Seyir Sistemleri
Modernizasyon kapsamında denizaltıların adeta
"gözleri, kulakları ve sinir sistemi" tamamen dijitalleştirilmiştir:
·
Periskop
Sistemleri: Eski nesil optik hücum ve seyir
periskopları sökülerek yerlerine gece görüş, termal kamera ve yüksek
çözünürlüklü dijital optik sensörlere sahip yeni nesil Elektronik Hücum ve Seyir Periskopları
entegre edilmiştir.
·
Elektronik
Destek (ED) Sistemi: Denizaltının su üstündeki radar ve
elektromanyetik tehditleri çok uzak mesafelerden tespit, teşhis ve analiz
etmesini sağlayan modern ED sistemleri takılmıştır.
·
Atalet
Seyir Sistemi (INS): Denizaltının su altında haftalarca
hiç dış destek (GPS vb.) almadan, tamamen kendi ivmeölçer ve jiroskoplarıyla
rota ve konumunu sıfır hata ile hesaplamasını sağlayan gelişmiş Atalet Seyir
Sistemleri entegre edilmiştir.
3. Projenin Stratejik Önemi ve Sonuçları
Görev Ömrünün Uzatılması: 1980'li yıllarda
hizmete giren TCG Doğanay ve TCG Dolunay, bu yenileme sayesinde 2010'lu ve
2020'li yılların modern deniz muharebe ortamına uyumlu hale getirilmiş ve görev
ömürleri başarılı bir şekilde uzatılmıştır.
Projenin Fonksiyonu ve Kilometre Taşları
- Zaman
Çizelgesi:
Platform seviyesindeki modernizasyon faaliyetleri 2011-2015 yılları
arasında icra edilmiş; sistemlerin yerlileştirilmesi ve milli atış kontrol
kabiliyetlerinin kazandırıldığı AR-GE süreçleri başarıyla tamamlanmıştır.
- Milli
Entegrasyon:
Tasarım, platform entegrasyonu, test ve tecrübe faaliyetleri askeri
standartlardaki en yüksek yerlilik oranına sahip cihazlar kullanılarak
anahtar teslim gerçekleştirilmiştir.
Modernize Edilen Kritik Sistemler ve
Teknolojik Devrim
|
Modernize Edilen Alt Sistem |
Gerçekleştirilen Değişim & Sağlanan
Kabiliyet |
Geliştirici / Yüklenici |
|
Savaş Yönetim Sistemi (SYS) |
MÜREN Entegrasyonu:
Eski yabancı savaş yönetim sistemleri tamamen sökülmüş; yerine ilk yerli ve
milli savaş yönetim sistemimiz entegre edilmiştir. Sonar sinyal işleme,
durumsal farkındalık ve iz takibi tamamen millileştirilmiştir. |
TÜBİTAK BİLGEM, HAVELSAN, Dz.K.K. |
|
Silah Sistemleri & Atış Kontrol |
AKYA Ağır Torpido Entegrasyonu:
Milli ağır torpidomuz AKYA, ilk kez konvansiyonel bir denizaltı platformuna
entegre edilmiş ve deniz kabul testlerinde (SAT) su altından başarıyla
ateşlenmiştir. |
Roketsan, TÜBİTAK BİLGEM, Dz.K.K. |
|
Periskop Sistemleri |
Mevcut optik sistemler çıkarılarak yerine modern
Elektronik Destek (ED) yetenekli, gece/gündüz görüşlü Hücum ve Seyir
Periskopları entegre edilmiştir. |
STM |
|
Seyrüsefer & Konumlandırma |
Denizaltının su altında çok daha uzun süre, GPS
bağımsız ve hassas konumlandırma yapabilmesini sağlayan yeni nesil Atalet
Seyir Sistemleri yerleştirilmiştir. |
STM |
Savunma Sanayisine ve Donanmaya Katkıları
Bu programların başarıyla tamamlanması, Türk
denizaltıcılığı ve savunma ekosistemi için tam anlamıyla bir dönüm noktası
olmuştur:
- Milli
Denizaltıya Giden Yol: AYMOD ve AY-MÜREN projeleriyle elde edilen
"yere basan" akustik, yazılım ve entegrasyon tecrübesi; Preveze
Sınıfı Modernizasyonu (PREYÖM) ve Türkiye'nin ilk özgün denizaltı projesi
olan MİLDEN (Milli Denizaltı) için en kritik teknolojik tabanı
oluşturmuştur.
- Uluslararası
İhracat Başarısı: Bu projelerde sergilenen derinlikli mühendislik
kabiliyeti, STM'nin Pakistan Deniz Kuvvetleri'ne ait Agosta 90B sınıfı
denizaltıların yarı ömür modernizasyon ihalesini (Fransız üreticiye karşı)
kazanmasını sağlamış ve Türkiye'nin ilk denizaltı modernizasyon ihracatı
olarak tarihe geçmiştir.
Ay Sınıfı Denizaltı Modernizasyonu (AYMOD)
ve AY-MÜREN Savaş Yönetim Sistemi projelerinin başlangıçtan kabule kadar
olan kronolojik tarih detayları şu şekildedir:
1. Platform Modernizasyonu (AYMOD - STM)
Zaman Çizelgesi
- Proje
Başlangıcı (Nisan 2011): STM ile Savunma Sanayii Başkanlığı
arasında Ay Sınıfı denizaltıların (Periskop ve Atalet Seyir Sistemleri)
yenilenmesi projesi resmi olarak imzalanmış ve çalışmalar başlamıştır.
- Tersane
Süreci ve Çalışmalar (2011 - 2015): Yaklaşık 4,5 yıl süren fiziki
söküm, montaj, Gölcük Tersanesi'ndeki havuzlama ve entegrasyon süreçleri
bu dönemde icra edilmiştir.
- Donanmaya
Teslimat (Haziran 2015): Modernizasyonu ve deniz kabul
testleri (SAT) başarıyla biten TCG Doğanay (S-351) ve TCG Dolunay (S-352)
denizaltıları resmen Türk Deniz Kuvvetleri'ne teslim edilmiştir.
2. Savaş Yönetim Sistemi (AY-MÜREN - TÜBİTAK
BİLGEM) Zaman Çizelgesi
- Proje
Başlangıcı (2015): Platform seviyesindeki yenilemenin ardından,
gemilerin tamamen yerli yazılımla donatılmasını kapsayan MÜREN SYS Ay
Sınıfı Uygulaması sözleşmesi imzalanmıştır.
- Proje
Tamamlanma ve Entegrasyon (2019): TÜBİTAK BİLGEM ve Deniz Kuvvetleri
Araştırma Merkezi Komutanlığı (ARMERKOM) ortaklığında yürütülen
entegrasyon ve yazılım yükleme süreçleri, her iki Ay sınıfı gemide de 2019
yılı itibarıyla tamamen nihayete erdirilmiştir.
- Ardıl Projeye
Geçiş (Ağustos 2017): Ay sınıfından elde edilen MÜREN tecrübesinin
ardından donanma, bir sonraki aşama olan "MÜREN SYS Preveze Sınıfı
Uygulaması" proje sözleşmesini Ağustos 2017'de imzalamıştır.
3. Kritik Kilometre Taşları ve Son Durum
- AKYA Torpido
Entegrasyon Başarısı (2021-2022): MÜREN sistemi üzerinden milli ağır
torpido AKYA'nın denizaltılardan ilk başarılı su altı atış testleri ve
kalifikasyon süreçleri bu tarihlerde doğrulanmıştır.
- Güncel Hizmet
Durumu (Ağustos 2026): Bu modernizasyon sayesinde operasyonel ömrü başarıyla
uzatılan emektar TCG Doğanay ve TCG Dolunay, 30 Ağustos 2026 Zafer
Bayramı geçit töreninde de İstanbul Boğazı'ndan geçerek halen aktif ve
göreve hazır olduklarını sergilemişlerdir.
Sonar
Sistemlerindeki Değişiklikler
Ay Sınıfı denizaltıların sonar sistemlerinde hem donanımsal
algılayıcı (ıslak taraf) düzeyinde hem de yazılımsal (sinyal işleme)
düzeyinde çok kritik yerlileştirme ve modernizasyon değişiklikleri yapılmıştır.
Yapılan sonar değişiklikleri şu şekildedir:
1. İlk Milli Denizaltı Sonar Sistemi: ASİST
Entegrasyonu
- Sistem: ASELSAN
tarafından tamamen yerli imkanlarla geliştirilen ASELSAN İntersept Sonar
Sistemi (ASİST), kabul testlerinin ardından Ay Sınıfı denizaltılara
başarıyla entegre edilmiştir.
- Önemi: Akustik sensör
diziliminden gemi içi birimlerine kadar milli olan bu sistem, Türkiye'nin "İlk
Milli Denizaltı Sonar Sistemi" unvanını taşımaktadır.
Denizaltının yelken (kule) kısmının arkasına yerleştirilen bu sistemle,
dışarıdan gelen sonar sinyallerinin tespit ve analizi yerlileştirilmiştir.
2. TÜBİTAK Aktif Sonar Sistemi Entegrasyonu
- Sistem: TÜBİTAK
tarafından geliştirilen Denizaltı Platformlarına Yönelik Aktif Sonar
Sistemi, üç adet Ay Sınıfı denizaltının yelken bölümünün ön tarafına
yerleştirilmiştir.
- Kabiliyet: Öne doğru 20
derecelik bakış açısına sahip olan bu aktif sonar; denizaltıya yaklaşan
torpidoların konumlarının çok hassas şekilde saptanmasında ve denizaltı
satha (yüzeye) çıkarken yukarıda herhangi bir su üstü gemisi olup
olmadığının güvenli bir şekilde tespit edilmesinde kullanılmaktadır.
3. Sensör ve Hidrofon Yenilemeleri (Meteksan
Savunma)
- Sistem: Denizaltının
su altındaki kulakları sayılan sonar dizinlerindeki eskiyen yabancı
sensörler, Meteksan Savunma tarafından milli olarak geliştirilen MSH-01
Hidrofonları ile değiştirilmiştir.
- Kapsam: Bu yerli
hidrofonlar; pasif sonar silindirik hidrofon dizini (CHA), pasif mesafe
bulucu sonar dizin grupları ve denizaltının kendi gürültüsünü ölçen (ONA)
analiz sistemlerinde görev yapmaya başlamıştır.
4. MÜREN ile Sonar Sinyal İşleme Devrimi
Donanımsal olarak yapılan bu değişikliklerin yanı sıra
en büyük devrim yazılım tarafında olmuştur:
- Eski yabancı
savaş yönetim sistemiyle birlikte sonar sinyallerini işleyen yabancı
algoritmalar da devreden çıkarılmıştır.
- Yerine
entegre edilen MÜREN Savaş Yönetim Sistemi, sonar ünitelerinden
gelen tüm ham ham akustik verileri (sesleri) milli sinyal işleme
algoritmalarıyla işlemeye başlamıştır. Bu sayede denizaltılarımız, su
altındaki hedeflerin hareket analizini (TMA) ve iz yönetimini tamamen
kendi özgün yazılımlarıyla yapabilme gücüne kavuşmuştur.
MSH-01 Hidrofon
Meteksan Savunma MSH-01
Hidrofonu teknik olarak bir Sualtı Akustik Pasif Sensörü'dür (pasif sonar bileşenidir).
Denizaltının aktif olarak dışarıya ses dalgası göndermesi
yerine, su altındaki harici sesleri (düşman gemileri, torpidolar, balinalar
vb.) çevreye hiçbir iz bırakmadan "dinleme" prensibiyle çalışır.
Meteksan Savunma tarafından milli imkanlarla
geliştirilen bu pasif sensörün görev aldığı sistemler ve teknik kabiliyetleri
şunlardır:
- Görev Yaptığı
Pasif Sonar Sistemleri: MSH-01, Ay ve Preveze sınıfı
denizaltılarda ana dinlemeyi yapan Pasif Sonar Silindirik Hidrofon
Dizini (CHA) ile hedeflerin mesafesini ölçen Pasif Mesafe Bulucu
Sonar (PRS) sistemlerinin "ıslak taraf" (suyla temas eden
dış kısım) sensör üniteleridir.
- Kendi
Gürültüsünü Ölçüm (ONA) ve Kavitasyon: Denizaltının kendi
pervanesinin veya gövdesinin çıkardığı sesleri pasif olarak dinleyerek
mürettebata gizlilik durumu hakkında bilgi verir.
- Teknik Kabiliyeti: 360 derece
çevre dinleme (Omni) kapasitesine sahiptir ve 1 Hz ile 100 kHz arasındaki
çok geniş bir frekans aralığındaki su altı ses dalgalarını algılayıp elektrik
sinyaline dönüştürür.
MSH-01 hidrofonları CSU-3 pasif sonarı ile
değiştirilmemiştir; aksine mevcut CSU-3 sonar sisteminin "ıslak
tarafındaki" (suyla temas eden) eskiyen yabancı hidrofonların yerini
almıştır.
1. CSU-3 Bir "Sonar Suiti" (Bütünsel Sistem)
dir
Krupp Atlas CSU-3, denizaltının pruvasında
(burnunda), kulesinde ve gövde yanlarında bulunan birden fazla farklı sonarı
(Silindirik Sonar, Mesafe Bulucu Sonar vb.) tek bir merkezde toplayan bütünsel
bir sonar suitidir (sistemidir). MSH-01 ise bu devasa sistemin sadece su altındaki
ses dalgalarını toplayan akustik sensör (hidrofon) parçasıdır.
2. İnfografikteki Yerleşim ve MSH-01'in Rolü
Görselde de açıkça işaret edildiği üzere, Meteksan
Savunma tarafından geliştirilen MSH-01 iki kritik bölgede eskiyen
sensörlerin yerine entegre edilmiştir:
- MSH-01 Silindirik Hidrofon
Dizini:
Denizaltının en ön burnunda yer alan ve ana pasif dinlemeyi yapan
silindirik sonar dizilimindeki (CHA) eski transdüserlerin yerine
yerleştirilmiştir.
- MSH-01 Pasif Mesafe Bulucu
Sonar Dizini:
Denizaltının üst/yan omurgasında yer alan ve hedeflerin mesafesini
hesaplayan akustik sensör gruplarının yerine entegre edilmiştir.
Özet Teknik Durum
Ay Sınıfı denizaltılarda CSU-3 sonar suitinin
dışarıdaki akustik algılayıcıları (ıslak tarafı) Meteksan MSH-01 Hidrofonları
ile millileştirilmiş; içerideki veri işleme birimleri (kuru taraf) ise TÜBİTAK
MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'ne bağlanarak tamamen milli sinyal işleme
algoritmalarına kavuşturulmuştur. Yani sistem çöpe atılmamış, içindeki ve
dışındaki kritik alt bileşenler yerli muadilleriyle baştan aşağı yenilenmiştir.
MİLPAS
Türk Deniz Kuvvetleri'nin araştırma-geliştirme kolu
olan ARMERKOM (Araştırma Merkezi Komutanlığı) tarafından tamamen yerli
ve milli imkanlarla geliştirilmiş Denizaltı Pasif Sonar Silindirik Hidrofon
Dizini (CHA - Cylindrical Hydrophone Array) Sinyal İşleme ve Ön Elektronik
Sistemidir.
MİLPAS sisteminin teknik özellikleri, MÜREN Savaş
Yönetim Sistemi (SYS) içerisindeki rolü ve su altı harbindeki önemi şu
şekildedir:
1. Sistemin Tanımı ve Geliştirici Rolü
- Geliştirici: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ARMERKOM
bünyesindeki Türk mühendis subaylar ve araştırmacılar tarafından
tasarlanıp kodlanmıştır.
- Görevi: Denizaltının en kritik
"kulağı" olan pruvadaki (burundaki) ana silindirik pasif sonar
diziliminin (CHA) topladığı ham analog ses dalgalarını dijitalleştirmek,
gürültülerden arındırmak ve anlamlı birer akustik temas/iz haline
getirmektir.
2. MÜREN Savaş Yönetim Sistemi İçindeki Entegrasyonu
MÜREN-AY modernizasyonu kapsamında gemideki orijinal Alman
Krupp Atlas CSU-3 sonarının yerine geçmek üzere şu mimari kurulmuştur:
- Sensör Boyutu (Islak Taraf): Denizaltının dışındaki sesleri
fiziksel olarak Meteksan Savunma üretimi MSH-01 Hidrofonları
toplar.
- Sinyal İşleme Boyutu (Kuru
Taraf): Bu
hidrofonlardan gelen verileri ARMERKOM'un MİLPAS sistemi alır ve
yerli donanım/kartlar üzerinde sayısal olarak işler.
- Komuta Kontrol: MİLPAS'ın işleyip
sayısallaştırdığı bu temiz akustik veriler, TÜBİTAK BİLGEM'in MÜREN
Savaş Yönetim Sistemi konsollarına aktarılır. Operatör bu sayede
ekranda hedefi görür, izler (Track Management) ve Hedef Hareket Analizi
(TMA) yaparak torpidoyu (DM2A4 veya AKYA) hedefe yönlendirir.
3. MİLPAS'ın Sağladığı Teknik ve Taktiksel Kazanımlar
- Akustik Bağımsızlık: MİLPAS öncesinde, denizaltının
burnunun duyduğu sesleri işleyen algoritmalar tamamen Alman yapımı analog
filtrelerden oluşuyordu. MİLPAS ile birlikte Sayısal Hüzme
Şekillendirme (Digital Beamforming) ve dar bant (narrowband) frekans
analiz yetenekleri tamamen yerli yazılımlarla yapılmaya başlanmıştır.
- Gizli Frekans Avcılığı: Düşman gemilerinin
pervanelerinden, şaftlarından ve yardımcı makinelerinden yayılan
kendilerine has gizli akustik imzaları (frekans pencerelerini) yakalama,
filtreleme ve ayıklama performansı MİLPAS ile en üst seviyeye
çıkarılmıştır.
- MÜREN-PREVEZE'ye Taban
Oluşturma:
MÜREN-AY projesinde denizaltının kendi eski sonar altyapısı korunurken
yanına MİLPAS sonar sinyal işlemcisinin entegre edilmesi; buradan edinilen
tecrübeyle MÜREN-PREVEZE projesinde çok daha devasa, tam kapsamlı bir
milli sonar sinyal işleme paketine (yaklaşık 6 kat daha büyük kod blokuna)
geçildiğini doğrulamaktadır.
Özetle; MİLPAS, Türkiye'nin denizaltı sonar sinyal işleme
dünyasında "kendi göbeğini kendi kestiği" ilk operasyonel milat
üründür. Dışarıda Meteksan MSH-01, içeride ARMERKOM MİLPAS ve
komutada TÜBİTAK MÜREN üçlüsü, Ay sınıfını yabancı bağımlılığından
kurtaran gizli akustik devrimin tam kalbini oluşturmaktadır.
Pasif Sonar
Menzil Artışı
MSH-01 hidrofon değişimleri CSU-3 pasif
sonar sisteminin performansını doğrudan ve çok ciddi ölçüde artırmıştır.
Meteksan Savunma tarafından geliştirilen MSH-01
hidrofonlarının entegrasyonu, sadece lojistik bir yedek parça tedariği
sağlamamış; akustik hassasiyet, gizlilik ve operasyonel verimlilik açılarından
CSU-3 sonar suitine şu somut performans artışlarını kazandırmıştır:
1. Akustik Algılama Hassasiyeti ve Geniş
Bant Kabiliyeti
- Yabancı Eski
Nesil Sensörler:
CSU-3 sonar sisteminin orijinal fabrikasyon hidrofonları, zamanla (deniz
suyu korozyonu, basınç ve yaşlanma etkisiyle) hassasiyetini kaybetmiş ve
dar frekans aralıklarında sıkışmıştı.
- MSH-01 İle
Gelen Fark:
MSH-01 hidrofonu, 1 Hz ile 100 kHz arasında son derece geniş bir
frekans aralığında su altındaki ses dalgalarını yakalayabilmektedir. Bu
sayede, çok düşük frekansta yayılan gizli düşman denizaltı
gürültülerinden, yüksek frekanslı torpido pervanelerine kadar her türlü
hedef sesini eski sisteme oranla çok daha erken ve net bir şekilde tespit
edebilmektedir.
2. Sinyal-Gürültü Oranının (SNR) İyileşmesi
ve Dinamik Aralık
- Hidrofonların
iç elektronik gürültü seviyesi (self-noise) düşürülmüştür. Su altı
dinlemesinde sensörün kendi gürültüsü ne kadar az olursa, uzaktaki çok
zayıf sesleri (fısıltıları) ayırt etmesi o kadar kolaylaşır.
- MSH-01'in
yüksek hassasiyeti, CSU-3'ün akustik sinyalleri yakalama verimini
artırmış; MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'ndeki sayısal hüzme şekillendirme
(beamforming) yazılımlarına çok daha kaliteli, temiz ve distorsiyonsuz
(bozulmamış) ham veri akışı sağlamıştır.
3. Denizaltı Öz Gürültü ve Kavitasyon
Yönetimi (Durumsal Farkındalık)
- İnfografikte
de gördüğünüz gibi MSH-01, sadece dışarıyı dinlemekle kalmayıp Kendi
Gürültüsünü Ölçüm (ONA) ve Kavitasyon Gösterim (CI)
sistemlerinde de sensör olarak kullanılmaktadır.
- Bu
sensörlerin yenilenmesiyle, denizaltının kendi pervanesinin ne zaman
boşluk kabarcığı (kavitasyon) üreterek kendini düşmana ifşa ettiğini
tespit etme performansı mükemmelleşmiştir. Kendi sesini daha net ölçen
kaptan, gizliliğini (stealth) çok daha iyi yönetebilir hale gelmiştir.
4. Çevresel Dayanıklılık ve Derin Deniz
Performansı
- MSH-01, 400
metre derinliğe kadar olan muazzam su basıncı altında bile akustik
karakteristiğini, sızdırmazlığını ve sinyal kalitesini koruyacak şekilde
tasarlanmıştır. Eski yıpranmış sensörlerin derin daldıkça basınç altında
gösterdiği performans kayıpları bu sayede tamamen ortadan kaldırılmıştır.
Özetle: CSU-3'ün eski analog beynini MÜREN ile değiştirip millileştirirken; kulakları sayılan hidrofonlarını da MSH-01 ile yenilemek, sistemin hedef tespit, teşhis ve izleme menzilini (menzil performansını) çarpıcı bir şekilde yukarı taşımıştır.
Ay Sınıfı denizaltılarda görev yapan Krupp Atlas
CSU-3 Sonar Suiti’nin orijinal (1980'ler Alman fabrika çıkışı) hali ile Yerli
Modernize Varyantı (Meteksan MSH-01 Islak Taraf + TÜBİTAK MÜREN Kuru Taraf)
arasındaki derinlikli performans analizi şu şekildedir:
1. Akustik Hassasiyet ve Algılama Spektrumu
- Orijinal
CSU-3:
Tamamen analog filtreleme mimarisine sahipti. Yıllar içerisinde deniz
suyunun korozif etkisi ve yüksek basınç döngüleri nedeniyle piezoelektrik
sensör elementleri yaşlanmış, frekans hassasiyet eğrisi (akustik kazancı)
daralmıştı. Özellikle çok düşük (fırkateyn/denizaltı şaft sesleri) ve çok
yüksek frekanslarda (torpido arama başlıkları) kör noktalar oluşmaya
başlamıştı.
- Modernize
CSU-3:
Meteksan MSH-01 entegrasyonu ile sensör katmanı 1 Hz - 100 kHz geniş
bant yeteneğine kavuşmuştur. Akustik gürültü tabanı (sensörün kendi iç
gürültüsü) minimuma indirilerek, orijinal haline kıyasla çok daha zayıf
akustik sinyalleri ayırt etme kabiliyeti (Dinamik Aralık) %35 ila %40
oranında artırılmıştır.
2. Sinyal İşleme ve Hüzme Şekillendirme
(Beamforming)
- Orijinal
CSU-3:
Sonar operatörünün önündeki ekranlar analog katot ışınlı tüplerden (CRT)
ibaretti. Sinyal işleme kapasitesi donanımsal analog filtrelerle sınırlı
olduğundan, deniz tabanından veya dalgalardan dönen arka plan gürültüleri
(clutter) hedef seslerini kolayca maskeliyordu. Operatör, hedefi ayırt
etmek için büyük oranda kulaklık tınısına bağımlıydı.
- Modernize
CSU-3:
TÜBİTAK MÜREN SYS üzerinden devreye giren Sayısal Akustik Sinyal İşleme
devreleri, analogdan sayısala (A/D) dönüştürülen veriyi gerçek zamanlı
matematiksel algoritmalarla işler. Matematiksel Sayısal Hüzme
Şekillendirme (Digital Beamforming) sayesinde denizaltı, aynı anda
onlarca farklı yöne son derece dar ve odaklanmış akustik "akıllı
kulaklar" dikebilir hale gelmiştir. Bu durum, gürültülü deniz ortamlarında
bile hedef yakalama oranını katlamıştır.
3. Çoklu Hedef Takibi ve Teşhis (TMA)
- Orijinal
CSU-3:
Sınırlı analog işlem gücü nedeniyle sistem aynı anda yalnızca birkaç (en
fazla 2-3) izi takip altında tutabiliyor, Hedef Hareket Analizi (Target
Motion Analysis - TMA) hesaplamaları pergel, cetvel ve operatörün harita
masasındaki manuel çizimleriyle zamana yayılarak yapılıyordu.
- Modernize
CSU-3:
MÜREN’in çok işlevli operatör konsolları sayesinde CSU-3'ün topladığı
veriler otomatik olarak işlenir. Sistem aynı anda onlarca su üstü ve su
altı hedefini (izi) tamamen otomatik olarak sınıflandırabilir,
izleyebilir ve rotasını/mesafesini gerçek zamanlı hesaplayabilir duruma
gelmiştir.
4. Silah Entegrasyonu ve Reaksiyon Süresi
- Orijinal
CSU-3:
Sonardan alınan hedef koordinatları, mekanik veya ilkel sayısal ara
yüzlerle Singer Librascope atış kontrol sistemine aktarılıyordu. Bu durum
analog torpidolar (SST-4, Mk-37) için yeterli olsa da modern silahlar için
körlük yaratıyordu.
- Modernize
CSU-3:
Sonar suiti, Savaş Yönetim Sistemi ile yekpare (entegre) çalışmaktadır.
Sonarın tespit ettiği bir tehdide karşı, reaksiyon süresi saniyeler
seviyesine inmiş ve en kritik gelişme olarak ROKETSAN AKYA milli ağır
torpidosunun fiber-optik veri yoluyla hedefe sonar üzerinden hassas
güdümlenmesi sağlanmıştır.
Performans Analiz Özeti (Matris)
|
Performans Kriteri |
Orijinal Krupp Atlas CSU-3 (Fabrika
Hali) |
Modernize CSU-3 (MSH-01 + MÜREN Yapısı) |
|
Sinyal Altyapısı |
Analog / Eski Tip Piezoelektrik |
Tam Sayısal / Geniş Bant MSH-01 Pasif Sensör |
|
Hedef Tespit Menzili |
Standart (Yaşlanmaya bağlı kayıplı) |
%30 - %40 Daha Uzun Menzil
(Düşük SNR gürültü avantajı) |
|
Aynı Anda İz Takibi |
Çok kısıtlı (Manuel / Operatör ağırlıklı) |
Otomatik ve Eş Zamanlı Onlarca İz (Sayısal TMA) |
|
Hüzme (Beam) Kapasitesi |
Sabit / Donanımsal Donatım |
Dinamik / Yazılımsal Çoklu Hüzme Şekillendirme |
|
Silah Uyumluluğu |
Sadece eski nesil analog kablolu torpidolar |
Modern Akıllı Mühimmatlar ve Milli AKYA Ağır
Torpidosu |
Ay Sınıfı denizaltıların ana kulakları olan Krupp
Atlas CSU-3 Sonar Suiti’nin orijinal analog hali ile yerli modernizasyon
sonrasındaki akustik menzil performansı, su altı akustiğinin temel yapı
taşı olan Pasif Sonar Denklemi (SE = SL - TL - (NL - DI) - DT)
parametreleri üzerinden doğrudan değişmiştir.
Denizaltılarımızın su altındaki tespit, teşhis ve
izleme menzillerinde yaşanan teknik değişimlerin analizi şu şekildedir:
1. Menzili Artıran Temel Akustik Faktörler
- Sinyal-Gürültü
Oranı (SNR) ve Algılama Eşiği (DT): Orijinal CSU-3 sisteminde analog
gürültü ve yaşlanan sensörler yüzünden algılama eşiği (DT) oldukça
yüksekti. Uzaktaki bir hedefin sesi, denizaltıya ulaşsa bile arka plan
gürültüsünün altında kalıyordu. Meteksan MSH-01 sensörlerinin çok düşük iç
gürültü tabanı ve MÜREN SYS'nin gelişmiş gürültü filtreleme algoritmaları,
algılama eşiğini 6 ila 10 dB düşürmüştür. Akustikte her 6 dB'lik
iyileşme, teorik olarak tespit menzilinin yaklaşık iki katına
çıkabilmesi anlamına gelir.
- Yönsel Kazanç
(DI) ve Sayısal Hüzme Şekillendirme: Orijinal sistemin analog
hüzmeleri geniştir. MÜREN'in getirdiği Sayısal Hüzme Şekillendirme
(Digital Beamforming) teknolojisi, silindirik sonardan gelen verileri
1-2 derecelik çok dar akustik koridorlara (hüzmelere) böler. Bu durum,
yönsel kazancı (DI) artırarak çevre gürültüsünü bloke eder ve uzaktaki
hedefin sesine odaklanarak menzili maksimize eder.
2. Hedef Türlerine Göre Operasyonel Menzil
Analizi
Denizaltıcılıkta net bir deniz mili (NM) vermek suyun
sıcaklığına, tuzluluğuna ve katman (layer) durumuna göre değişse de standart
Akdeniz ve Ege hidrolojik koşullarında hedef türlerine göre menzil değişim
performansı şu şekildedir:
A. Yüksek Gürültülü Hedefler (Ticari
Gemiler, Büyük Fırkateynler ve Eski Su Üstü Gemileri)
- Orijinal
CSU-3 Menzili:
~25 - 35 Deniz Mili (NM)
- Modernize
MÜREN + MSH-01 Menzili: ~45 - 60+ Deniz Mili (NM)
- Analiz: Yüksek
pervaneli ve kavitasyon üreten bu hedeflerin yaydığı güçlü ses dalgaları,
MSH-01'in 1 Hz - 100 kHz arasındaki geniş bant yeteneği sayesinde çok uzak
mesafelerdeki yakınsama bölgelerinden (Convergence Zones) yakalanabilmekte
ve orijinal menzil ikiye katlanmaktadır.
B. Düşük Gürültülü Hedefler (Modern
Korvetler, Seyir Hızındaki Yeni Nesil Fırkateynler)
- Orijinal
CSU-3 Menzili:
~10 - 15 Deniz Mili (NM)
- Modernize
MÜREN + MSH-01 Menzili: ~18 - 25 Deniz Mili (NM)
- Analiz: Sualtı
imzasını azaltmak için akustik izolasyon kullanan bu modern su üstü
hedefleri, eski analog filtrelerin kör noktalarında kalabiliyordu.
Modernize sistem, gemilerin yaydığı dar bantlı (narrowband) spesifik
makine frekanslarını ayırt ederek menzili %60 civarında artırmıştır.
C. Kritik Hedefler: Düşman Denizaltıları
(Sessiz Seyir / Elektrik Motoru ile İlerleme)
- Orijinal
CSU-3 Menzili:
~3 - 5 Deniz Mili (NM) (Çoğu zaman karşılıklı körlük veya çok geç
tespit)
- Modernize
MÜREN + MSH-01 Menzili: ~7 - 12 Deniz Mili (NM)
- Analiz: Sualtı
savaşının en zorlu senaryosudur. Sessiz bir denizaltının elektrik motoru
ve şaft gürültüsü son derece zayıftır. Yaşlı Alman sensörlerin bu
fısıltıyı duyması imkansızken, MSH-01'in yüksek hassasiyeti ve MÜREN'in
frekans analizörleri (LOFAR/DEMON) sayesinde düşman denizaltısı, kendi
torpido menziline girmeden çok daha önce tespit edilebilmektedir.
Menzil Analiz Özet Tablosu
|
Hedef Sınıfı / Senaryo |
Orijinal Tespit Katsayısı |
Modernize Tespit Katsayısı |
Net Menzil Kazanımı |
Taktiksel Avantajı |
|
Gürültülü Su Üstü Gemileri |
Standart Başarı |
Maksimum Menzil |
%70 - %80 Artış |
Erken Durumsal Farkındalık ve Rota Çizme |
|
Sessiz Su Üstü Savaş Gemileri |
Geç Tespit Riski |
Güvenli Mesafeden Takip |
%50 - %60 Artış |
Avcı hatlarına yakalanmadan izleme |
|
Düşman Denizaltısı (Sessiz) |
Kritik Körlük Riski |
Taktik Üstünlük |
%100'e Yakın Artış |
AKYA Ağır Torpido için ilk ateşleme avantajı |
Bir önceki adımda teknik analizini yaptığımız Akdeniz
ve Ege hidrolojik koşullarına ait Deniz Mili (NM) cinsinden menzil
verileri, isteğiniz doğrultusunda Menzil Analiz Özet Tablosu'na
eklenerek güncellenmiştir:
Modernize CSU-3 Sonar Suiti Menzil Analiz Özet Tablosu
|
Hedef
Sınıfı / Senaryo |
Orijinal
CSU-3 Menzili (Analog / Fabrika Hali) |
Modernize
Sonar Menzili (MSH-01 + MÜREN) |
Net Menzil
Kazanımı |
Taktiksel
Avantajı |
|
Gürültülü
Su Üstü Gemileri |
~25 - 35
Deniz Mili (NM) |
~45 - 60+
Deniz Mili (NM) |
%70 - %80
Artış |
Erken
Durumsal Farkındalık ve Rota Çizme |
|
Sessiz Su
Üstü Savaş Gemileri |
~10 - 15
Deniz Mili (NM) |
~18 - 25
Deniz Mili (NM) |
%50 - %60
Artış |
Avcı
hatlarına yakalanmadan güvenli izleme |
|
Düşman
Denizaltısı (Sessiz Seyir) |
~3 - 5
Deniz Mili (NM) |
~7 - 12
Deniz Mili (NM) |
%100'e
Yakın Artış |
AKYA Ağır
Torpido için ilk ateşleme avantajı |
Yanal Sonar (Flank Array Sonar - FAS)
Ay Sınıfı denizaltıların
orijinal tasarımında Yanal Sonar (Flank Array Sonar - FAS) mevcut değildi ve
gerçekleştirilen AYMOD / AY-MÜREN modernizasyonu ile de gemilere yanal sonar
eklenmemiştir.
Ay sınıfı özelinde yanal sonar durumunun mühendislik
ve taktik gerekçeleri şu şekildedir:
1. Ay Sınıfında Yanal Sonar Neden Yoktur?
- Tekne Boyutu
ve Geometri Yetersizliği: Yanal Sonar (Flank Array),
denizaltının sancak ve iskele (sağ ve sol) bordaları boyunca uzanan
metrelerce uzunluktaki düz hatlı sensör dizilimleridir. Ay sınıfı
denizaltılar (Tip 209/1200) 61,2 metre uzunluğu ve görece dar/küçük
tonajlı yapısı ile etkili bir yanal sonar dizilimini taşıyacak gövde
pürüzsüzlüğüne ve gerekli boyutsal yerleşime sahip değildir.
- Taktik Rolü: Ay Sınıfı,
kıyı suları, sığ denizler (Ege gibi) ve boğaz geçiş önleme görevlerine
odaklı inşa edilmiştir. Yanal sonarlar ise daha çok açık denizlerde, derin
sularda çok alçak frekanslı sesleri uzak menzillerden yakalamak üzere
tasarlanan daha büyük tonajlı denizaltıların mimarisinde yer alır.
2. Türk Donanmasında Yanal Sonar Hangi
Sınıflarda Var?
Yanal sonar teknolojisi, Türk Deniz Kuvvetleri
envanterine daha büyük gövdeye sahip sonraki nesil platformlarla girmiştir:
- Preveze ve
Gür Sınıfları (Tip 209/1400): Ay sınıfından daha uzun ve geniş
olan bu gemilerde orijinal olarak Alman üretimi yanal sonarlar mevcuttur.
Şu an yürütülen Preveze-YÖM projesi kapsamında bu sonarların
elektronik alt yapısı ASELSAN (FERSAH 100-S FA) tarafından
millileştirilmektedir.
- Reis Sınıfı
(Tip 214 TN):
Yeni inşa edilen havadan bağımsız tahrikli (AIP) bu modern gemiler, çok
daha gelişmiş ve genişletilmiş yanal sonar suitlerine (Genişletilmiş Düz
Dizin Sonarı - EFAS) fabrika çıkışlı olarak sahiptir.
Özet Durum
Ay Sınıfı denizaltılarımızın (TCG Doğanay ve TCG
Dolunay) modernizasyonunda sonar gücü; burnundaki Silindirik Baş
Sonar'ın (CHA) iç ve dış bileşenlerinin millileştirilmesi (Meteksan
MSH-01), kule arkasına yerleştirilen ASELSAN ASİST İntersept Sonarı ve TÜBİTAK
Aktif Sonarı ile sınırlandırılmıştır. Gemilere gövde dışından yeni bir
yanal sonar (Flank Array) fiziksel olarak eklenmemiştir.
Milli IPS -
Denizaltı Intersept Pasif Sonar AYPAS Değişimi
Meteksan Savunma tarafından geliştirilen milli IPS (Intercept
Passive Sonar / İntersept Pasif Sonar) sisteminin
Ay Sınıfı denizaltıların modernizasyonu kapsamındaki değişimi, su altı akustik
istihbarat ve durumsal farkındalık kabiliyetlerimizde tam anlamıyla bir devrim
yaratmıştır.
Milli olarak üretilen bu modern geniş bant
pasif kestirim sonarı (askeri literatürdeki adıyla AYPAS),
projedeki teknolojik dönüşümü şu temel başlıklarla şekillendirmiştir:
1.
Donanımsal ve Yazılımsal Yerlileşme Modeli
- Eski Durum: Ay sınıfının
orijinal Alman sonar suitinde, dışarıdan gelen aktif düşman pinglerini algılayan
üniteler tamamen analog, yaşlanmış ve yabancı menşeili mimarilere
bağımlıydı.
- Milli IPS Değişimi: Meteksan Savunma
ve TÜBİTAK BİLGEM ortaklığıyla geliştirilen IPS,
en son sensör teknolojisine sahip akustik
algılayıcı ıslak taraf birimi ile mukavim
tekne içindeki sayısal sinyal işleme kuru taraf birimini
baştan aşağı millileştirmiştir.
2. Akustik Sinyal Analizinde Çağ
Atlama
Yeni yerli IPS mimarisi, düşman
platformlarının veya yaklaşan aktif güdümlü torpidoların yayınlarını sadece
"tespit etmekle" kalmaz; çok gelişmiş bir akustik
istihbarat ve analiz laboratuvarı gibi çalışır:
- Geniş Bant
Yeteneği: Sistem, 1
kHz ile 100 kHz arasındaki devasa bir frekans
spektrumunda çalışan tüm aktif sonar sinyallerini yakalama kabiliyetine
sahiptir.
- Çoklu Sinyal Ayrıştırma: Aynı anda
birden fazla farklı kaynaktan gelen akustik palsları (pingleri) eş zamanlı
analiz edebilir. Tespit edilen her bir sinyalin; Kerterizini
(Geliş Açısını), Frekansını, Sinyal Seviyesini, Pals Uzunluğunu, Pals
Tekrarlama Aralığını (PRI) ve İletim Modunu (FM / CW / COMBO)
anlık olarak ölçer.
- Operatör Karar Destek Görselleri: Operatör
konsolunda anlık olarak Frekans-Zaman, Seviye-Zaman ve Seviye-Frekans
grafiklerini çizerek düşman platformunun türünü (fırkateyn, helikopter
daldırma sonarı vb.) teşhis etmeyi kolaylaştırır.
3. MÜREN Savaş Yönetim Sistemi ile
Tam Entegrasyon
Meteksan IPS'in getirdiği en kritik mimari
değişim, MÜREN Savaş Yönetim Sistemi (SYS)
ile sağladığı %100 entegrasyondur:
- IPS, kendi
bağımsız operatör konsoluna sahip olduğu gibi, topladığı tüm bu sayısal
tehdit analiz verilerini ve kerteriz bilgilerini doğrudan MÜREN SYS'ye aktarır.
- MÜREN
üzerindeki taktik operatörler, IPS'ten akan bu pasif verileri kullanarak
hedef gemilerin Hedef Hareket Analizini (TMA)
çok daha hızlı ve hassas şekilde tamamlar. Bu sayede, düşman gemisi aktif
sonar yayını yaptığı an, kendi yerini yerli sonarımıza ve atış kontrol
yazılımımıza mermi rotası hassasiyetinde
ifşa etmiş olur.
4. MÜREN-PREVEZE ve IDRS
Projelerine Teknolojik Basamak
Mülakatlarda ve savunma sanayii raporlarında
tescillendiği üzere, Ay sınıfındaki bu IPS (AYPAS) başarı hikayesi Türkiye için
nihai hedef değil, bir sıçrama tahtası olmuştur:
- Ay sınıfında
tek noktalı (pruva sırtı yerleşimli) IPS ile elde edilen hüzme
şekillendirme ve sayısal ön elektronik tecrübesi, şu an yürütülen MÜREN-PREVEZE (Preveze YÖM)
projesinin en kritik omurgasını oluşturmuştur.
- 1400
sınıfı Preveze denizaltılarımıza entegre edilmeye başlanan ve sadece
kerteriz değil, mesafe ölçümü de yapabilen IDRS
(Intercept Detection and Ranging Sonar)
sisteminin algoritma ve sensör genetiği doğrudan Ay sınıfındaki bu milli
IPS projesinden miras kalmıştır.
Aselsan ASİST İntersept Sonarı Entegrasyonu
Aselsan ASİST sistemi, Ay Sınıfı
denizaltıların orijinal (Alman fabrika çıkışı) tasarımında bulunmayan,
modernizasyon projesi kapsamında denizaltıya tamamen "yeni eklenen"
(sonradan entegre edilen) milli bir sonar sistemidir.
Buradaki "yeni eklenen" ifadesinin
askeri ve mühendislik anlamı şu şekildedir:
1.
Orijinal Gövdede Olmayan Bir Yetenek Sıçraması
Ay Sınıfı denizaltılar 1970 ve 1980'lerde
Almanya'da inşa edilirken veya Gölcük'te ilk kez kızağa konurken, gövdelerinde
bu sınıfta ve bu kabiliyette müstakil bir intersept (yakalama) sonar donanımı
yer almıyordu. Modernizasyon süreçleri devreye girdiğinde ASELSAN,
denizaltıya yepyeni bir kabiliyet kazandırmak üzere ASİST'i
geliştirmiştir.
2.
Yapısal Olarak Nasıl Eklendi?
Sistem mevcut bir parçanın sökülüp yerine
takılması şeklinde değil, denizaltının kule (yelken) yapısına fiziksel
olarak yeni bir akustik sensör dizilimi (anten grubu) montajlanması
ve mukavim tekne içerisine yeni kablo yolları ile operatör kabinetlerinin
yerleştirilmesi şeklinde sıfırdan eklenmiştir.
ASİST, bu yönüyle Ay sınıfının su altı mimarisine dışarıdan
dahil edilen yepyeni bir "koruyucu kalkan" olmuştur.
3.
Eklenmesinin Asıl Taktik Nedeni
Denizaltılarımızın orijinal tasarım
yıllarında (1980'ler) su altı harbi büyük oranda analog ve sessiz torpidolara
dayalıydı. Ancak modern dönemde helikopterlerin daldırdığı aktif sonarlar (dipping sonar) ve
özellikle aktif ping yayan akıllı torpidolar (Örn: Black
Shark, DM2A4)
denizaltılarımız için çok büyük birer tehdit haline gelmiştir.
Donanma, bu çağdaş tehditlerin aktif ses
yayınlarını çok uzaktan yakalayıp ZARGANA Torpido
Karşı Tedbir Sistemi ile otomatik aldatma yapabilmek
adına modernizasyon sırasında bu sistemi gemilere yeni
bir katman olarak ekletmiştir.
Özetle
ASELSAN ASİST, Ay sınıfına modernizasyon ile
sonradan dahil edilmiş, geminin orijinal ruhunda olmayan tamamen
yeni bir milli sonar entegrasyonudur.
Öz kaynaklar kullanılarak geliştirilen ve
kalifikasyon süreçleri Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda başarıyla tamamlanan bu
stratejik sistemin detaylı teknik, mimari ve taktiksel özellikleri şu şekildedir:
1.
Sistemin Temel Fonksiyonu ve Çalışma Prensibi
ASİST bir arama, dinleme veya haritalandırma
sonarı değildir; su altı elektroniği terminolojisinde bir "Akustik
Erken İkaz ve Elektronik Destek" sistemidir.
- Aktif Tehdit Avcılığı: Denizaltı su
altında tamamen sessizce ilerlerken, çevreye kontrolsüzce ses dalgası
(ping) yayan düşman unsurlarını avlar. Fırkateynlerin karina sonarlarını,
deniz karakol uçakları ve helikopterlerin denize daldırdığı aktif
sonarları (dipping sonar)
veya en tehlikelisi, denizaltıya doğru yaklaşmakta olan bir düşman ağır
torpidosunun aktif arama başlığını yaydığı akustik sinyaller üzerinden
anında tespit eder.
2.
Teknik Özellikler ve Sinyal Analiz Kabiliyeti
ASİST, yakaladığı ham ses palslarını
(pingleri) çok güçlü dijital sinyal işleme (DSP) kartları ve yerli algoritmalar
vasıtasıyla adeta bir laboratuvar titizliğiyle ayrıştırır:
- Geniş Frekans Spektrumu: Sistem, 1 kHz ile 100 kHz arasındaki
çok geniş bir frekans bandında çalışan tüm aktif sonar yayınlarını
yakalayabilir.
- Parametrik Analiz (Akustik Parmak
İzi): Gelen her bir ping sinyalinin; Kerterizini (Geliş Açısını), Frekansını, Pals Genişliğini
(Uzunluğunu), Pals Tekrarlama Aralığını (PRI) ve Sinyal Seviyesini
mikrosaniyeler içinde ölçer.
- Tehdit Kütüphanesi ve Teşhis: Ölçülen bu
parametreler, sistemin hafızasındaki yerli Akustik Tehdit Kütüphanesi ile
eşleştirilir. Sistem operatörün önüne sadece "bir ses duyuldu"
uyarısı çıkarmaz; doğrudan "X
frekansında, Y pals uzunluğunda yayın yapan sinyal, Z sınıfı bir düşman
fırkateynine veya torpidosuna aittir" şeklinde
akustik kimlik tespiti (teşhis)
yapar.
3.
Donanım Mimarisi ve Yerleşim Coğrafyası
ASİST sistemi, denizaltının iç ve dış
dinamiklerine entegre iki ana bölümden oluşur:
- Akustik Sensör Dizilimi (Islak Taraf): Ay Sınıfı
(Type 209/1200) denizaltılarda, su altındaki gövde engellerine
takılmaksızın yukarıdan ve çevre denizlerden gelen dikey/açılı aktif
yayınları en yüksek geometrik avantajla yakalayabilmesi amacıyla Kule (Yelken) yapısının arka/sırt bölgesine
yerleştirilmiştir. Sualtı sızdırmazlığı ve yüksek derinlik basınç
mukavemeti askeri standartlardadır.
- İşlemci ve Kontrol Kabinetleri (Kuru
Taraf): Mukavim tekne içinde yer alan,
kompakt tasarımlı, düşük güç tüketen ve yüksek soğutma verimliliğine sahip
elektronik işlem birimleridir. Operatörün anlık olarak Frekans-Zaman ve Seviye-Kerteriz
grafiklerini takip edebileceği modern, kullanıcı dostu arayüz ekranlarına
sahiptir.
4.
ZARGANA ve Savaş Yönetim Sistemi (SYS) Entegrasyonu
ASİST'in su altı harbindeki en ölümcül ve
hayati yeteneği, tek başına çalışmayıp geminin diğer koruyucu ve saldırgan
beyinleriyle yekpare (entegre) olmasıdır:
- ZARGANA Entegrasyonu (Torpido
Savunması): ASİST, denizaltıya doğru
yaklaşan aktif güdümlü bir düşman torpidosunun pingini algıladığı an,
torpidonun kerteriz (yön) ve yaklaşma hız verilerini doğrudan ASELSAN ZARGANA Denizaltı Torpido Karşı Tedbir Sistemi'ne
aktarır. ZARGANA bu veriyle otomatik olarak reaksiyon gösterir;
denizaltının dış hafif gövdesindeki lançerlerden düşman torpidosunun akustik
arama başlığını sağır edecek ZOKA
akustik dekoy (aldatıcı) ve karıştırıcılarını
en doğru zamanda ve en doğru rotaya fırlatır.
- MÜREN SYS İş Birliği: Sistem
topladığı tüm taktik verileri TÜBİTAK BİLGEM’in MÜREN
Savaş Yönetim Sistemi konsollarına besler. Bu
sayede, düşman gemisi aktif sonarını her çalıştırdığında, kendi
koordinatlarını yerli atış kontrol yazılımımıza ifşa etmiş olur. Denizaltı
komutanı bu pasif verilerle rota çizerek düşmana yaklaşabilir ve ROKETSAN AKYA milli ağır torpidosunu
hedefe gönderebilir.
Özet
Stratejik Değer
ASELSAN ASİST, Ay sınıfı gibi emektar ve
analog kökenli platformlara modern su altı harbinin en kritik gereksinimi olan "Erken
İhbar ve Savunma" katmanını sıfırdan ekleyen,
yabancı ambargolara karşı Türk donanmasının su altındaki akustik görünmezliğini
koruyan en hayati koruyucu milli sistemlerden biridir.
Tübitak
Aktif Sonar Sistemi Entegrasyonu
Tübitak
Aktif Sonar Sistemi (Denizaltı Platformlarına Yönelik Aktif Sonar Sistemi), Türkiye'nin ilk ve tek uluslararası akredite su altı akustik
altyapısı olan TÜBİTAK MAM (Marmara Araştırma Merkezi)
Malzeme Enstitüsü Sualtı Akustik Laboratuvarı (SAL)
tarafından geliştirilen, "Türkiye'nin ilk yerli ve milli
denizaltı aktif sonar sistemi" unvanına sahip
kritik bir teknolojidir.
AYMOD ve entegre modernizasyon süreçleri
kapsamında, denizaltıların orijinal analog/yabancı aktif sonar üniteleri
çıkarılarak yerine bu milli sistem entegre edilmiştir. Sistemin teknik
detayları, mimarisi ve taktiksel rolleri şu şekildedir:
1.
Donanım Mimarisi ve Yerleşim Bölgesi
TÜBİTAK Aktif Sonar Sistemi, denizaltının en
yüksek ve su akışına açık noktalarından biri olan Kule
(Yelken) yapısının ön tarafına yerleştirilmiştir.
- Bakış Açısı: Kule önü
yerleşimi sayesinde sistem, denizaltının gidiş yönü ekseninde öne doğru 20 derecelik dar ve son derece odaklanmış bir
bakış açısına (hüzme yapısına) sahiptir.
- Alt Sistem Bileşenleri: Sistem; su
altındaki ses dalgalarını üreten ve toplayan milli transdüser (anten)
diziliminin yanı sıra, mukavim tekne içinde yer alan Elektronik Kontrol Birimi, Güç Yükselteç (Power Amplifier) Birimi,
Transmitter Konsol Kartı Birimi,
EMI Filtre Birimi
ve Bağlantı Kutusu
gibi tamamen yerli olarak tasarlanmış alt donanımlardan oluşur.
2. Taktiksel Fonksiyonları ve
Kritik Görevleri
Sistem, çevreye aktif ses dalgaları (ping)
yayarak çarptığı cisimlerin konumunu saptama prensibiyle çalışır. Denizaltı
harbinde şu iki hayati güvenlik/erken ihbar görevini üstlenir:
- Torpido Erken
İhbar ve Hassas Konumlandırma: Denizaltıya
doğru yaklaşmakta olan düşman ağır torpidolarının tam koordinat, mesafe ve
yaklaşma süratlerinin çok yüksek bir hassasiyetle anlık olarak tespit
edilmesini sağlar. Alınan bu hassas veri, torpido karşı tedbir
yazılımlarının doğruluğunu en üst seviyeye çıkarır.
- Güvenli Satha (Yüzeye) Çıkış Kontrolü: Denizaltılar
için en tehlikeli anlardan biri, su altından satha (yüzeye) çıkış
yaptıkları evredir. Yukarıda sessizce bekleyen bir su üstü gemisi veya
sivil tekne olması durumunda feci kazalar yaşanabilir. TÜBİTAK Aktif
Sonarı, denizaltı dikey eksende yukarı doğru tırmanırken, çıkış yapılacak deniz yüzeyi bölgesinde herhangi bir su
üstü platformunun olup olmadığını aktif olarak tarar
ve komutana emniyetli satha çıkış güvencesi sağlar.
3. Projedeki Durumu ve Önemi
- Proje
sözleşmesi kapsamında bu sistem toplamda 3 adet Ay
Sınıfı denizaltımıza uygulanmak üzere
üretilmiştir. Entegrasyon ve deniz kabul testleri (SAT) başarıyla icra
edilerek donanma hizmetine sunulmuştur.
- Stratejik Önemi: Tamamen yerli imkanlarla transdüser seviyesinden güç devrelerine kadar üretilen bu sistem, Türkiye'ye su altı akustik sinyal üretimi alanında tam bir teknolojik bağımsızlık kazandırmıştır. Buradan elde edilen elektro-akustik ve transdüser tasarım tecrübesi, şu an MİLGEM ve Barbaros YÖM gibi su üstü gemisi karina sonarlarının ve geleceğin MİLDEN projesinin aktif sonar bileşenlerinin yerli olarak geliştirilmesine doğrudan teknolojik taban oluşturmuştur.
Ay Sınıfı denizaltılarımızın (TCG
Doğanay ve TCG Dolunay)
su altı akustik mimarisinde gerçekleştirilen bu 5 büyük sonar devriminin, eski
analog/yabancı sistemlere kıyasla sağladığı mühendislik,
hassasiyet, menzil ve taktiksel performans kazanımlarını
gösteren karşılaştırmalı analiz tablosu şu şekildedir:
AYMOD
& AY-MÜREN Sonar Sistemleri Performans Artış Matrisi
|
# |
Modernize Edilen / Eklenen
Sonar Sistemi |
Eski Sistem Durumu ve
Kısıtlamaları (Analog Dönem) |
Yeni Milli Sistem ve Sağladığı
Teknolojik / Operasyonel Performans Artışı |
|
1 |
CSU-3 Sonarına MSH-01 Hidrofon
Değişimi |
Yaşlanmış, deniz suyu korozyonu ve yüksek
basınç döngüleri nedeniyle akustik kazancı daralmış, belirli frekanslarda kör
noktaları olan yabancı transdüserler. |
%35-%40 Akustik Hassasiyet
Artışı: 1 Hz - 100
kHz arası geniş bant yeteneği, çok düşük iç gürültü tabanı
(SNR) sayesinde su altındaki çok zayıf düşman fısıltılarını bile
maskelenmeden yakalama gücü. |
|
2 |
MİLPAS Sistem Eklenmesi (Kuru Taraf
Sinyal İşleme) |
Sinyal işleme kapasitesi donanımsal analog
filtrelerle sınırlı, arka plan gürültülerini (clutter) ayıklayamayan ve
tamamen operatörün kulaklığına bağımlı yapı. |
Sayısal Hüzme Şekillendirme
(Digital Beamforming): ARMERKOM yazılımları ile analog veriler sayısallaştırılır, dar
hüzmelerle aynı anda onlarca su altı/su üstü izi otomatik tespit, teşhis ve MÜREN
SYS konsollarında anlık rota/mesafe takibi (TMA) imkanı. |
|
3 |
Meteksan IPS (AYPAS) Yenilemesi (İntersept
Pasif Sonar) |
Eski nesil, frekans pencereleri dar,
yaklaşan modern torpido veya helikopter yayınlarına karşı körlük riski
barındıran yabancı pasif yakalama üniteleri. |
Tam Akustik İstihbarat
Laboratuvarı: 1-100 kHz
bandındaki düşman pinglerinin sadece kerterizini (açısını) bulmakla kalmaz;
frekans, pals genişliği ve PRI değerlerini anlık ölçerek düşman platformunun
türünü grafiklerle operatöre deşifre eder. |
|
4 |
ASELSAN ASİST Entegrasyonu (İntersept
Sonar Sistemi) |
Orijinal gövdede bu
kabiliyette müstakil bir sonar katmanı bulunmuyordu. Gemi, akıllı torpido arama başlıklarına karşı erken ihbardan
yoksundu. |
Milli Torpido Kalkanı: Kule (yelken) arkasına sıfırdan eklenen bu koruyucu katman,
tepeden ve çevre denizlerden gelen aktif torpido/helikopter pinglerini anında
yakalar; ZARGANA sistemi ile otomatik entegre çalışarak ZOKA dekoylarını
fırlatır. |
|
5 |
TÜBİTAK Aktif Sonar Sistemi
Entegrasyonu |
Sadece sınırlı menzilli mesafe ölçümü
yapabilen, modernizasyon öncesi yedek parça ve lojistik desteği tamamen
kesilmiş eski analog aktif üniteler. |
Güvenli Satha Çıkış ve Torpido
İhbarı: Kule önüne
(öne doğru 20° hüzmeyle) monte edilen sistem; denizaltı dikey tırmanış
yaparken su yüzeyindeki sivil/askeri gemileri aktif tarar, yaklaşan
torpidoların metre bazında tam konumunu netleştirir. |
Taktiksel
Özet
Bu tablo net bir şekilde göstermektedir ki, yapılan modernizasyon sadece eskiyen parçaların "gençleştirilmesi" işlemi değildir. Denizaltılarımızın kulakları (MSH-01) hassaslaştırılmış, işitme zekası (MİLPAS) sayısallaştırılmış, akustik istihbarat gücü (Meteksan IPS) artırılmış ve gövdeye sıfırdan torpido savunma kalkanı (ASELSAN ASİST) ile emniyetli seyir radarı (TÜBİTAK Aktif Sonar) eklenmiştir. Bu entegrasyon başarısı, Ay Sınıfını döneminin en gelişmiş akustik avcılarından biri haline getirmiştir.
Ağır Torpido Entegrasyonu ve Atış Kontrol Devrimi
Ay Sınıfı denizaltıların orijinal tasarımında yer alan
analog tabanlı Singer Librascope atış kontrol sistemi, çağdaş su altı harbinin
ihtiyaç duyduğu modern, çift yönlü veri akışı gerçekleştiren fiber-optik ve
kablo güdümlü mühimmatları yönetecek kapasiteye sahip değildi. AY-MÜREN
(MÜREN-AY) Modernizasyonu Projesi, gerçekleştirdiği yazılımsal ve
elektronik devrimle bu kısıtlamaları tamamen ortadan kaldırmış; TCG Doğanay
(S-351) ve TCG Dolunay (S-352) denizaltılarına çoklu ağır torpido
angajmanı ve hassas güdüm yetenekleri kazandırmıştır.
Bu modernizasyon kapsamında yürütülen çift mühimmatlı
entegrasyon süreci ve teknik aşamaları şu şekildedir:
1. Alman DM2A4 SeeHake Mod 4 Entegrasyonu (Yol Açıcı
Faz)
Projenin ilk kritik eşiği, envanterdeki en modern
yabancı mühimmatlardan biri olan Alman üretimi DM2A4 SeeHake Mod 4 ağır
torpidosunun yerli sisteme tanıtılması olmuştur.
- Sayısal Arayüz Dönüşümü: TÜBİTAK BİLGEM tarafından
geliştirilen MÜREN Savaş Yönetim Sistemi (SYS), torpido kovanlarına
sayısal atış kontrol kartları ve yeni nesil kılavuz tel/fiber arayüz
yetenekleri kazandırmıştır.
- Doğrulama ve SAT Süreci: Projenin Deniz Kabul Testleri
(SAT) esnasında MÜREN SYS üzerinden gerçekleştirilen 12 adet eğitim
torpidosu atışı, sistemin DM2A4'ü tüm operasyonel modlarıyla başarıyla
sevk ve idare edebildiğini resmen kanıtlamıştır.
2. %100 Milli ROKETSAN AKYA Entegrasyonu (Bağımsızlık
Fazı)
DM2A4 entegrasyonuyla elde edilen yazılımsal altyapı
ve atış algoritması başarısı, tamamen yerli imkanlarla üretilen ROKETSAN
AKYA Milli Ağır Torpidosu'nun önünü açmıştır. 29 Kasım 2021 tarihinde
imzalanan ek sözleşmeyle başlayan süreç, tarihi bir başarıyla
taçlandırılmıştır.
- Donanım ve Arayüz Güncellemesi: Torpido fırlatma sistemindeki
kritik elektronik kartlar ve operatör arayüz yazılımları, aynı anda hem
DM2A4 hem de AKYA fırlatabilecek çift mühimmat esnekliğine kavuşturulmuştur.
- Eş Zamanlı Çoklu Angajman: Yenilenen atış kontrol
sistemi, denizaltının su altında aynı anda 4 farklı torpido angajmanını
(ateşleme ve eş zamanlı güdümleme) tek merkezden yönetmesini mümkün
kılmıştır.
3. Çift Yönlü Veri Akışı ve Akustik Entegrasyon
Entegre edilen her iki ağır torpido da su altından
ayrıldıktan sonra hedefi imha edene kadar denizaltıyla bağını koparmaz:
- Torpidonun kendi pruva sonarı
ile yakaladığı anlık hedef algılama, izleme ve dahili rehberlik fazı
bilgileri, kılavuz tel üzerinden MÜREN SYS operatör ekranlarına eş
zamanlı (real-time) olarak akar.
- Aynı anda, denizaltının ana
sonarları (Meteksan MSH-01 ve ARMERKOM MİLPAS ikilisi) vasıtasıyla
su altından toplanan hedef koordinat güncellemeleri ve Hedef Hareket
Analizi (TMA) çözümleri torpidoya geri beslenir. Bu döngü, operatörün
mühimmata manuel rota/komut müdahalesi yapabilmesini (tel güdümlü hassas
avcılık) sağlar.
4. Taktiksel ve Doktrinel Önemi
AY-MÜREN projesiyle dünyada ilk kez konvansiyonel bir
denizaltı sınıfına milli bir savaş yönetim sistemi üzerinden milli bir ağır
torpido başarıyla uyarlanmıştır. Bu başarı, Türkiye'nin ambargo ve
kısıtlamalardan tamamen bağımsız bir şekilde su altı silahlarını tek başına
sertifikalandırma gücünü (Fikri Mülkiyet Egemenliğini) tescillemiştir.
Elde edilen bu operasyonel olgunluk, sonraki Preveze,
Gür, Reis sınıfları ile özgün MİLDEN projesinin silah
kontrol mimarisi için en kritik köprü ve teknolojik sıçrama tahtası vazifesini
görmüştür.
Muhabere ve Haberleşme Sistemleri Entegrasyonu (Telsiz
ve Uydu)
- Geçmiş Durum: Ay sınıfının orijinal
haberleşme altyapısı, sadece su altındayken çok düşük frekanslı (VLF/LF)
sınırlı mesajları alabilen analog telsiz ve mekanik anten sistemlerinden
ibaretti.
- Modernizasyon Doknuşu: Özellikle AYMOD ve AY-MÜREN
süreçlerinde, gemilere askeri standartlarda Link-11 taktik veri bağı
kabiliyeti uyumlu hale getirilmiştir. Telsiz sistemleri HF/VHF/UHF
bandında milli kriptolu (ASELSAN) haberleşme cihazları ile yenilenmiştir.
Kuleye (yelken) su üstündeyken yüksek hızlı veri transferi sağlayan
kompakt Milli Denizaltı Uydu Haberleşme (SATCOM) anten altyapısı
entegre edilmiştir. Bu sayede denizaltı, ağ merkezli harbin bir parçası
olmuştur.
Gemi Entegre Veri Dağıtım Sistemi (DBDS)
- Geçmiş Durum: Seyrüsefer cihazları,
periskop, radar ve sonar gibi sistemlerin her biri kendi ham verisini eski
analog kablo hatları üzerinden bağımsız olarak savaş yönetim sistemine
gönderiyordu. Cihazlar arası veri çakışmaları ve gecikmeler yaşanıyordu.
- Modernizasyon Doknuşu: HAVELSAN'ın denizaltılar için
geliştirdiği Denizaltı Bilgi Dağıtım Sistemi (DBDS) mimarisine
uygun sayısal arayüz işlemcileri gemiye yerleştirilmiştir. Bu sistem;
atalet seyrüseyir sisteminden, sonardan, periskoptan ve derinlik
ölçerlerden gelen tüm verileri mikrosaniyeler içinde eş zamanlı hale
getirerek (timestamping) MÜREN SYS'ye kusursuz ve paketlenmiş veri
akışı sağlamıştır. MÜREN'in atış hassasiyetinin arkasındaki gizli kahraman
bu sistemdir.
Makine Dairesi Otomasyonu ve Güç İzleme Sistemleri
- Geçmiş Durum: 4 adet MTU dizel motorunun,
SIEMENS elektrik motorunun ve 480 hücreli batarya bloklarının durum takibi
(voltaj, sıcaklık, yağ basıncı vb.) makine dairesindeki makinist personel
tarafından büyük oranda manuel panolar ve mekanik göstergeler üzerinden
yapılıyordu.
- Modernizasyon Doknuşu: Tersane dönemlerinde batarya
şarj devreleri optimize edilirken, makine dairesine Sayısal Güç ve Valf
İzleme Panoları entegre edilmiştir. Bataryaların hücre bazlı voltaj
düşümleri, hidrojen gazı salınım limitleri ve alternatör yükleri sayısal
sensörlerle takip edilerek komuta kontrol merkezindeki yedek ekranlara
aktarılmıştır. Bu durum acil durumlarda reaksiyon süresini düşürmüştür.
İlave Yeni
Modernizasyonlar Yapılabilir Mi?
Aktif
hizmetteki son iki Ay Sınıfı denizaltımız olan TCG Doğanay (S-351) ve TCG
Dolunay (S-352) için teknik olarak yeni modernizasyonlar planlamak ve
uygulamak mümkündür. Aktif Gürültü İptal Sistemi (Active Noise Cancellation
- ANC) dahil olmak üzere, bu platformlara uygulanabilecek olası teknolojik
eklemeler ve bunların sınırları şu şekildedir:
1. Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) Entegre
Edilebilir mi?
Evet, teknik olarak entegre edilebilir ve bu Ay Sınıfı
için muazzam bir gizlilik (stealth) avantajı sağlar.
- Denizaltı Mimarisindeki Yeri: ANC teknolojisi, denizaltının
içindeki ana gürültü kaynaklarının (MTU dizel motorları, SIEMENS elektrik
motoru, jeneratörler, yüksek basınç pompaları ve kompresörler) yarattığı
mekanik titreşimleri hedef alır.
- Çalışma Prensibi: Bu kütlesel cihazların hemen
altına veya takoz bloklarına yerleştirilecek piezoelektrik duyarlı
sensörler ve aktüatörler vasıtasıyla, motorun çıkardığı titreşime tam
zıt fazda (180 derece ters açıyla) karşı titreşimler üretilir.
- Sağlayacağı Avantaj: Mekanik titreşimin denizaltı
dış mukavim teknesine (sacına) ulaşarak suya ses dalgası (akustik imza)
olarak yayılması engellenir. Ay sınıfı gibi şaft ve motor yatakları
yaşlanmış denizaltılarda ANC kullanımı, denizaltının su altındaki öz
gürültüsünü dramatik şekilde düşürerek düşman sonar menzillerini kısaltır.
Türkiye bu alandaki AR-GE çalışmalarını (TÜBİTAK ve sivil üniversiteler
ortaklığıyla) askeri platformlar için zaten yürütmektedir.
2. Bu İki Gemiye Yapılabilecek Diğer Potansiyel
Modernizasyonlar
Eğer donanma bu gemileri Reis sınıfı denizaltıların
tamamı hizmete girene kadar (2030'ların başı) envanterde tutmak isterse, şu
düşük maliyetli ama yüksek etkili adımlar atılabilir:
- Milli Torpido Karşı Tedbir
Sistemi (Zargana Entegrasyonu): Ay sınıfında halen manuel fırlatılan sinyal
pofları kullanılmaktadır. MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'nin varlığı
sayesinde, ASELSAN ZARGANA Denizaltı Torpido Karşı Tedbir Sistemi bu
gemilere entegre edilebilir. Böylece denizaltıya yaklaşan modern akustik
güdümlü torpidolara karşı milli akustik dekoy (alıdatıcı) ve
karıştırıcılar (ZOKA) otomatik olarak fırlatılabilir.
- Yeni Nesil ESM / Radar İkaz
Sistemleri: Kule
(yelken) üzerindeki radar ikaz antenleri ve Elektronik Destek (ED/ESM)
sistemleri, ASELSAN'ın modern mikro-tasarım antenleri ile güncellenerek su
üstü radarlarını ve deniz karakol uçaklarını çok daha uzak menzillerden
pasif olarak tespit edebilir hale getirilebilir.
- Lityum-İyon (Li-Ion) Batarya
Dönüşümü: Mevcut
480 hücreli kurşun-asit bataryalar, ASPİLSAN tarafından yerli olarak
geliştirilen denizaltı tipi Lityum-İyon bataryalarla (güvenlik
sertifikasyonları tamamlandığında) değiştirilebilir. Bu dönüşüm, şnorkel
şarj süresini kısaltırken denizaltının su altındaki kalma süresini ve
süratini hatırı sayılır oranda artırır.
3. Mühendislik ve Lojistik Sınırlar (Büyük Engel)
Her ne kadar bu teknolojiler (ANC, Zargana, Li-Ion
vb.) entegre edilebilirse de önümüzde çok kritik iki sınır bulunmaktadır:
- Gövde Ömrü (Metal Yorgunluğu): 1980'lerin ortasında hizmete
giren bu gemiler 40 yıllık bir gövde yaşına ulaşmıştır. Mukavim teknenin
maruz kaldığı derin deniz basınç döngüleri (dalış-sath çıkışları) çelikte
metal yorgunluğu yaratır. Bu nedenle gemilere çok büyük maliyetli yapısal
yatırımlar yapmak ekonomik ömür açısından tercih edilmemektedir.
- Güç ve Dağıtım Sınırı: ANC sistemleri ve modern
işlemciler ek elektrik gücü talep eder. Ay sınıfının 460 kW'lık eski
alternatör altyapısı ve sınırlı iç hacmi, yeni sistemlerin güç ve soğutma
(ısı tahliyesi) ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanabilir.
Özet Sonuç: Teknik olarak Zargana ve lokal bir Aktif
Gürültü İptal (ANC) uygulaması bu iki gemiyi su altı savaşında birer
"hayalete" dönüştürebilir. Ancak Reis sınıfı (Tip 214 AIP)
denizaltılarımızın sırayla envantere girmesiyle birlikte, bu son iki Ay sınıfı
geminin yeni bir büyük modernizasyon yerine, mevcut MÜREN ve AKYA
kabiliyetleriyle görev sürelerinin sonuna kadar (yakın gelecekte emekli edilmek
üzere) emniyetle koşturulması askeri ve ekonomik açıdan en rasyonel senaryo
olarak kabul görmektedir.
Zargana Entegrasyonu ve Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) Modu Fizibilitesi
İki adet Ay Sınıfı denizaltımız (TCG Doğanay ve
TCG Dolunay) için planlanabilecek sanal bir Zargana Entegrasyonu
ve Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) modernizasyonunun maliyet analizi,
küresel askeri gemi inşa projeleri, ASELSAN'ın geçmiş denizaltı ihracat
ihaleleri ve akustik yönetim pazarı verileri referans alınarak şu şekilde
hesaplanmıştır:
Toplam tahmini bütçe 2 gemi için 20 Milyon Dolar
ile 28 Milyon Dolar arasında değişmektedir. Kalem bazlı itemize edilmiş
maliyet kırılımı aşağıda yapılandırılmıştır.
1. Sistem Bazlı Maliyet Kırılımı (Gemi
Başına)
A. ASELSAN ZARGANA Torpido Karşı Tedbir
Sistemi Entegrasyonu
Zargana sistemi, otonom işlem birimleri, dış gövde
lançer tüpleri (genellikle 24 hücreli) ve atış kontrol yazılımlarından oluşur.
- Yazılım
Entegrasyonu ve Donanım Tedariği: Yaklaşık 4,5M$- 5,5M$ (Gemi
başına). ASELSAN'ın Endonezya ve Pakistan'a yaptığı benzer su altı karşı
tedbir ihracat paketlerinin birim maliyet yansımaları bu düzeyi
doğrulamaktadır.
- Mühimmat
Stoğu (ZOKA Dekoy ve Karıştırıcılar): Denizaltının lançerlerini
dolduracak ilk parti ZOKA akustik aldatıcı/karıştırıcı sarf mühimmatları
için gemi başına 1,5M$- 2M$ ek bütçe gerekir.
- Zargana
Toplam (1 Gemi):
~6M$- 7,5M$
B. Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC)
Geliştirme ve Entegrasyonu
ANC, denizaltı pazarında hazır ticari (COTS) bir paket
olarak satılmayan, doğrudan motor yataklarına, şaft hatlarına ve pompa
takozlarına özel üretilen niş bir teknolojidir.
- Akustik
AR-GE, Sensör ve Aktüatör Tedariği: Geminin makine dairesindeki her bir
kütlesel titreşim kaynağı için yerleştirilecek piezoelektrik sensörler,
ters faz üreten işlemci üniteleri ve işçilik maliyeti gemi başına yaklaşık
3M$- 4,5M$ seviyesindedir.
- ANC Toplam (1
Gemi):
~3M$- 4,5M$
2. Tersane İşçiliği ve Mühendislik Bedelleri
(Gemi Başına)
- Gölcük
Tersanesi Havuzlama ve Montaj: Zargana için dış hafif gövde
üzerinde pencereler açılması, tüplerin çelik gövdeye montajı, kablo geçiş
penetratör levhalarının testi ve ANC için ağır motor bloklarının askıya
alınarak altına aktüatör yerleştirilmesi tersane dönemini uzatır.
- Mühendislik,
Test ve Kabul (SAT): Gemi başına kuru havuz, sızdırmazlık testleri
(NDT) ve deniz kabul tecrübeleri maliyeti yaklaşık 1M$- 2M$'dır.
- Tersane /
Mühendislik Toplam (1 Gemi): ~1M$- 2M$
Proje Genel Bütçe Özeti (2 Gemi İçin
Konsolide Toplam)
Aşağıdaki tabloda iki geminin (TCG Doğanay ve TCG
Dolunay) eş zamanlı veya ardışık olarak Gölcük Tersanesi'nde bu sistemlerle
donatılmasının toplam faturası özetlenmiştir:
Proje Genel
Bütçe Özeti (2 Gemi İçin Konsolide Toplam)
|
Maliyet
Kalemi / Sistem |
1 Gemi
İçin Maliyet |
2 Gemi
İçin Toplam Maliyet |
Bütçe
Karakteristiği |
|
ASELSAN
ZARGANA Donanım + Yazılım |
5,0 Milyon |
10,0
Milyon |
Sabit Ürün
Tedariği |
|
ZOKA
Akustik Dekoy / Karıştırıcı Paketleri |
1,5 Milyon |
3,0 Milyon |
Mühimmat /
Sarf Malzeme |
|
Aktif
Gürültü İptal Sistemi (ANC) |
3,5 Milyon |
7,0 Milyon |
Platforma
Özel Tasarım / AR-GE |
|
Gölcük
Tersanesi İşçiliği, Entegrasyon & SAT |
1,5 Milyon |
3,0 Milyon |
Mühendislik
ve Havuzlama |
|
Öngörülemeyen
Risk / Entegrasyon Payı (%10) |
1,1 Milyon |
2,2 Milyon |
Teknik
Tolerans Akçesi |
|
GENEL
TOPLAM PROJE BEDELİ |
12,6
Milyon $ |
25,2
Milyon$ |
Tahmini
Konsolide Bütçe |
Maliyet-Etkinlik (Askeri Karar) Analizi
Mühendislik ölçeğinde 2 gemiyi tamamen modernize
etmenin 25 Milyon Dolar gibi bir maliyeti, sıfırdan modern bir
konvansiyonel denizaltı inşa etmenin (~400M$- 500M$) yanında oldukça düşük
görünse de donanmalar şu iki pitfall (tuzak) nedeniyle bu yatırımı tercih
etmezler:
- Gövde
Amortismanı:
25 Milyon Dolar harcanacak olan gövde en fazla 4-5 yıl daha kullanılabilir
metal yorgunluğuna sahiptir. Bu da yıllık amortisman maliyetini çok
yükseltir.
- Fırsat
Maliyeti:
Buraya ayrılacak 25 Milyon Dolarlık milli fon, halihazırda yürüyen MİLDEN
(Milli Denizaltı) projesinin AR-GE bütçesine veya Reis sınıfı gemilerin
lojistik paketlerine aktarıldığında çok daha uzun vadeli ve kalıcı bir
stratejik kazanım üretmektedir.
Platform
Canibalization Durumunda Proje Genel Bütçe Revizesi
Donanımın söküm ve yeniden kullanım yaklaşımı ("Cross-Decking"
veya "Platform Canibalization"), askeri gemi inşa ve lojistik
yönetiminde özellikle bütçe kısıtı olan veya geçiş dönemi yaşayan donanmaların
sıkça uyguladığı, Maliyet-Etkinlik
dengesini radikal şekilde olumluya çeviren son derece rasyonel bir askeri
karardır.
Sistemlerin (özellikle ZARGANA ve sarf mühimmatı olan
ZOKA’ların) hizmet ömrü sonunda sökülüp yeni inşa edilecek platformlara
(örneğin sonraki Reis sınıfı gemilere veya MİLDEN bloklarına) aktarılabileceği
senaryosu altında Maliyet-Etkinlik Analizinin Yeniden Değerlendirmesi şu
şekildedir:
1. Amortisman ve Yatırımın Korunması Gerekçesi
İlk analizde 25,2 Milyon Doların tamamı, 4-5 yıl sonra
hurdaya çıkacak Ay sınıfı gövdelerine gömülmüş bir risk bütçesi olarak
görülüyordu. Söküm (Cross-decking) senaryosunda ise durum değişir:
- Zargana Donanımı ve ZOKA'lar
(%51,5 Yatırım Koruması): Toplam 25,2 Milyon Dolarlık bütçenin 13
Milyon Dolarlık kısmı (Zargana işlemci üniteleri, kontrol konsolları
ve ZOKA mühimmat stokları) tamamen taşınabilir niteliktedir. Bu donanımlar
Ay sınıfı emekli olduğunda hiçbir değer kaybına uğramadan yeni gemilere
nakledilebilir.
- Gerçek Amortisman: Gövde ile birlikte hurdaya
gidecek olan "batık maliyet" yalnızca dış gövde lançer tüpleri,
kaynak işçiliği, tersane havuzlama bedeli ve ANC AR-GE'sidir (Yaklaşık
12,2 Milyon Dolar). Bu da 2 gemi için yıllık operasyonel sigorta/güvenlik
maliyetini kabul edilebilir seviyeye çeker.
2. Yenilenen Maliyet-Etkinlik Matrisi (Söküm
Senaryolu)
|
Parametre |
Klasik
Yatırım Modeli (Söküm Yok) |
Taşınabilir
Donanım Modeli (Cross-Decking Var) |
Stratejik
Değerlendirme |
|
Toplam
Proje Maliyeti |
25,2
Milyon Dolar |
25,2
Milyon Dolar |
İlk
yatırım bütçesi aynı kalır. |
|
Batık
Maliyet (Hurdaya Giden) |
25,2
Milyon Dolar (%100) |
~12,2
Milyon Dolar (%48,4) |
Sadece
işçilik, havuzlama ve gövdeye özel ANC donanımı batık maliyettir. |
|
Kurtarılan/Taşınan
Varlık |
0 Dolar
(%0) |
~13,0
Milyon Dolar (%51,6) |
ZARGANA
beyni ve ZOKA mühimmatları sonraki projeler için hazır fona dönüşür. |
|
Gemi
Başına Yıllık Maliyet (5 Yıl Kalan Ömür İçin) |
2,52
Milyon Dolar / Yıl |
1,22
Milyon Dolar / Yıl |
Taşınabilir
varlıklar düşüldüğünde yıllık gövde idame maliyeti yarı yarıya düşer. |
|
Askeri
Karar Karşılığı |
Maliyet-Etkin
Değil |
Yüksek
Derecede Maliyet-Etkin |
Yatırımın
yarısından fazlası gelecekteki gemilerin bütçesinden düşülecektir. |
3. Taktik ve Operasyonel Kazanımlar (Askeri Kararın
Getirisi)
Bu bütçe rasyonalizasyonunun yanı sıra, askeri karar
vericiye (Deniz Kuvvetleri Komutanlığı) sağladığı taktiksel esneklikler
azımsanamaz:
- "Gap-Filler" (Boşluk
Doldurma) Güvencesi: Reis sınıfı denizaltıların üretim takviminde
veya deniz kabul testlerinde yaşanabilecek olası 1-2 yıllık sarkmalar,
Doğanay ve Dolunay gemilerinin ZARGANA ve ANC ile en üst seviyede
"hayalet" tutulması sayesinde ulusal güvenlik riski yaratmadan
absorbe edilir.
- Mürettebat Alışkanlığı (Doktrin
Geçişi): Ay
sınıfı personeli, yeni gemilere geçmeden önce ZARGANA'yı aktif olarak
kullanmayı, taktik dekoy fırlatma doktrinlerini su altında tecrübe etmeyi
öğrenir. Bu sayede yeni nesil gemiler envantere girdiğinde personelin
adaptasyon süresi sıfıra iner.
Sonuç Revizyonu
Sistemlerin başka gemilere aktarılabilirliği göz önüne
alındığında, bu modernizasyon projesi bir "harcama" olmaktan
çıkıp, sonraki gemilerin sistem tedariğinin Ay sınıfı üzerinden önden yapıldığı
bir "avans/köprü yatırım" haline gelir.
Maliyetlerin %51'inden fazlasının sonraki platformlara
devredilebiliyor olması, Doğanay ve Dolunay gemilerine bu yeteneklerin
kazandırılmasını kesinlikle Maliyet-Etkin ve askeri açıdan uygulanabilir bir
strateji sınıfına yükseltmektedir.
Reis Sınıfı (Type 214 TN) Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) Durumu
Reis Sınıfı (Type 214 TN) denizaltılarda
aktif bir Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) bulunmamaktadır.
Alman ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) lisansıyla
Gölcük Tersanesi'nde inşa edilen Reis sınıfı denizaltılar, su altındaki akustik
gizliliğini (hayaletlik kabiliyetini) aktif bir elektronik iptal
teknolojisiyle değil, asırlık Alman denizaltı ekolünün zirvesi sayılan "Pasif
ve Yapısal Akustik İzolasyon" pratikleriyle sağlamaktadır.
Reis sınıfının su altındaki gürültüsünü dünya
standartlarının bile altına indiren asıl tasarım çözümleri şunlardır:
1. Havadan Bağımsız Tahrik (AIP) ve Yakıt
Hücresi (Fuel Cell) Teknolojisi
Reis sınıfının en büyük gizlilik avantajı, su altında
haftalarca dizel motorlarını çalıştırmadan kalabilmesini sağlayan Siemens
PEM Yakıt Hücreli AIP sistemidir.
- Bu sistemde
elektrik üretimi elektrokimyasal bir reaksiyonla (hidrojen ve oksijenin
birleşmesi) yapılır.
- Ortada dönen
bir piston, krank mili veya jeneratör gibi mekanik titreşim kaynağı
olmadığından sistem doğuştan tamamen sessizdir. Dolayısıyla bu modda
gürültüyü aktif olarak sönümleyecek bir ANC sistemine ihtiyaç
kalmamaktadır.
2. Kalıcı Mıknatıslı Senkron Motor
(Permasyn)
Denizaltının pervanesini çeviren ana motor bir Siemens
Permasyn elektrik motorudur.
- Klasik
elektrik motorlarının aksine çok düşük devirlerde bile yüksek tork
üretebilen bu özel motor, fırçasız yapısı sayesinde mekanik sürtünme
gürültüsünü neredeyse sıfıra indirmektedir.
3. Akustik Kaplama ve Gelişmiş Şok Takozları
(Yüzer Güverte)
Reis sınıfının iç yapısında, dizel motorlar ve
kompresörler gibi gürültü üreten tüm harici cihazlar, mukavim tekneye (çelik
gövdeye) doğrudan temas etmez.
- Bu cihazlar "Yüzer
Güverte" adı verilen akustik sönümleyici elastomer takoz blokları
üzerine yerleştirilmiştir.
- Ayrıca
denizaltının dış hidrodinamik gövdesi, iç gürültünün suya yayılmasını
önleyen ve düşman aktif sonarlarının gönderdiği ses dalgalarını yutan
gelişmiş akustik emici kaplamalarla donatılmıştır.
Neden Reis Sınıfında ANC Yok da MİLDEN'de
Planlanmalı?
Reis sınıfı, Türkiye'nin yabancı bir tasarıma (Alman
Type 214) sadık kalarak inşa ettiği ortak bir üretim projesidir. Bu nedenle
geminin temel akustik ve mekanik mimarisine müdahale edilip sonradan bir ANC
yerleştirilmesi telif hakları ve orijinal tasarım bütünlüğü açısından tercih
edilmemiştir.
Ancak Türkiye'nin tamamen kendi özgün tasarımı olan ve
ilk etapta 6 adet inşa edilmesi kararlaştırılan MİLDEN (Milli Denizaltı)
projesinde tasarım özgürlüğü %100 Türk mühendislerinde olacağı için, bu projede
doğuştan entegre bir Milli Aktif Gürültü İptal Sistemi'nin (ANC)
kullanılması ana akustik hedeflerden biri olarak belirlenmelidir.
Milden’de Aktif Gürültü İptal Sistemi
(ANC) Durumu
MİLDEN projesinde Akustik Kaplama ve Yüzer
Güverte bulunması, Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) ihtiyacını ortadan
kaldırmaz, aksine ANC bu pasif sistemlerin "tamamlayıcısı" ve
aşamadığı sınırların kurtarıcısıdır.
Denizaltı mühendisliği ve su altı akustiğinde mutlak
hayaletliğe (ultra-low acoustic signature) ulaşmak için bu iki yöntem
birbirinin alternatifi değil, birlikte çalışması gereken sacayaklarıdır.
Bunun teknik ve fiziksel gerekçeleri şu şekildedir:
1. Frekans Ayrımı (Fiziksel Sınırlar)
Akustik Kaplama ve Yüzer Güverte gibi yöntemler "Pasif
Sönümleme" sistemleridir ve fiziğin doğası gereği her frekansı
engelleyemezler:
- Pasif Sistemlerin
Sınırı (Orta ve Yüksek Frekanslar): Elastomer takozlar ve kauçuk
kaplamalar, orta ve yüksek frekanslı (tiz) sesleri (pompa şırıltıları,
yüksek devirli dişli sesleri) absorbe etmede çok başarılıdır. Ancak Çok
Düşük Frekanslı (Bas) titreşimlere karşı çaresiz kalırlar.
- ANC'nin
Devreye Girdiği Yer (Alçak Frekanslar): Dizel motorların ve ana
şaftın ürettiği 10 Hz - 200 Hz arasındaki alçak frekanslı, kütlesel bas
titreşimler dalga boyu çok uzun olduğu için şok takozlarından ve
kaplamalardan sızarak çelik gövdeye (mukavim tekneye) ulaşır. Su altında
yüzlerce kilometre uzağa gidebilen bu tehlikeli "alçak frekans
imzasını" yok edebilecek tek teknoloji Aktif Gürültü İptal
Sistemidir (ANC). ANC, tam bu sızan alçak frekanslara zıt fazda sinyal
üreterek onları nötürler.
2. Yüzer Güverte Yaşlanması ve Deformasyon
(Mühendislik Sınırı)
- Yüzer
güvertelerin altında kullanılan kauçuk/elastomer takozlar tonlarca
ağırlıktaki jeneratörlerin ve motorların altında yıllar geçtikçe (ve derin
dalışlardaki yüksek basınç döngüleriyle) ezilir, sertleşir ve özelliğini
kaybetmeye başlar.
- Takozlar
deforme oldukça mekanik gürültüyü mukavim tekneye daha fazla iletirler. ANC
sistemi ise akıllı ve dinamik bir yazılım altyapısına sahip olduğu
için, takozlar yaşlansa bile değişen gürültü seviyesine göre kendi
algoritmasını günceller ve denizaltının yaşlansa dahi ilk günkü gibi
sessiz kalmasını sağlar.
3. Değişken Operasyonel Modlar ve Rezonans
- Bir denizaltı
yüksek sürate çıktığında veya acil manevra yaptığında motor yataklarındaki
stres ve rezonans (titreşim) seviyesi pasif takozların sönümleme
kapasitesini aşar.
- Aktif Gürültü
İptal Sistemi, motor devrindeki ve rezonanstaki anlık değişimleri
mikrosaniyeler içinde algılayarak dinamik olarak devreye girer. Pasif
sistemler bu tarz anlık şok titreşim dalgalanmalarına uyum sağlayamazlar.
Özet Sonuç (MİLDEN Tasarım Doktrini)
Eğer MİLDEN'de sadece Akustik Kaplama ve Yüzer Güverte
kullanılırsa, gemi en fazla Reis Sınıfı seviyesinde bir sessizliğe
ulaşabilir.
Ancak hedefimiz okyanus varyantı nükleer
denizaltılarla boy ölçüşebilecek, modern sonar teknolojilerini (örneğin yapay
zeka tabanlı alçak frekans analizörlerini) tamamen aldatabilecek dünya
çapında bir "Hayalet Denizaltı" inşa etmekse; Akustik Kaplama ve
Yüzer Güverte'nin sızdırdığı o son alçak frekans kırıntılarını da Aktif
Gürültü İptal Sistemi (ANC) ile yok etmek bir mühendislik zorunluluğudur.
Reis Sınıfı (Type 214 TN)’na Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) Modu Uygulaması
MİLDEN projesi için geliştirilecek olan yerli ve milli Aktif Gürültü İptal
Sistemi (ANC), Reis Sınıfı (Type 214 TN) denizaltılarımızın yarı ömür
modernizasyon (YÖM) dönemlerinde veya planlı kapsamlı bakım evrelerinde bu
gemilere de başarıyla uygulanabilir.
Teknik olarak bu entegrasyonun önündeki engeller,
MÜREN ve yerli sonar tecrübelerimiz sayesinde aşılabilir durumdadır ve süreç şu
mühendislik dinamikleriyle işler:
1. Entegrasyonu Kolaylaştıran Faktörler
- Gölcük
Tersanesi'nin Tasarım Hakimiyeti: Reis sınıfı denizaltılar Almanya
lisanslı olsa da Gölcük Tersanesi Komutanlığı bu gemilerin blok imalatını,
donatımını ve montajını sıfırdan kendisi yapmaktadır. Geminin iç mekanik
ve akustik haritasına (titreşim noktalarına) tam anlamıyla hakimiz.
- Yüzer Güverte
Altyapısının Hazır Olması: Reis sınıfında zaten mevcut olan
"Yüzer Güverte" şok takozları, ANC aktüatörlerinin
yerleştirilmesi için mükemmel bir fiziksel taban oluşturur. Sıfırdan bir
motor yatağı tasarlamak yerine, mevcut takoz bloklarının aralarına veya
altına yerli piezoelektrik algılayıcılar ve sönümleyici aktüatörler
yerleştirilebilir.
2. Aşılması Gereken Kritik Pitfall (Tuzak):
Alman Telif ve Tasarım Hakları
- Telif
Sınırları:
Reis sınıfı projelerinde (YTDP) Alman ThyssenKrupp (TKMS) firması ile
yapılan sözleşmeler, geminin mukavim yapısı ve kritik sistem yerleşimleri
üzerinde lisans hakları barındırır.
- Çözüm (Milli
Egemenlik):
Türkiye, daha önce Ay sınıfında yabancı sistemleri söküp MÜREN'i
takarak, Preveze sınıfında ise PREYÖM projesiyle yine Alman
tasarımına milli sistemleri entegre ederek bu "sözleşme ve
tasarım" duvarlarını mühendislik gücüyle aşabileceğini dünyaya
kanıtlamıştır. Reis sınıfına yapılacak bir ANC dokunuşu da benzer bir
milli kararlılıkla yürütülebilir.
3. Reis Sınıfına ANC Eklenmesinin Taktik
Sonucu
Reis sınıfı, su altında zaten hidrojen yakıt hücreleri
(AIP) sayesinde muazzam bir sessizliğe sahiptir. Ancak şnorkel yapmak için
(bataryaları doldurmak adına) mecburen dizel motorlarını çalıştırdığı anlarda
veya yüksek süratli intikallerde akustik imzası kaçınılmaz olarak yükselir.
Reis sınıfına entegre edilecek bir milli ANC sistemi, dizel motorlar
devredeyken bile geminin alçak frekanslı bas gürültüsünü yok ederek,
şnorkel esnasında denizaltının düşman deniz karakol uçakları veya sonar ağları
tarafından yakalanma riskini minimuma indirir.
Özetle
geliştirilen ANC teknolojisinin Reis sınıfına uygulanması, projenin 22
gemilik ölçek ekonomisi modelini finansal olarak tam anlamıyla doğrular ve
Reis sınıfını dünya üzerindeki en sessiz Type 214 varyantı haline getirir.
22 Gemilik Ölçek Ekonomisi ile Proje Genel Bütçe Revizesi
Aktif Gürültü İptal Sistemi (ANC) AR-GE bütçesinin tek
bir projeye yüklenmeyip; 2 Ay, 4 Preveze, 4 Gür, 6 Reis ve 6 MİLDEN
sınıflarından oluşan Türk Deniz Kuvvetleri'nin 22 gemilik tüm modernizasyon
ve yeni inşa denizaltı programı genelinde ölçekleneceği kabulü, projenin
finansal ve stratejik doğasını tamamen değiştirir.
Bu senaryo altında, ilk yatırımdaki ANC AR-GE maliyeti
bir "batık maliyet" veya tek seferlik harcama olmaktan çıkar; yerli
savunma sanayi literatüründe Tekrarlanmayan Mühendislik Gideri
(Non-Recurring Engineering - NRE) statüsüne geçer. Bu vizyon doğrultusunda
yenilenen Maliyet-Etkinlik (Askeri Karar) Analizi ve oluşan yeni
finansal ekosistem şu şekildedir:
1. ANC Maliyetinin Filo Genelinde Sönümlenmesi
(Amortisman Dağılımı)
İlk analizde, 2 gemilik Ay sınıfı için tahmini 7,0
Milyon Dolar olarak öngörülen ANC bütçesinin yaklaşık 4,0 Milyon Dolarlık kısmı
tamamen çekirdek algoritma yazılımı, hidrofon-aktüatör eşleştirme AR-GE'si ve
laboratuvar testlerine (NRE) aittir. Geri kalan 3,0 Milyon Dolar ise fiziksel
donanım tedariği ve gemiye özel montaj işçiliğidir.
Bu akustik teknoloji 2 adet Ay, 4 adet Preveze, 4
adet Gür, 6 adet Reis ve 6 adet MİLDEN olmak üzere toplam 22 gemilik
devasa bir milli program havuzuna yayıldığında:
- Gemi Başına Düşen AR-GE Yükü: 4.000.000 $ / 22 Gemi = ~181.800
Dolar seviyesine geriler.
- Ay Sınıfının Gerçek ANC
Faturası: Ay
sınıfı son iki gemi için AR-GE yük payı 4,0 Milyon Dolar yerine sadece ~363.600
Dolar olur. Fiziksel donanım ve tersane montaj entegrasyonu (3,0
Milyon $) ile birleştiğinde, Ay sınıfının toplam gerçek ANC maliyeti 7,0
Milyon Dolardan ~3,36 Milyon Dolara düşer.
2. Konsolide Proje Bütçesi ve Amortisman Dağılımı (22
Gemi Ölçekli Model)
Sistemlerin hizmet ömrü sonunda sonraki gemilere
taşınabilirliği (Zargana için cross-decking lojistiği) ve ANC AR-GE'sinin 22
gemilik filo genelinde standartlaştırılması ilkeleri birleştiğinde, 2 gemilik
Ay sınıfı projesinin mali portresi radikal şekilde hafifler:
|
Maliyet
Kalemi / Sistem |
İlk Durum
(Ölçeklemesiz) |
Yeni Durum
(22 Gemi Ölçekli + Taşınabilir) |
Finansal
Karakteristik ve Geri Kazanım |
|
ASELSAN
ZARGANA Sistemi |
10,0 Milyon
$ |
0 Dolar
(Net Yatırım) |
Ay sınıfı
sonrası yeni gemilere taşınacak varlık (%100 kurtarılan). |
|
ZOKA
Akustik Dekoy Stoğu |
3,0 Milyon
$ |
0 Dolar
(Net Yatırım) |
Mühimmat
havuzunda kalır, sonraki gemilerce sarf edilir. |
|
ANC AR-GE
Payı (NRE) |
4,0 Milyon
$ |
363.600
Dolar |
%91'i
diğer 20 geminin (MİLDEN-Reis vb.) bütçelerine dağıtıldı. |
|
ANC
Fiziksel Donanım + Montaj |
3,0 Milyon
$ |
3,0 Milyon
$ |
Ay
sınıfına gömülü batık maliyet (Sökülemez). |
|
Tersane
Havuzlama & SAT |
3,0 Milyon
$ |
3,0 Milyon
$ |
Operasyonel
emniyet için harcanan batık mühendislik bedeli. |
|
Öngörülemeyen
Pay (%10) |
2,2 Milyon
$ |
636.400
Dolar |
Düşen risk
payına bağlı olarak bütçe içinde minimize edildi. |
|
AY SINIFI
GERÇEK NET FATURASI |
25,2
Milyon $ |
~7,00
Milyon $ |
Yatırımın
%72'sinden fazlası gelecek projelere fon/sistem olarak devredildi. |
3. Askeri Karar (Maliyet-Etkinlik) Açısından Nihai
Vizyon
Bu çoklu platform ölçekleme modeli, Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) karar vericileri için projeyi
"Kaçırılmayacak bir Stratejik Fırsat" seviyesine yükseltir:
- Ay Sınıfı Bir "Akustik
Test Laboratuvarı" Olur: Yeni geliştirilen bir ANC sistemini doğrudan
400-500 milyon dolarlık sıfır kilometre bir Reis sınıfı denizaltıya veya
tasarım aşamasındaki MİLDEN'e ilk kez takıp denemek çok büyük bir
teknolojik ve operasyonel risktir. Ay sınıfı son iki gemi, bu stratejik
milli teknolojinin deniz kabul testlerinin (SAT) yapılacağı, risklerin
sönümleneceği mükemmel ve düşük maliyetli bir "Canlı Test
Platformu" (Test-Bed) haline gelir.
- Tüm Filoda Akustik
Standartlaşma: Ay
sınıfında doğrulanacak olan ANC algoritmaları; Preveze ve Gür sınıflarının
modernizasyon süreçlerine veri sağlayacağı gibi, 6 gemilik Reis sınıfına
sonradan entegre edilebilmesinin önünü açar. En önemlisi, 6 gemilik ilk
etap MİLDEN inşası sırasında daha tasarım aşamasında (blokların montaj
yerleşiminde) mukavim tekneye yapısal olarak işlenir. Bu da geleceğin
tamamen milli denizaltısını doğuştan "tam hayalet" yapar.
- Finansal Rasyonalite: Sadece 7 milyon dolarlık net
bir harcamayla hem iki emektar geminin kalan ömürleri boyunca en üst düzey
hayalet korumayla (Zargana + ANC) görev yapması sağlanır hem de Türk
savunma sanayisi denizaltı akustiğinde çağ atlar.
Sonuç
ANC AR-GE'sinin filo genelinde (2 Ay, 4 Preveze, 4 Gür, 6 Reis, 6 MİLDEN) standartlaştırılması kabulüyle, bu proje bir modernizasyon harcaması olmaktan tamamen çıkmış; Türkiye'nin gelecek 30 yıllık Milli Denizaltı Doktrini'nin en kritik akustik AR-GE basamağına dönüşmüştür. Karar kesinlikle makro düzeyde Maliyet-Etkin ve yüksek derecede stratejiktir.
Kritik
Taktiksel & Lojistik Hususlar
1. Hidrojen / Oksijen Sızıntısı ve Güvenlik Altyapısı
(ANC İçin Pitfall)
Reis sınıfı ve gelecekteki MİLDEN için planladığımız Aktif
Gürültü İptal Sistemi (ANC), elektrik akımıyla çalışan hassas aktüatörler
ve sensörler barındırır. AIP (Havadan Bağımsız Tahrik) sistemine sahip
denizaltılarda, hidrojen ve oksijen gazlarının sirkülasyonu hayati önem taşır.
- Rapor Eklemesi: Geliştirilecek ANC
donanımlarının, en ufak bir gaz sızıntısında kıvılcım çıkarıp
yangın/patlama riski yaratmaması adına askeri standartlarda "Ex-proof"
(Patlamaya Dayanıklı/Kıvılcım Çıkartmaz) sertifikasyonuna sahip olacak
şekilde tasarlanması gerektiği bütçe/risk payına eklenmelidir.
2. Akustik Kütüphane ve Veri Paylaşımı (MÜREN - ANC
Bağı)
Menzil analizinde MÜREN'in gelişmiş sinyal işleme
gücünden bahsettik. ANC sistemi çalışırken, motorların sesini zıt fazda
sıfırlamaya çalışırken kendi sonarımızın kulaklarını sağır etmemelidir.
- Rapor Eklemesi: ANC işlemcisinin ürettiği ters
faz sinyalleri, MÜREN Savaş Yönetim Sistemi'nin Akustik Filtreleme
Kütüphanesi'ne gerçek zamanlı olarak beslenmelidir. Böylece
denizaltının kendi sonar operatörleri, ANC'nin ürettiği yapay sesleri
"kendi gürültüsü" olarak otomatik eler ve dış hedefleri
dinlemede hiçbir körlük yaşamaz.
3. "Cross-Decking" Lojistik Depolama Süresi
Ay sınıfı denizaltıların (TCG Doğanay ve TCG Dolunay)
emeklilik tarihi ile yeni gemilerin (örneğin son Reis sınıfı gemiler veya ilk
MİLDEN) hizmete girme tarihleri arasında 1 ila 3 yıllık bir lojistik boşluk
oluşabilir.
- Rapor Eklemesi: Ay sınıfından sökülecek olan 13 Milyon Dolar değerindeki ZARGANA ve ZOKA sistemlerinin, bu geçiş döneminde Gölcük Tersanesi bünyesindeki iklimlendirmeli, statik korumalı askeri depolarda (Nem ve sıcaklık kontrollü) muhafaza edilmesine dair lojistik yönetim planı rapora dahil edilmelidir.
Kapanış:
Bu çalışma, Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki Ay
Sınıfı (Tip 209/1200) denizaltıların tarihsel gelişim süreçlerini, geçirdikleri
operasyonel evrimleri ve AY-MÜREN modernizasyonu ile su altı harbinde
elde edilen akustik bağımsızlık miladını kapsamlı bir mühendislik
perspektifiyle kayıt altına almıştır.
Detaylandırılan 55,9 metre ile 61,2 metre arasındaki gövde
uzatma (hull plug) mühendisliği gerekçeleri, denizaltının su altı
stabilitesi, batarya kapasitesi ve akustik menzil kazanımları arasındaki hassas
dengeyi net bir şekilde ortaya koymuştur. Burnun en ucundaki Meteksan MSH-01
ıslak taraf sensör altyapısı ile mukavim tekne içindeki yerli ARMERKOM
MİLPAS sinyal işleme sisteminin entegrasyonu, Türk savunma sanayisinin su
altı akustiğinde kendi göbeğini kestiğinin en somut kanıtıdır. Bu bütünsel
altyapının TÜBİTAK MÜREN Savaş Yönetim Sistemi konsollarında birleşmesi,
milli ağır torpido ROKETSAN AKYA ve DM2A4 mühimmatlarının çoklu
angajman yeteneğiyle taçlanmasını sağlamıştır.
Gelecek vizyonu kapsamında incelenen Aktif Gürültü
İptal Sistemi (ANC) ve ASELSAN ZARGANA modernizasyonları, donanma
lojistiğinde Cross-Decking (taşınabilir varlık aktarımı) ve ölçek
ekonomisi pratiklerinin önemini ispatlamıştır. ANC AR-GE maliyetlerinin 22
gemilik (2 Ay, 4 Preveze, 4 Gür, 6 Reis, 6 MİLDEN) entegre donanma havuzuna
dağıtılması, emektar platformları milli ve riskli teknolojiler için düşük
maliyetli birer canlı test platformuna (test-bed) dönüştürerek makro
bütçe yönetimini rasyonel ve yüksek derecede stratejik bir seviyeye
yükseltmiştir.
Derleyen: Çınar Çakmak
