24 Temmuz 2026 Cuma
Eli kan, kılıcı kan,
Sinesi üryan, ciğeri püryan,
Meydan-ı şehadette Allah yoluna revan.
Kahrımız, gazabımız düşmana ziyan!
Adüvv'den korkmadık,
Korkmayız hiçbir zaman.
Kur'an'da zafer vaadediyor Hazreti Yezdan.
Uğrun açık olsun ey Serdar-ı Mücahid!
Hüda kılıncını keskin etsin,
Ömrünü gün gibi medid!
Fahr-i alemi hoşnud ettin;
Hakk, gazay-u ekberin
Etsin mübarek ve said!
Radar Faktörü. Çoklu Bant Sensör Füzyon Kompleksi
Derlemedir!
F-35, F-22 ve B-2 gibi "hayalet"
(stealth) uçakları en uzun menzilde ve en etkin şekilde tespit edebilen yer
konuşlu radarlar, VHF (Very High Frequency - Çok Yüksek Frekans / 30-300
MHz) ve UHF (Ultra High Frequency - Ultra Yüksek Frekans / 300 MHz - 1
GHz) bandında çalışan Metrik / Desimetrik alçak frekans (uzun dalga
boyu) bandında çalışan radarlardır.
Alçak Frekans Radarlarının Avantajı ve Çalışma
Prensibi
F-22 ve F-35 gibi avcı uçaklarının gövde tasarımları
ve üzerlerindeki radar soğurucu kaplamalar (RAM), öncelikli olarak hava savunma
füzelerinde ve savaş uçaklarında kullanılan yüksek frekanslı X-bandı (8-12
GHz) ile Ku/K/Ka bantlarını atlatmak üzere optimize edilmiştir.
Ancak bir radar dalgasının boyu, uçağın burun, kanat
uçları veya dikey kuyruk gibi yapısal parçalarının boyutuyla eşleştiğinde veya
yaklaştığında Rezonans Etkisi tetiklenir. Bu durum, stealth kaplamaları
etkisiz bırakarak uçağın radar kesit alanını (RCS) dramatik şekilde büyütür ve
uçağın kilometrelerce uzaktan erken ihbar radarları tarafından yakalanmasını
sağlar.
Neden VHF ve UHF Bandı? (Fiziksel Gerçeklik)
F-22 ve F-35 gibi uçakların gövde tasarımları, hava
savunma sistemlerinin atış kontrol için kullandığı X-bandı (8-12 GHz) ve
Ku-bandı gibi kısa dalga boylu mikrodalga radarlarını saptırmak üzere
optimize edilmiştir.
·
Rezonans Etkisi: VHF
bandındaki radarların dalga boyları (1 ila 10 metre arası), hedef uçağın kanat
açıklığı, dikey stabilize veya kuyruk boyutlarıyla benzer ölçektedir. Bu durum
fiziksel bir rezonans (Rayleigh saçılması) oluşturur.
· Tasarım Etkisizliği: Uçağın üzerindeki radar emici boyalar (RAM) ve geometrik açılar bu kadar uzun dalga boylarını yutamaz veya saptıramaz. Sonuç olarak, uçağın Radar Kesit Alanı (RCS) dramatik şekilde büyür ve uçak adeta sıradan bir hedef gibi görünür.
Hava Savunma Sistemlerine Veri Aktarımı ve Angajman
VHF ve UHF radarları dalga boyları çok büyük olduğu
için uçağın yerini tam bir nokta atışı olarak (hedef takip kalitesinde)
belirleyemez ve doğrudan füzeyi uçağa yönlendiremez. Bu sebeple modern ordular
bu açığı kapatmak için Ağ Merkezli Çoklu Bant (Multi-Band) Entegrasyonu
kullanır:
1. Erken İhbar: Bölgeyi tarayan alçak frekanslı bir
radar (örneğin Rus yapımı Nebo-M veya Çin yapımı JY-27) yüzlerce
kilometre uzaktan F-35 veya F-22'nin yaklaştığını tespit eder.
2. Koordinat Paylaşımı/ Veri Bağı (Data
Link): Tespit edilen genel konum ve rota bilgileri,
entegre hava savunma ağının (AESA mimarisi üzerinden) komuta kontrol merkezine
dijital olarak aktarılır.
3. Dar Alan Taraması / Kilitlenme: Hedefin geleceği yönü önceden bilen
hava savunma sistemine ait dar açılı ama çok hassas L-bandı, S-bandı
(örn. S-400 radarları) veya X-bandı atış kontrol radarları o bölgeye
odaklanır. Uçak yaklaştıkça hedefi kilit kalitesinde izlemeye başlar ve füzeyi
ateşler.
4. Terminal Aşama: Füze hedefe yaklaştığında, kendi
üzerindeki aktif radar arayıcı başlığı (genelde X-bandı) veya kızılötesi
(IR/IIR) arayıcı sensörleri devreye girerek uçak çok yakın menzilde olduğu için
stealth özelliğine bakılmaksızın imha işlemini gerçekleştirir.
Özet Tablo: Radar Bantlarının Karşılaştırması
|
Radar Bandı |
Menzil / Stealth Tespiti |
Çözünürlük (Hassasiyet) |
Birincil Kullanım Amacı |
|
VHF
(Metrik) |
En Uzun /
En Etkin |
Düşük
(Kaba koordinat) |
Erken
Uyarı ve Stratejik Arama |
|
UHF
(Desimetrik) |
Uzun /
Etkin |
Orta |
Erken
Uyarı ve Takip Başlatma |
|
L / S-Band |
Orta /
Sınırlı |
İyi |
Bölgesel
Arama ve Takip |
|
X /
Ku-Band |
Çok Kısa
(Geometriden kaçar) |
Çok Yüksek |
Füze
Güdümü ve Atış Kontrol |
Hava savunma doktrinlerinde stealth uçaklara karşı
kesin çözüm; VHF bandı ile erken tespit yapmak, veriyi gelişmiş füze
sistemlerine ağ merkezli aktarmak ve terminal aşamada füzeyi hedefe ulaştırmak
için kızılötesi/optik (IRST) ya da aktif radar arayıcı başlıkları
kombinasyon halinde kullanmaktır.
B-2 Spirit İstisnası
B-2 Spirit ve yeni nesil B-21 Raider gibi uçan kanat
(flying wing) tasarımına sahip stratejik bombardıman uçaklarında dikey kuyruk
kanatları bulunmaz. Bu özel geometri, onların VHF ve UHF bandındaki rezonans
etkisine karşı da F-22 ve F-35'e kıyasla çok daha dirençli olmasını sağlar.
Ancak çok güçlü yer konuşlu VHF/UHF radarları ile pasif radar sistemleri (cep
telefonu/radyo kulelerinin sinyal bozulmalarını izleyen sistemler) bu uçakları
da belirli mesafelerden yakalayabilmektedir.
S-400 sistemindeki VHF/UHF Erken Uyarı
Radarı ve Dar Açı Tarama (L/S/X-Band) radarları
S-400 Triumf hava savunma sistemi, tek bir radar
yerine farklı frekans bantlarında çalışan ve birbiriyle entegre olan bir
radarlar kompleksi (sensör ağı) kullanır. Sistemin stealth (hayalet)
uçakları avlamak ve genel hava savunması sağlamak için kullandığı VHF/UHF erken
uyarı mimarisi ile dar açı tarama yapan L/S/X-band radarlarının detayları şu
şekildedir:
1. Anti-Stealth / Erken Uyarı Radarları (VHF / UHF
Bantları)
S-400 bataryaları, hayalet uçakları çok uzak
mesafelerden yakalayabilmek için organik radarlarının yanı sıra doğrudan komuta
kontrol merkezine entegre edilebilen gelişmiş alçak frekanslı dış radarlar
kullanır.
·
Nebo-M / Nebo-UM Radar Kompleksi (VHF/UHF):
o Görevi: S-400
ağının en stratejik "gözü" konumundadır. F-35, F-22 ve B-2 gibi
uçakları 600 kilometreye varan menzillerden tespit edebilir.
o Çalışma Mantığı: Bünyesinde
bulunan RLM-M (VHF) ve Protivnik-G (L-Band) gibi farklı alt radar
panellerini birleştirir. VHF bandının metre ölçeğindeki uzun dalga boyları,
hayalet uçakların gövde geometrisini pas geçerek doğrudan uçakta rezonans
oluşturur. Bu sayede uçağın radar soğurucu boyası (RAM) ve radar kesit alanı
(RCS) avantajı tamamen kırılır.
o Çıktısı: Uçağın
gökyüzünde var olduğunu ve kaba koordinatlarını (büyük bir veri bulutu
olarak) belirleyip saniyeler içinde S-400 komuta merkezine iletir.
2. Durumsal Farkındalık ve Arama Radarları (L / S
Bantları)
Bu radarlar, S-400 bataryasının ana arama
unsurlarıdır. VHF radardan gelen istihbarat alanına yoğunlaşarak hedef takibini
daraltırlar.
·
91N6E "Big Bird" Panoramik Tespit Radarı (L / S Bandı):
o Görevi: S-400
taburunun birincil büyük arama radarıdır. Yaklaşık 600 km menzile sahiptir ve
aynı anda 300 hedefi izleyebilir.
o Özelliği: Elektronik
karıştırmaya karşı olağanüstü dirençlidir. Stealth uçaklar bu banda karşı VHF
kadar zayıf olmasa da, 91N6E çift taraflı (back-to-back) dönen devasa faz
dizinli (phased array) anteniyle gökyüzünü sürekli tarayarak VHF'den gelen
veriyi doğrular.
·
96L6E Tüm İrtifa Tespit Radarı (S-Bandı):
o Görevi: Alçaktan
uçan seyir füzelerini (Cruise füzeleri), İHA'ları ve dağların arkasından
sızmaya çalışan hedefleri yakalamak için optimize edilmiştir. S-bandı, hem
arama menzili sunar hem de dar açıya geçiş öncesi hedef kalitesini artırır.
3. Hassas Dar Açı ve Atış Kontrol Radarı (X / I-J Bantları)
Füzenin uçağa kilitlenmesi ve onu imha etmesi için
gereken santimetrik hassasiyetteki veriyi bu aşama üretir.
·
92N6E "Grave Stone" Angajman Radarı (X-Bandı):
o Görevi: S-400
sisteminin "Ölümcül Vuruş" (Kill-Chain) radarıdır. Füzeleri hedefe
yönlendiren, uçağı santim santim takip eden nihai unsurdur.
o Çalışma Mantığı (Dar Açı Tarama): Normalde F-35 gibi bir uçak X-bandı radar ekranında
bir kuş kadar küçük görünür ve radar tüm gökyüzünü ararken bu sinyali gürültü
zannedip eler. Ancak Nebo-M (VHF) uçağın yerini kaba olarak
bildirdiğinde, 92N6E tüm enerjisini gökyüzüne dağıtmak yerine sadece o dar
alana (sektöre) odaklayarak (dar açı tarama) yüksek yoğunluklu X-bandı
dalgaları gönderir.
o Sonuç: Dar açıya
odaklanan yoğun enerji sayesinde hayalet uçaktan zayıf da olsa geri yansıyan
X-bandı sinyalleri yakalanır. Radar, hedefi net olarak kilit altına alır
(Lock-on) ve S-400 füzelerine terminal aşamada rehberlik sağlar.
Özetle S-400'ün İşleyiş Zinciri
|
Radar Tipi |
Bant Grubu |
S-400'deki Karşılığı |
Stealth Karşısındaki Rolü |
|
Erken
Uyarı |
VHF / UHF |
Nebo-M /
Nebo-UM |
Rezonans
etkisiyle uçağın gizliliğini bozar, uzaktan yerini bulur. |
|
Geniş
Arama |
L / S
Bandı |
91N6E
"Big Bird" |
Hedef
takibini derinleştirir, karıştırmaları önler. |
|
Atış
Kontrol |
X Bandı |
92N6E
"Grave Stone" |
Dar açı
odaklanmayla zayıf sinyali yakalar, füzeyi uçağa kilitler. |
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Rusya'dan satın aldığı S-400 Triumf sistemleriyle birlikte sistemin ana unsurlarını oluşturan L/S/X-bandındaki organik radarları edinmiştir. Ancak, hayalet uçakları çok uzak mesafelerden tespit etmek için kullanılan harici alçak frekanslı VHF/UHF radar kompleksleri (Nebo-M vb.) bu pakete dahil edilmemiştir.
1. TSK Envanterindeki Organik Radarlar (Edinilenler)
·
91N6E "Big Bird" Panoramik Tespit Radarı (L-Bandı): S-400 filosunun ana arama-tarama ve
yönetim radarıdır. TSK envanterinde 1 adet ana arama birimi olarak yer
almaktadır. 600 km menzile sahip olan bu radar, gelen tehditlerin genel
koordinatlarını belirlemekten sorumludur.
·
92N6E "Grave Stone" Angajman ve Atış Kontrol Radarı (X-Bandı): Sistemdeki füzelerin hedefe
kilitlenmesini ve yönlendirilmesini sağlayan nihai "kill-chain" (atış
kontrol) radarıdır. TSK envanterinde batarya başına birer adet olmak üzere 2
adet mevcuttur.
· 96L6E "Cheese Board" Tüm İrtifa Tespit Radarı (S-Bandı): Alçaktan ve yüksekten gelen seyir füzeleri ile uçakları ayırt etmek, ana arama radarına destek olmak için kullanılan mobil radardır. Türkiye bu radardan 2 adet edinmiştir. Ayrıca alçak irtifa tespit yeteneğini artırmak için yükseltilebilir 40V6M direk (mast) sistemi de tedarik edilmiştir.
TSK Bu Durumda Stealth Uçakları Nasıl Tespit Edecek?
Türkiye, S-400'ün yanında Rusya'nın anti-stealth VHF
radarlarını almamış olsa da, hayalet uçakları ve balistik füzeleri tespit etmek
için kendi milli radar ağını ve yerli teknolojilerini geliştirmektedir:
1. ASELSAN EİRS (Erken Uyarı Radar
Sistemi): Türkiye,
S-400'deki VHF eksikliğini kapatacak ve stealth uçakları uzun menzilden
yakalayabilecek yerli ve çok güçlü AESA (Aktif Faz Dizinli) Erken Uyarı
Radarlarını (S-Bandında çalışan ERALP vb.) üretmiş ve devreye almaya
başlamıştır.
2. Çelik Kubbe Entegrasyonu: Türkiye, NATO ağından bağımsız olan S-400'ü tamamen yerli yazılımlarla yönetilecek olan Çelik Kubbe Çok Katmanlı Hava Savunma Sistemi mimarisine entegre etmeyi planlamaktadır. Bu sayede, ASELSAN üretimi yerli erken uyarı radarlarından (erken aşamada stealth tespiti yapan) alınacak veriler, S-400'ün X-Bandı atış kontrol radarına (92N6E) beslenerek sistemin hayalet uçaklara karşı avcılık yeteneği milli imkanlarla en üst seviyeye çıkarılabilecektir.
67L6E Radar veya 67N6E Radar
| Source: Russian / PLA Low Band Surveillance Radars https://www.ausairpower.net/APA-Rus-Low-Band-Radars.html |
67N6E,
"Gamma-DE" (veya askeri kod adıyla Gamma-D) serisi radarın resmi Rus
askeri indeks kodudur. 67L6E kodu ile 67N6E kodu teknik olarak aynı
radar ailesini (Gamma-DE) ifade eder. Rus askeri
isimlendirme sisteminde "67N6E" projenin/sistemin genel devlet endeks
koduyken, "67L6E" daha çok üretim hattı, spesifik donanım bileşenleri
veya ticari ihracat varyant grupları için kullanılan tamamlayıcı bir koddur.
67L6E
"Gamma-DE", Rusya merkezli VNIIRT tarafından
geliştirilen ve hava savunma ağlarında hedef tespit ve takibi amacıyla
kullanılan L-bandı 3 boyutlu (3D) katı-hal elektronik taramalı
(ESA/AESA) mobil arama ve takip radarıdır.
Sistem, özellikle modern stealth (hayalet) uçaklar,
seyir füzeleri (cruise füzeleri) ve insansız hava araçları gibi tespit edilmesi
zor olan düşük radar kesit alanına (RCS) sahip hedefleri uzun menzillerden
tespit etmek üzere optimize edilmiştir.
67L6E Radarının Öne Çıkan Özellikleri
·
Çalışma
Frekansı (L-Bandı): 67L6E, atmosferik olumsuzluklardan
daha az etkilenen ve gizlilik teknolojisine sahip (stealth) hedefleri
yakalamada yüksek başarı gösteren L-bandı (D-bandı) frekans aralığında çalışır.
·
3 Boyutlu
(3D) Takip: Hedeflerin sadece yön ve mesafesini (2D)
değil, aynı zamanda irtifa (yükseklik) bilgisini de eş zamanlı olarak çok
hassas bir şekilde hesaplar.
·
Aktif
Elektronik Taramalı Dizi (AESA) Benzeri Mimari:
Katı-hal (solid-state) verici ve alıcı modüllerinden oluşan anten mimarisi,
radarın elektronik karıştırmaya (EW/Jamming) karşı olağanüstü yüksek direnç
göstermesini sağlar.
· Gelişmiş Veri Entegrasyonu: Radardan elde edilen izleme ve hedef verileri otomatik olarak komuta kontrol merkezlerine ve S-300, S-400 veya S-500 gibi uzun menzilli hava savunma füze sistemlerine doğrudan aktarılabilir.
Teknik Kapasite ve Performans
Hava savunma radarlarının genel çalışma prensipleri ve
menzil yapılandırmaları göz önüne alındığında, Gamma-DE varyantları şu
kabiliyetlere sahiptir:
·
Menzil
Kapasitesi: Konfigürasyona ve hedefin büyüklüğüne
bağlı olarak 400
kilometrenin üzerindeki hedefleri
rahatlıkla tespit edebilir.
·
Yükseklik
Kapsaması: 120 kilometre irtifaya kadar olan
balistik veya yüksek hızlı aerodinamik hedefleri izleme yeteneği bulunur.
· Mobilite: Sistem, taktik tekerlekli askeri kamyon şasileri üzerine entegre edilmiştir. Bu sayede kısa sürede konuşlandırılıp (yaklaşık 5-20 dakika) pozisyon değiştirebilir, bu da hayatta kalma kabiliyetini artırır.
Temel Sistem Mimarisi ve Bileşenleri
Bir
67N6E radar kompleksi, muharebe sahasında tam bağımsız çalışabilmek için şu ana
fiziksel bileşenlerden oluşur:
·
Dönen
Aktif Faz Dizi Anten (AESA):
Kendi döner tablası (turntable) üzerine monte edilmiş, elektronik huzme
yönlendirmeli katı-hal (solid-state) anten paneli.
·
Operatör
Kabini: Radarın sinyal işleme
bilgisayarlarını, komuta kontrol konsollarını, yedek parçaları ve kriptolu
haberleşme cihazlarını barındıran zırhlı konteyner.
·
Güç
Ünitesi: Sistemin şehirden
bağımsız çalışmasını sağlayan, iki adet güçlü dizel jeneratör içeren mobil
enerji istasyonu
· IFF (Dost-Düşman Tanıma): Anten yapısıyla entegre çalışan yerleşik sorgulama sistemi.
Muharebe Sahasındaki Teknik Yetenekleri
67N6E,
ağır elektronik harp (EW/Jamming) koşullarında ve yer/bulut yansımalarının
(clutter) yoğun olduğu ortamlarda çalışmak üzere tasarlanmıştır.
·
Düşük
RCS (Stealth) Avcısı: UHF L-bandı
(D-band) dalga boyu sayesinde hayalet uçakların radar emici boyalarını ve
geometrik gövde avantajlarını büyük ölçüde etkisiz kılar.
·
Balistik/Yüksek
İrtifa Takibi: Sadece seyir füzelerini
ve İHA'ları değil, çok yüksek irtifadan dik açıyla dalışa geçen taktik balistik
füzeleri de erken safhada tespit edebilir.
· Uzaktan Komuta: Düşman anti-radyasyon füzelerinin (radar avcı füzeleri) operatörleri vurmasını engellemek amacıyla, 1.000 metre uzaktaki bir komuta merkezinden fiber optik kablolar aracılığıyla tamamen uzaktan kontrol edilebilir.
Entegrasyon
ve S-400 Bağlantısı
67N6E, Rusya'nın stratejik hava savunma şemsiyesinin
(özellikle S-400 "Growler" sistemlerinin) isteğe bağlı arama ve erken
ihbar radarı bileşenlerinden biridir. Radar,
tespit ettiği verileri doğrudan batarya atış kontrol radarlarına aktararak
S-400 füzelerinin hedefi vurma simülasyonunu başlatır.
Spesifik Alt Varyantları
Radar, üreticisi VNIIRT (Almaz-Antey grubu) tarafından
farklı güç gereksinimleri, menzil ihtiyaçları ve taşıyıcı platform
entegrasyonlarına göre temel olarak üç ana alt varyant (ve bunların ihracat
sürümleri) halinde sunulmaktadır:
·
Gamma-D1
/ D1E: Serinin temel ve en yaygın varyantıdır.
Genellikle 40 km irtifada 1 m² radar kesit alanına (RCS) sahip hedefleri 400 kilometre enstrümantal menzilden
yakalayabilecek şekilde optimize edilmiştir.
·
Gamma-D2
/ D2E: Orta seviye güç çıkışına ve katı-hal
modül modifikasyonuna sahip varyanttır. Operasyonel menzili ve sinyal bastırma
kabiliyeti coğrafi şartlara göre uyarlanmıştır.
·
Gamma-D3
/ D3E: En yüksek verici modül gücü derecesine
(power rating) sahip alt varyanttır. Yoğun elektronik karıştırmanın (jamming)
olduğu muharebe sahalarında, stealth uçak ve seyir füzelerinin sinyallerini
"yakıp geçme" (burn-through) yeteneği geliştirilmiştir.
·
Platform
Varyantları (Çekili ve Özgüdümlü):
o Çekili Konfigürasyon:
Sistemin tırlara/kamyonlara bağlanarak taşınan sürümüdür; kurulum ve toplanma
süresi yaklaşık 20
dakikadır.
o Kendi Kendine Hareket Eden (Self-Propelled) Varyant:
Doğrudan ağır taktik askeri araç şasisi (örneğin BAZ veya KamAZ) üzerine
entegre edilmiş sürümdür. Kurulum süresi 5 dakikaya kadar indirilmiş olup
S-300PMU2 ve S-400 bataryalarıyla tam mobil uyum sağlar.
·
Gamma-S1TE:
Rusya tarafından Rosoboronexport aracılığıyla yabancı ülkelerin entegre hava
savunma (IADS) standartlarına uyum sağlayabilmesi için özel olarak dijital
arayüzleri modifiye edilmiş resmi ihracat paketidir.
İhraç Edilen Ülkeler ve Operasyonel Durum
67L6E, gelişmiş bir stratejik erken uyarı
bileşeni olduğu için Rusya tarafından her ülkeye satılmamakta, yalnızca derin
askeri ortaklığı olan sınırlı sayıda ülkeye transfer edilmektedir.
·
İran
İslam Cumhuriyeti (Operasyonel ve Tersine Mühendislik):
İran, Rusya'dan tedarik ettiği 67L6E teknolojisini kendi hava savunma ağına
entegre etmiştir. Bununla da kalmayıp radarın altyapısını tersine mühendislikle
(reverse-engineering) inceleyerek yerel olarak "Falaq" adını verdiği
yerli bir uzun menzilli L-band radar sistemi geliştirmiştir. Falaq radarları
2019 yılı itibarıyla İran Hava Kuvvetleri'nde aktif olarak operasyonel hizmete
alınmıştır.
·
Cezayir
ve Suriye (Entegre Hava Savunma Rolü): Akdeniz ve Kuzey
Afrika hattında Rus yapımı S-300 ve Buk-M2 sistemlerini yoğun şekilde kullanan
Cezayir ile Suriye'deki Rus hava savunma şemsiyesi bünyesinde, bu radar
konuşlandırılmıştır. Radarlar "Baikal-E" veya
"Polyana-D4M1" komuta kontrol merkezleri üzerinden avcı uçaklarına
yön ve irtifa bilgisi aktaracak şekilde operasyoneldir.
·
Bangladeş:
Güney Asya'daki hava savunma modernizasyon programı kapsamında Gamma-DE
varyantlarını envanterine katan ülkeler arasındadır. Geniş hava sahası izleme
ve erken ihbar amacıyla stratejik noktalarda nöbet tutmaktadır.
·
Venezuela:
Latin Amerika'nın en yoğun çok katmanlı hava savunma ağlarından birine sahip
olan Venezuela, Rusya'dan tedarik ettiği uzun menzilli füze sistemleri ve
radarları entegre bir biçimde kullanmaktadır. 67L6E, ülkenin merkezi hava
savunma komutanlığı altında erken uyarı görevlerinde yer almaktadır.
Operasyonel Sahadaki Karşılığı
67L6E, operasyonel olarak tek başına çalışan bir radar
değildir. Genellikle VHF bandında çalışan Nebo-M / 55Zh6M
gibi çok yüksek menzilli arama radarlarının "hedef tespit ettiği"
ancak hassas kilit atamadığı durumlarda devreye girer. VHF radardan gelen kaba
hedef verisi L-bandındaki 67L6E'ye aktarılır; 67L6E katı-hal AESA mimarisiyle
stealth hedefin hassas 3D koordinatlarını (açı, mesafe, yükseklik) belirleyerek
füzelerin ateşlenmesini sağlayan atış kontrol radarlarına (X-bandı) hedefi
adeta "tepsiyle sunar".
Türk Silahlı Kuvvetleri 67L6E veya 67N6E radarlarından tedarik etmemiştir.
Bu iki radar modeli de tıpkı önceki soruda geçen
VHF/UHF radarları gibi harici, genel amaçlı ve stratejik hava sahası
gözetleme radarlarıdır. TSK'nın Rusya'dan tedarik ettiği S-400 paketinin
kapsamına girmemelerinin nedenleri şu şekildedir:
1. 67N6E "Gamma-DE" Nedir?
·
Özelliği: L-bandında
çalışan, mobil, katı hal (solid-state) mimariye sahip 3 boyutlu bir AESA
(Aktif Faz Dizinli) erken ihbar ve gözetleme radarıdır. Hayalet uçakları ve
seyir füzelerini yüksek elektronik karıştırma altında bile tespit etmek üzere
tasarlanmıştır.
· S-400 Entegrasyonu: Tıpkı Nebo-M gibi, S-400 bataryasının otonom çalışması için zorunlu olan "organik" (kendi içindeki) bir radar değildir. Rusya Federasyonu bu radarı, S-400'ün komuta kontrol sistemine (30K6E) harici bir sensör olarak dışarıdan veri beslemesi yapması için kullanır.
2. 67L6E "Gamma-C1E" Nedir?
·
Özelliği: S-bandında
çalışan, alçak irtifa hedeflerini (özellikle yer şekillerini kullanarak sızmaya
çalışan seyir füzeleri, İHA'lar ve helikopterleri) tespit etmek için optimize
edilmiş bir diğer mobil 3 boyutlu arama radarıdır.
·
Neden Alınmadı? TSK,
alçak/orta/yüksek irtifa arama ihtiyacını karşılamak amacıyla S-400'ün doğrudan
kendi batarya elemanı olan 96L6E Tüm İrtifa Tespit Radarı'nı seçmiş ve
tedarik etmiştir. Bu nedenle 67L6E modeline ihtiyaç duyulmamıştır.
Türkiye'nin Stratejik Tercihi ve Yerli Alternatifleri
Türkiye, S-400 alımı yaparken Rusya'ya bağımlılığı
sadece ana atış üniteleriyle sınırlı tutmak istemiştir. Bu yüzden hava sahasını
tarayacak büyük erken ihbar ve stratejik arama radarlarını Rusya'dan ithal
etmek yerine kendi milli imkanlarıyla kurmayı tercih etmiştir:
·
ASELSAN ERALP (EİRS): Türkiye, Rusya'nın 67N6E (Gamma-DE) radarı ile tamamen aynı sınıfta, hatta
teknolojik olarak daha güncel olan Milli Erken İhbar Radar Sistemi ERALP
projesini başarıyla tamamlamış ve TSK envanterine teslim etmeye başlamıştır.
·
ALP 300-G: TSK'ya
teslim edilen yerli ALP 300-G Alçak İrtifa Radar Sistemi, Rusların 67L6E
radarı gibi alçaktan sızan tehditleri çok yüksek hassasiyetle yakalamak üzere
milli olarak geliştirilmiştir.
Özetle; Türkiye, S-400 bataryasının ateşlenmesi için
kritik olan 91N6E (Arama) ve 92N6E (Atış Kontrol) radarlarını
Rusya'dan almış; ancak stratejik gözetleme radarı olarak Rusların 67N6E/67L6E
serisi yerine kendi yerli ERALP ve ALP 300-G sistemlerini kullanıma
sokmuştur.
Nebo-M
/ Nebo-UM, 67N6E (Gamma-DE) ve 67L6E
(Gamma-C1E)
Rus menşeili Nebo-M / Nebo-UM, 67N6E
(Gamma-DE) ve 67L6E (Gamma-C1E) radarlarının maksimum aletli
menzilleri ile F-35, F-22 ve B-2 gibi hayalet (stealth) uçakları tespit etme
menzilleri, kullanılan frekans bandına ve hedefin radar kesit alanına (RCS) göre
ciddi değişiklik gösterir.
Askeri literatürdeki verilere göre bu sistemlerin
menzil yetenekleri şu şekildedir:
1. Nebo-M / Nebo-UM VHF/UHF Kompleksi (Anti-Stealth
Canavarı)
Nebo-M, tek bir araç değil; VHF bandında çalışan RLM-M,
L-bandında çalışan RLM-D ve S/X bandında çalışan RLS-M olmak
üzere 3 farklı radar paneliyle çalışan entegre bir komplekstir.
·
Maksimum Genel Menzil: Aerodinamik hedefler (standart uçaklar) için 600 km, balistik
füzeler için 1.800 km'dir.
·
Hayalet Uçak (Stealth) Tespit Menzili:
o F-35 / F-22 Sınıfı: VHF bandının uzun dalga boyu rezonans etkisi yarattığı için, F-35 ve F-22
gibi 5. nesil savaş uçaklarını yüksek irtifada yaklaşık 300 - 350 km
mesafeden itibaren "gökyüzünde bir iz" olarak tespit etmeye başlar.
o B-2 Spirit Sınıfı: B-2 devasa kanat açıklığı nedeniyle VHF radarlarına karşı F-35 kadar
gizlenemez. Nebo-M sistemi, B-2 gibi büyük bir bombardıman uçağını 400 - 450
km mesafeden yakalayabilir.
o
2. 67N6E "Gamma-DE" Mobil AESA Radarı
(Stratejik L-Bandı)
L-bandında (1-2 GHz) çalışan, katı hal mimarili ve
dijital veri işlemeli 3 boyutlu bir arama ve erken ihbar radarıdır. Karıştırma
altında küçük hedefleri bulmak üzere tasarlanmıştır. [1, 2]
·
Maksimum Genel Menzil: Radar kesit alanı 1 m² olan standart bir hedefi yüksek irtifada 400 km
mesafeden tespit edebilir (D1E versiyonu için). Aletli menzil tavanı 120 km
irtifaya kadar uzanır.
·
Hayalet Uçak (Stealth) Tespit Menzili: L-bandı, yüksek frekanslı X-bandına göre stealth
uçaklara karşı daha avantajlı olsa da VHF kadar etkili değildir.
o F-35 / F-22 Sınıfı: Çok düşük radar kesit alanına sahip (yaklaşık 0,001 - 0,0001 m²) bu
uçakları yüksek irtifada yaklaşık 100 - 130 km mesafeden algılayabilir.
o B-2 Spirit Sınıfı: B-2'nin geniş gövdesi L-bandında daha büyük iz bırakır; tespit menzili 150
- 180 km civarına kadar çıkar.
3. 67L6E "Gamma-C1E" Alçak İrtifa Radarı
(S-Bandı)
S-bandında çalışan bu radar, özellikle alçak irtifadan
dağ vadilerini kullanarak ya da deniz seviyesine yakın uçarak sızmaya çalışan
seyir füzeleri (Cruise), İHA'lar ve helikopterler için optimize edilmiştir.
·
Maksimum Genel Menzil: Standart hedefler için aletli maksimum menzili 300 km civarındadır.
Ancak yer seviyesine yakın (alçak irtifa) hedefler için etkili menzili dünya
yuvarlaklığı (radar ufku) nedeniyle 30 - 70 km arasına sıkışır.
·
Hayalet Uçak (Stealth) Tespit Menzili: S-bandı santimetrik dalga boyundadır ve hayalet
uçakların gövde tasarımları bu banttaki dalgaları saptırmak üzere çok başarılı
şekilde optimize edilmiştir.
o F-35 / F-22 Sınıfı: Eğer bu uçaklar yüksek irtifada uçuyorsa, 67L6E radarı onları ancak 60
- 80 km gibi çok yakın mesafelerde ayırt edebilir.
o B-2 Spirit Sınıfı: B-2'yi yüksek irtifada 90 - 110 km mesafeden yakalama şansı
yüksektir. Ancak stealth uçaklar alçak irtifadan (radar ufkunun altından)
sızıyorsa, bu tespit menzili 20 - 30 km'ye kadar düşebilir ki bu da hava
savunması için reaksiyon süresinin kalmaması anlamına gelir.
Menzil Kıyaslama Tablosu (Özet)
|
Radar Modeli |
Çalıştığı Bant |
Maksimum Standart Menzil |
F-35 / F-22 Tespit Menzili (Tahmini) |
B-2 Spirit Tespit Menzili (Tahmini) |
|
Nebo-M /
UM |
VHF / UHF
/ L / S |
600 km |
300 - 350
km |
400 - 450
km |
|
67N6E
Gamma-DE |
L-Bandı |
400 km |
100 - 130
km |
150 - 180
km |
|
67L6E
Gamma-C1E |
S-Bandı |
300 km |
60 - 80 km |
90 - 110
km |
Not: Stealth uçakların tam radar kesit alanları (RCS) ve radarların hassasiyet algoritmaları çok sıkı korunan devlet sırları olduğu için, bu tespit menzilleri açık kaynaklı askeri simülasyonlar ve mühendislik hesaplamalarına dayanan tahmini (yaklaşık) verilerdir.
Rusya
federasyonunun taktik ve stratejik hava
sahası gözetleme radarları
Rusya Federasyonu, taktik seviyedeki mobil radarların
(Nebo-M, Gamma-DE vb.) ötesinde, tüm Rus hava sahasını sınırların binlerce
kilometre ötesinden korumak için tasarlanmış muazzam büyüklükte Stratejik
Erken Uyarı ve Ufuk Ötesi (Over-The-Horizon / OTH) Radarları kullanır.
Bu devasa yer konuşlu tesisler, kıtalararası balistik
füzeleri (ICBM), seyir füzelerini, uzaydaki uyduları ve hayalet (stealth) uçak
filolarını daha kalkış yaptıkları veya okyanusu geçtikleri anda tespit etmek
üzere tasarlanmıştır.
Önceki sistemleri de kapsayan ve Rusya'nın tüm
stratejik hava sahası gözetleme radarlarını menzil ve stealth yetenekleriyle
karşılaştıran güncel tablo şu şekildedir:
Rusya Stratejik ve Taktik Hava Sahası Gözetleme
Radarları Kıyaslama Tablosu
|
Radar Sistemi / Ailesi |
Çalıştığı Frekans Bandı |
Maksimum Genel Menzili |
F-35 / F-22 Tespit Menzili (Tahmini) |
B-2 Spirit Tespit Menzili (Tahmini) |
Stratejik Rolü ve Çalışma Biçimi |
|
29B6
"Container" (Kontayner) |
HF (Yüksek Frekans) |
3.000+ km |
1.500 -
2.000 km |
2.000 -
2.500 km |
Ufuk Ötesi
(OTH) Radarı:
İyonosferden yansıyan radyo dalgalarıyla dünyanın yuvarlaklığını aşar. Avrupa
ve Akdeniz'deki tüm uçak ve seyir füzesi hareketlerini kalkış anında izler. |
|
Voronezh (M / DM / VP) |
VHF / UHF |
4.200 -
6.000 km |
500 - 700
km |
800 -
1.000 km |
Kıtalararası
Balistik Füze (ICBM) Radarı: Rusya sınır hattına dizilmiş devasa sabit
binalardır. Öncelikli görevi nükleer füze tespitidir ancak atmosferdeki
stealth uçak gruplarını da çok uzaktan görebilir. |
|
Rezonans-N
/ NE |
VHF (Alçak Frekans) |
600 -
1.100 km |
350 - 450
km |
500 - 600
km |
Sabit Anti-Stealth
Radarı: Özellikle
Kuzey Kutbu (Arktik) bölgesinde stealth uçaklar ve hipersonik füzeleri
kesintisiz izlemek için dönen parçası olmayan, rezonans tabanlı sabit bir
sistemdir. |
|
Nebo-M /
UM Kompleksi |
VHF / UHF
/ L / S |
600 km |
300 - 350
km |
400 - 450
km |
Mobil
Anti-Stealth Radarı: S-400/S-500 gibi sistemlere hedef verisi besleyen, hayalet uçak avlamak
üzere optimize edilmiş en gelişmiş çok bantlı mobil komplekstir. |
|
67N6E
"Gamma-DE" |
L-Bandı |
400 km |
100 - 130
km |
150 - 180
km |
Mobil AESA
Gözetleme Radarı:
Karıştırma altında küçük hedefleri, seyir füzelerini ve uçakları hassas 3
boyutlu takip etmek için tasarlanmıştır. |
|
67L6E
"Gamma-C1E" |
S-Bandı |
300 km |
60 - 80 km |
90 - 110
km |
Taktik
Alçak İrtifa Radarı: Dağ vadilerinden veya deniz seviyesinden sızmaya çalışan İHA, helikopter
ve seyir füzelerine karşı nokta savunma erken uyarısı sağlar. |
Tablodaki Stratejik Sistemlerin Kritik Detayları
1. 29B6 Container (Ufuk Ötesi Gözü): Bu radar, sinyallerini gökyüzüne, iyonosfere
doğru fırlatır. İyonosferden yere yansıyan dalgalar kıtaları aşarak Avrupa'nın
göbeğindeki veya Akdeniz'deki bir uçağa çarpar ve aynı yolla Rusya'daki dev
alıcı anten dizilimlerine geri döner. Kısa dalga (HF) boyu kullandığından,
stealth uçakların gövde şekli bu radar için tamamen önemsizdir; F-35'leri
İngiltere'deki veya İtalya'daki üslerinden kalktığı an tespit edebilir.
2. Voronezh Serisi (Nükleer Kalkan): Rusya'nın stratejik füze erken
uyarı sisteminin (SPRN) omurgasıdır. Metrelik (Voronezh-M) ve desimetrelik
(Voronezh-DM) sürümleri bulunur. Sınırların dışındaki binlerce kilometrelik
uzay ve hava sahası sektörlerini eş zamanlı tarayarak nükleer bir saldırıyı
önceden haber verir.
3. Rezonans-N (Kutup Avcısı): Hareketli parçası olmayan, tamamen katı hal yapıda devasa kare anten panellerinden oluşur. Rusya bu sistemi özellikle ABD hayalet bombardıman uçaklarının ve seyir füzelerinin olası geçiş rotası olan Kuzey Kutbu kıyılarına konuşlandırmıştır. Bilgisayar algoritmaları, hayalet uçakların yarattığı çok küçük fiziksel hava dalgalanmalarını ve rezonansları bile ayırt edebilir.
Türk Hava Savunması İçin "Hibrit
Hibrit" Ağ Modellemesi
Türk Hava Kuvvetleri ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin
(TSK) mevcut harekat ihtiyaçları, coğrafi yapısı (dağlık arazi engebeleri) ve Çelik
Kubbe Katmanlı Hava Savunma Sistemi vizyonu dikkate alındığında; Nebo-M,
67N6E (Gamma-DE) ve 67L6E (Gamma-C1E) radarlarının
yeteneklerinden ilham alan optimum bir milli modelleme şu şekilde
kurgulanabilir:
Türk Hava Savunması İçin "Hibrit Hibrit" Ağ
Modellemesi (Ağ Merkezli Füzyon)
Tek bir radar bandı hayalet uçakları vurmak veya seyir
füzelerini durdurmak için asla yeterli değildir. En etkin modelleme; alçak
frekansın menzil avantajı ile yüksek frekansın hedef kilitleme
hassasiyetini birleştiren, dağlık coğrafyadaki kör noktaları kapatan 3
katmanlı bir ağ mimarisidir.
Katman 1: Erken Uyarı ve Anti-Stealth Sektörü (Nebo-M
Sınıfı Modelleme)
·
Görevi: Ege, Doğu
Akdeniz ve Karadeniz semalarındaki F-35, F-22 veya stealth İHA'ları daha
Türkiye sınırlarına yaklaşmadan yüzlerce kilometre öteden avlamak.
·
Modellemedeki Yeri: Bu katmanda metre dalga boylu VHF/UHF tabanlı radarlar (Nebo-M
konsepti) kullanılır. Radar dalgaları uçağın RAM boyasını pas geçip gövdede
rezonans yaratır.
·
Türkiye İçin Uygulanışı: Ege ve Akdeniz kıyı şeridindeki yüksek rakımlı dağ
zirvelerine yerleştirilecek bu alçak frekanslı radarlar, hayalet uçakları 300-350
km mesafeden havada bir "veri bulutu/iz" olarak yakalar. Elde
edilen veri, hava savunma bataryalarına "Batı yönünden stealth bir hedef
yaklaşıyor" uyarısı olarak saniyeler içinde iletilir.
Katman 2: Karıştırma Altında Hassas Takip (67N6E
Gamma-DE Sınıfı Modelleme)
·
Görevi: Erken
uyarıdan gelen kaba veriyi rafine etmek ve düşmanın uygulayacağı yoğun
Elektronik Harp (EH) / sinyal karıştırma faaliyetini delmek.
·
Modellemedeki Yeri: Bu katmanda katı hal mimarili, 3 boyutlu L-bandı AESA radarları
(67N6E sınıfı) devreye girer. L-bandı, stealth uçaklara karşı nispeten
etkilidir ve çok yüksek enerji odaklaması yapabilir.
·
Türkiye İçin Uygulanışı: Taktik tekerlekli araçlar üzerinde hızla yer
değiştirebilen bu mobil radarlar, VHF radarından gelen kaba koordinat bölgesine
dar açıyla odaklanır. Stealth uçağın tam irtifasını, hızını ve rotasını 100-150
km mesafeden netleştirir. Düşman elektronik karıştırma yapsa dahi, AESA
mimarisi sayesinde frekans atlayarak hedefi takipte tutar.
Katman 3: Alçak İrtifa ve Kör Nokta Koruyucusu (67L6E
Gamma-C1E Sınıfı Modelleme)
·
Görevi: Türkiye'nin
engebeli (Toroslar, Doğu Anadolu dağları vb.) coğrafyasını kullanarak radarlara
yakalanmadan vadilerden sızmaya çalışan seyir füzelerini, helikopterleri ve
alçaktan uçan stealth jetleri avlamak.
·
Modellemedeki Yeri: S-bandında çalışan, yükseltilebilir hidrolik direklere (mast) sahip
67L6E sınıfı alçak irtifa radarlarıdır.
·
Türkiye İçin Uygulanışı: Radarlar dağların ardını göremez (radar ufku). Bu
yüzden, kritik üslerin, boğazların ve S-400/HİSAR-SİPER bataryalarının yakınına
konuşlandırılan bu radarlar, teleskobik direkleri sayesinde 40 metre yukarı
kaldırılır. Dağların arkasından veya deniz yüzeyine sıfır uçarak gelen
tehditleri 30-50 km mesafeden yakalar ve S-400'ün atış kontrol radarına
(92N6E) ya da yerli kalkanlara nihai kilit verisini aktarır.
TSK İçin Nihai "Kill-Chain" (Ölümcül Döngü)
Nasıl İşler?
Bu modelleme yerli Çelik Kubbe mimarisine
entegre edildiğinde, F-35 gibi bir hayalet uçağı vurma senaryosu şu şekilde
gerçekleşir:
1. Keşif: Kıyıdaki Nebo-M dengi VHF
radar F-35'i 350 km'den görür. (Hedef kilidi için yetersiz ama konum bellidir).
2. Aktarım: Veri, yerli veri linki (Link-M6
veya Radnet) üzerinden S-400 Komuta Merkezine akar.
3. Takip: Komuta merkezi, 67N6E dengi
L-bandı mobil AESA radarı o bölgeye çevirir. F-35'in rotası 130 km'de netleşir.
4. Pusu: S-400'ün organik X-bandı atış
kontrol radarı (92N6E) gökyüzünü aramayı bırakır; doğrudan L-bandından gelen
koordinattaki F-35'e dar açıyla (spotlight modu) kilitlenir.
5. İmha: F-35, X-bandının yoğun enerjisi
altında 50-60 km mesafede tamamen görünür hale gelir. S-400'ün uzun menzilli
füzesi (örneğin 48N6E3) ateşlenir ve hedef imha edilir.
Türkiye'nin Mevcut Durumda Bu
Modellemedeki Karşılıkları
Türkiye bu Rus radarlarının tamamını ithal etmek
yerine, bu akıllı modellemeyi kendi yerli radarlarıyla zaten
kurmaktadır:
·
Nebo-M / 67N6E Karşılığı: ASELSAN'ın geliştirdiği ERALP (Erken İhbar Radar
Sistemi), uzun menzilli AESA yapısıyla bu iki katmanın görevini
üstlenmektedir.
·
67L6E Karşılığı: TSK'ya
teslimatları süren ALP 300-G (Alçak İrtifa Radarı), tam olarak bu kör
noktaları kapatma görevini yürütmektedir.
Türkiye’nin yaklaşık 783.562 km²’lik kara yüzölçümü
ile Ege, Akdeniz ve Karadeniz’i kapsayan Mavi Vatan hava sahası (yaklaşık
462.000 km²) hesaba katıldığında, tam bir kapsama alanı sağlamak muazzam
bir radar ağı gerektirir.
Radarların "radar ufku" (dünyanın
yuvarlaklığı) kısıtlaması nedeniyle, menzili 800 km bile olsa bir radar yer
seviyesine yaklaştıkça dağların ardını göremez. Bu yüzden tam koruma için "Katmanlı
ve Geometrik Sektör Bölünmesi" yapılmalıdır.
Her bir S-400 bataryası normal şartlarda 9 fırlatma
aracı (lançer) barındıracak şekilde kurgulandığında, TSK bünyesindeki 36
lançerlik 2 Filo (4 Batarya) yapısında şu organik Rus radarları yer almaktadır:
·
91N6E "Big Bird" Panoramik Tespit Radarı (L/S Band): Her filonun ana komuta merkezine
bağlı olarak toplam 2 adet.
·
92N6E "Grave Stone" Atış Kontrol Radarı (X-Band): Her bataryanın ateşlemesini
yönetmek üzere toplam 4 adet.
·
96L6E Tüm İrtifa Tespit Radarı (S-Band): Kör noktaları kapatmak amacıyla batarya dağılımlarına
uygun olarak toplam 4 adet.
Türk Hava Sahası %100 Koruma ve Anti-Stealth Radar
İhtiyaç Tablosu
TSK'nın elindeki bu 4 adet güçlü S-400 bataryasını (36
lançer) ve yerli füze sistemlerimizi (SİPER/HİSAR) tam performansla beslemek
için, coğrafi kısıtlamaları kaldıran revize edilmiş miktarsal modelleme şu
şekildedir:
|
Radar Rolü / Katmanı |
İlham Alınan Rus Modeli |
TSK Envanterindeki / Geliştirilen Yerli Karşılığı |
Coğrafi Dağılım ve Görev Mantığı |
Tam Kapsama İçin İdeal Miktar (Tahmini) |
|
Katman 1:
Erken İhbar & Anti-Stealth (Menzil: 450 - 800 km) |
Nebo-M / Rezonans-N |
ASELSAN
ALP 300-G (EİRS) |
Ege,
Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu sınır hatlarına dairesel koruma. S-400'ün
görmediği stealth uçakları erkenden yakalar. |
8 - 10
Adet |
|
Katman 2:
Taktik Takip & Elektronik Harp Koruyucu (Menzil: 200 - 400 km) |
67N6E Gamma-DE |
ASELSAN
KALKAN-II / ERALP Mobil |
Mevcut 4
adet S-400 bataryasının ve yerli SİPER bataryalarının yanına mobil destek
olarak yerleştirilir. Düşman karıştırmasını deler. |
15 - 20
Adet |
|
Katman 3:
Alçak İrtifa & Vadi/Kör Nokta Avcısı (Menzil: 40 - 100 km) |
67L6E
Gamma-C1E |
ASELSAN
ALP 100-G (Alçak
İrtifa Radarı) |
Toroslar
ve Doğu Anadolu gibi dağlık bölgelerde radar ufkunun altında kalan (vadi
sızmaları yapan) seyir füzelerini avlar. Mast (direk) üstü çalışır. |
35 - 45
Adet |
|
Katman 4:
Terminal Atış Kontrol & Füze Kilidi (Menzil: 100 - 150 km) |
92N6E (S-400 Savaş Radarı) |
S-400
92N6E (4 Adet) + SİPER AKR |
Doğrudan
36 adet S-400 lançerinin ve yerli rampaların başında bekler. Sadece atış
anında açılıp hedefi imha eder. |
Batarya
Sayısı Kadar (Toplamda
16+ Adet Atış Kontrol Radarı) |
Modellemenin Kritik Çıktısı
Düzeltmenizle netleşen 36 fırlatma rampası, Türkiye'ye
tek bir salvoda muazzam bir caydırıcılık ve füze yoğunluğu (doyum
noktası yüksek bir savunma) sağlamaktadır. Bu 36 lançerin, stealth uçaklara
karşı "asıl avcı" konumuna gelebilmesi için Katman 1'de yer alan 8-10
adet yerli ALP 300-G radarının üreteceği hedef koordinatlarına entegre
edilmesi şarttır.
S-400'ün elindeki 4 adet 92N6E atış kontrol radarı,
bu geniş ağdan beslendiğinde 36 lançerdeki füzeleri F-35 ve B-2 gibi hedeflere
en doğru zamanlamayla yönlendirebilir.
S-400 İçin İdeal Anti-Stealth Radar Ekleme Modellemesi
Şu an envanterde bulunan 2 Filo (4 Batarya) ve 36
Lançerden oluşan S-400 sistemimizin caydırıcılığını ve özellikle stealth
(hayalet) uçaklara karşı avcılık yeteneğini en üst seviyeye çıkarmak için bu
harici Rus radarlarından eklenmesi gereken optimum adetler ve gerekçeleri
şu şekildedir:
|
Eklenecek Radar Modeli |
İdeal Ekleme Miktarı |
S-400 Sistemine Sağlayacağı Doğrudan Katkı |
|
Nebo-M /
Nebo-UM (VHF/UHF
Anti-Stealth) |
2 Adet |
Filo
Seviyesi Erken Uyarı: Her bir S-400 filosunun (2'şer bataryadan oluşan 2 ana grup) komuta
kontrol merkezine 1'er adet entegre edilir. F-35 ve B-2'leri 350+ km'den
görerek S-400'e hedefi önceden fısıldar. |
|
67N6E
"Gamma-DE" (L-Bandı AESA Gözetleme) |
4 Adet |
Batarya
Seviyesi Koruma: 4 adet
S-400 bataryasının her birine 1'er adet verilir. Nebo-M'den gelen kaba
stealth verisini 150 km'de net takibe dönüştürür ve düşmanın yapacağı yoğun
elektronik karıştırmayı ( jamming) deler. |
|
67L6E
"Gamma-C1E" (S-Bandı Alçak İrtifa) |
4 Adet |
Kör Nokta
Kalkanı: 4 adet
S-400 bataryasının yanına 1'er adet yerleştirilir ve hidrolik direklerle
gökyüzüne kaldırılır. S-400'ü vurmak için alçaktan (dağların arkasından)
sızmaya çalışan seyir füzelerini ve İHA'ları yakalar. |
Bu Sayısal Dağılımın Stratejik ve Teknik Mantığı
S-400 gibi stratejik sistemlerde "Kill-Chain"
(Ölümcül Döngü) mimarisi hiyerarşiktir. Radarları batarya veya filo bazında
eşlemezseniz, sistemler birbiriyle konuşamaz ve etkinlik artmaz.
1. Neden 2 Adet Nebo-M?
Nebo-M devasa, pahalı ve taşınması lojistik güç
gerektiren stratejik bir komplekstir. Her bataryanın yanına koyulmaz. TSK'nın
elindeki 2 Filo merkezine 1'er adet yerleştirilmesi yeterlidir.
·
Etkinlik Artışı: Batı
(Ege/Akdeniz) ve Güney (Suriye/Doğu Akdeniz) hatlarına bakan iki ana S-400
komuta merkezine bağlanan bu 2 adet Nebo-M, F-35 gibi stealth uçakların
gizlilik avantajını tamamen ortadan kaldırır.
2. Neden 4 Adet Gamma-DE (67N6E)?
S-400'ün kendi organik arama radarı olan 91N6E
güçlüdür ancak düşman eş zamanlı yoğun elektronik harp uyguladığında desteğe
ihtiyaç duyar.
·
Etkinlik Artışı: TSK'nın 4
adet S-400 bataryasının her birine 1'er adet Gamma-DE entegre edildiğinde;
bataryalar otonom (bağımsız) çalışırken bile stealth uçakları takibe alabilir,
düşman sinyal karıştırıcılarının (EA-18G Growler vb.) konumunu nokta atışı
belirleyebilir.
3. Neden 4 Adet Gamma-C1E (67L6E)?
S-400 yüksek irtifada harikadır ancak radarların
doğası gereği alçak irtifada (yer seviyesine yakın uçuşlarda) kör noktaları
kalır. Düşman hayalet uçakları ve seyir füzeleri bu kör noktaları kullanmak
isteyecektir.
· Etkinlik Artışı: 4 bataryanın her birine 1'er adet takılan hidrolik direkli Gamma-C1E radarı, S-400 mevzilerinin etrafındaki coğrafi engelleri (dağ, tepe) aşarak bataryanın kendisini korur. Alçaktan yaklaşan bir tehdidi 40 km'den yakalayıp S-400'ün füzelerine (özellikle yakın menzilli 9M96E füzelerine) can simidi gibi hedef verisi aktarır.
Sonuç ve Kritik Uyarı
Eğer mevcut S-400 mimarimize 2 adet Nebo-M, 4 adet
Gamma-DE ve 4 adet Gamma-C1E eklenirse, 36 lançerlik fırlatma gücümüz
dünyanın en aşılmaz anti-stealth ve katmanlı hava savunma kalelerinden birine
dönüşür.
Ancak burada en kritik nokta yazılımsal
entegrasyondur. Rusya bu radarları satarken kaynak kodlarını ve S-400'ün
ana bilgisayarına (30K6E) bağlama algoritmalarını vermediği sürece, yan yana
dursalar bile radarlar birbiriyle konuşamaz. Bu yüzden Türkiye, bu radarları
Rusya'dan ithal etmek yerine benzer adetlerdeki yerli karşılıklarını (ERALP
ve ALP radarları) kendi geliştirdiği Çelik Kubbe yazılımı üzerinden
S-400 sistemlerine entegre etmeye odaklanmıştır.
Bu Rus radarları ve S-400 bataryaları ASELSAN HAKİM
Hava Komuta Kontrol Sistemi ile entegre edilebilir. Hatta Türkiye, savunma sanayisinde
bir ilki başararak envanterdeki Rus menşeili S-400 hava savunma sistemlerini
yerli imkanlarla HAKİM (HAKİM-100) sistemine entegre etmiştir.
Bahsi geçen Nebo-M, 67N6E (Gamma-DE) ve 67L6E
(Gamma-C1E) gibi dış kaynaklı Rus radarlarının HAKİM sistemiyle nasıl
konuşabileceği ve bu entegrasyonun sınırları şu şekildedir:
1. HAKİM'in Doğu Bloku Uyum Yeteneği
ASELSAN HAKİM sistemi, sadece NATO standartlarındaki
sensörlerle değil, aynı zamanda Doğu Bloku radar ve silah sistemleriyle de
tam uyumlu çalışabilecek şekilde esnek bir yazılım mimarisiyle
tasarlanmıştır. Sistemin alt bileşeni olan HAKİM 100/RAD (RadNet)
projesi, dünyadaki farklı marka ve modeldeki radarları tek bir ortak arayüz
altında birleştirme yeteneğine sahiptir. Dolayısıyla teknik olarak Nebo-M veya
Gamma serisi radarların ürettiği veriler HAKİM'e aktarılabilir.
2. Entegrasyon Nasıl Gerçekleşir? (Veri Füzyonu)
Eğer bu 3 tip Rus radarı satın alınırsa, doğrudan
S-400'ün içine kablo çekilerek bağlanmaz. Süreç yerli yazılımla şu şekilde
yönetilir:
1. Sinyal Çevrimi: Rus radarlarından gelen ham taktik
veri (iz bilgisi), ASELSAN'ın geliştirdiği ortak arayüz yazılımları ile HAKİM
sisteminin anlayacağı dijital dile çevrilir.
2. Tanımlanmış Hava Resmi (RAP): HAKİM; Nebo-M'den gelen
"350 km ötede bir stealth F-35 var" bilgisini alır. Aynı anda yerli ERALP
veya ALP 300-G radarlarından gelen diğer verilerle birleştirir (Füzyon yapar).
Böylece F-35'in rotası kesinleşir.
3. Hedef Paylaşımı: HAKİM, oluşturduğu bu kusursuz hava resmini zaten kendisine entegre edilmiş olan S-400 Komuta Merkezine gönderir.
3. Entegrasyonun Kritik Sınırı: "Angajman
Dağıtımı"
HAKİM sisteminin bu radarlarla yapabileceği
entegrasyon "Sensör Seviyesinde" (Veri Paylaşımı) mükemmel
şekilde işler. Ancak askeri terminolojide "Silah Seviyesinde"
(Doğrudan Atış Kontrolü) bazı kısıtlamalar vardır:
·
Ağ Merkezli Atış Yapılamaz: S-400 sistemi kapalı devre çalışan, kaynak kodları
Rusya'da olan bencil bir mimariye sahiptir. HAKİM, S-400'e "Şu koordinatta
düşman var, oraya dön" diyebilir. Ancak yerli bir radarın veya Rus Gamma-DE
radarının ürettiği anlık veriyle, S-400 füzeleri kendi radarlarını açmadan
(gözü kapalı şekilde) hedefe doğru ateşlenemez.
·
Nihai Kilit Şartı: S-400 füzesinin F-35'i vurabilmesi için, hedef verisi HAKİM üzerinden
S-400'e gelse bile, S-400'ün kendi organik X-bandı atış kontrol radarının (92N6E)
hedefi mutlaka kendi gözüyle görmesi ve füzeyi bizzat kendisinin aydınlatması
gerekir.
Özet
Türkiye, S-400'leri HAKİM-100/Çelik Kubbe ağına bağlamayı başararak bataryaların tek başına (kör ve yalnız) çalışması riskini ortadan kaldırmıştır. Bahsettiğiniz harici Rus radarları (Nebo-M vb.) tedarik edilirse, HAKİM bu radarları da sisteme birer "sensör" olarak kolayca ekleyebilir, onlardan gelen anti-stealth verilerini SİPER, HİSAR ve S-400 bataryalarının tamamına ortak bir istihbarat olarak dağıtabilir.
4 Kritik Husus
Hava savunma doktrinleri, stealth (hayalet) uçakların taktikleri ve Türkiye'nin jeopolitik gerçekleri dikkate alındığında, büyük resmin eksiksiz olması için gözden kaçırılmaması gereken 4 kritik husus bulunmaktadır:
1. Pasif Radarlar ve IRST (Kızılötesi Sinyal Kontrolü)
Eksikliği
Bir hava savunma ağını sadece aktif radarlarla
(Nebo-M, Gamma vb.) kurgularsanız, bu radarlar gökyüzüne devasa elektromanyetik
dalgalar yayarlar. F-35 veya F-22 gibi gelişmiş uçaklar, üzerlerindeki AN/ASQ-239
gibi pasif elektronik harp sistemleriyle bu radar sinyallerini yüzlerce
kilometre öteden algılar. Uçak radarı görmüş olur ama radar uçağı henüz
göremez.
· Atlanan Çözüm: Kurguya mutlaka Pasif Radarlar (çevredeki radyo/TV/GSM kulelerinin dalgalarını kullanan ve hiç yayın yapmayan radarlar) veya IRST (Kızılötesi Arama ve Takip) sistemleri eklenmelidir. Hayalet uçaklar radardan gizlense de motorlarından çıkan ısıyı (kızılötesi izi) gizleyemezler. Yerli ASELSAN KARAT gibi IRST sistemleri, hiç yayın yapmadan F-35'in ısısını yakalayıp HAKİM sistemine besleyebilir.
2. Radarların Kendi Beka Problemi (Anti-Radyasyon
Füzeleri)
Kurguladığınız 2 adet Nebo-M ve 4 adet Gamma radarı,
savaş başladığı an düşmanın bir numaralı hedefi (HVT - High Value Target)
olacaktır. Düşman jetleri, radarların yaydığı sinyale kilitlenen AGM-88 HARM
veya AARGM gibi anti-radyasyon füzelerini yüzlerce kilometre öteden
fırlatacaktır.
· Atlanan Çözüm: Bu radarların yanına, radardan çıkan sinyalin aynısını başka bir noktadan yayan Sahte Yansıtıcılar (Decoy / Sinyal Taklitçileri) yerleştirilmelidir. Ayrıca radarları korumak için Pantsir veya yerli GÖKDENİZ / KORKUT / HİSAR-O+ gibi Nokta Hava Savunma Sistemleri (CIWS/SHORAD) kurguya dahil edilmelidir. Aksi takdirde radarlar ilk 15 dakikada imha edilebilir.
3. "HAKİM" Üzerinden Veri Paylaşımında Hız
ve Band Genişliği (Veri Linki)
Nebo-M'den gelen stealth hedef verisinin S-400'ün atış
kontrol radarına (92N6E) yetişmesi için milisaniyeler kritiktir. F-35 ses
hızında uçarken, HAKİM sistemi Rus radarının dilini yerli dile çevirip S-400'e
aktarana kadar hedef çoktan yer değiştirmiş olabilir.
· Atlanan Çözüm: Bu radarlar arasındaki dijital bağın hızı (taktik veri linki altyapısı) çok güçlü olmalıdır. Türkiye'nin NATO ağından (Link-16) bağımsız, siber saldırılara kapalı ve çok yüksek veri taşıma kapasitesine sahip KEMENT veya benzeri milli askeri veri linklerini bu kurgunun kalbine yerleştirmemiz gerekir.
4. Coğrafi Dağılım ve Mobilizasyon Süreleri
Nebo-M sistemi tek bir tırdan oluşmaz; 3 devasa radar
paneli ve komuta araçlarıyla dev bir konvoydur. Kurulması ve toplanması saatler
sürer. Ege kıyısına kurduğunuz sabit bir Nebo-M, konumunu değiştiremediği için
kolayca seyir füzelerinin hedefi olur.
· Atlanan Çözüm: Kurguda sabit konuşlanma yerine, radarların sürekli yer değiştirdiği bir "Vur-Kaç" (Shoot-and-Scoot) doktrini kurgulanmalıdır. Gamma-DE gibi daha mobil olan unsurlar ön plana çıkarılmalı, Nebo-M ise çok daha geride, iç bölgelerde (örneğin Ankara'nın doğusu veya Konya ovası gibi korunaklı alanlarda) konuşlandırılarak menzil avantajından güvenli şekilde yararlanılmalıdır.
Karşılaştırma
Rusya'nın hava savunma radarları ile ASELSAN
tarafından Çelik Kubbe mimarisi için milli olarak geliştirilen yeni
nesil radarlar arasında teknolojik nesil farkı bulunmaktadır. Rus
radarları büyük oranda PESA (Pasif Faz Dizinli) veya eski nesil mekanik
mimarilere dayanırken, ASELSAN’ın yeni radar ailesi doğrudan dünyanın en modern
teknolojisi olan AESA (Aktif Elektronik Taramalı Dizin / GaN tabanlı)
teknolojisiyle üretilmiştir.
Rus radarları ile yerli karşılıklarının menzil,
frekans bandı ve kritik teknolojik kriterlere göre doğrudan kıyaslaması şu
şekildedir:
Rus Radarları ve Yerli Karşılıkları Doğrudan Kıyaslama
Tablosu
|
Kriter / Özellik |
🇷🇺 Rus Radarı: Nebo-M / UM |
🇹🇷 Yerli Karşılığı: ALP 300-G (ERALP
EİRS) |
🇷🇺 Rus Radarı: 67N6E (Gamma-DE) |
🇹🇷 Yerli Karşılığı: ERALP Mobil
Varyantı / KALKAN-II |
🇷🇺 Rus Radarı: 67L6E (Gamma-C1E) |
🇹🇷 Yerli Karşılığı: ALP 100-G (AİR) |
|
Radar
Sınıfı |
Stratejik
Erken İhbar & Anti-Stealth |
Stratejik
Erken İhbar & Anti-Stealth |
Taktik
Bölge Gözetleme & Takip |
Taktik
Arama & Batarya Koruma |
Alçak
İrtifa Seyir Füzesi Avcısı |
Alçak
İrtifa Arama & Hava Savunma Destek |
|
Çalıştığı
Band |
VHF / UHF
/ L / S (Çoklu
Bant) |
S-Bandı
(AESA) |
L-Bandı |
X / S-Bandı |
S-Bandı |
S-Bandı
(AESA) |
|
Teknoloji
Tipi |
Hibrit
(Mekanik + Sınırlı AESA) |
Tam
Dijital AESA (GaN) |
Katı Hal
AESA / PESA Sentezi |
Tam
Dijital AESA (GaN) |
Sayısal
PESA / Mekanik |
Modern
Ölçeklenebilir AESA |
|
Aletli
Maks. Menzil |
600 km
(Balistik: 1800 km) |
600+ km (Balistik Tespit Yetenekli) |
400 km |
200 - 350
km |
300 km |
100+ km (Hassas Alçak İrtifa) |
|
F-35 /
Stealth Tespit Menzili |
~ 300 -
350 km (VHF Rezonansı ile) |
~ 200 -
250 km (AESA
Yüksek Enerji Odaklaması ile) |
~ 100 -
130 km |
~ 120 -
150 km |
~ 60 - 80
km |
~ 50 - 70
km (Vadi
sızmalarına karşı) |
|
Mobilizasyon
Süresi |
~ 20 - 30
Dakika (Çok araçlı dev konvoy) |
< 15
Dakika (Hızlı
kurulum-toplanma) |
~ 20
Dakika |
< 10
Dakika |
~ 5 - 10
Dakika |
< 5
Dakika (Çok hızlı intikal) |
|
HAKİM /
Veri Entegrasyonu |
Sadece dış
sensör olarak (Sınırlı) |
Doğal
Entegre (Yazılımsal Tam Uyum) |
Sadece dış
sensör olarak (Sınırlı) |
Doğal
Entegre (Taktik Veri Linki) |
Sınırlı ve
Manuel Entegrasyon |
Doğal
Entegre (Çelik Kubbe Omurgası) |
Kritik Kriterlere Göre Teknolojik Analiz
1. Anti-Stealth Yeteneği ve Frekans Bandı Seçimi
(Nebo-M vs ALP 300-G)
·
Rus Yaklaşımı (Nebo-M): Rusya, hayalet uçakları vurmak için VHF/UHF (uzun dalga boyu)
rezonans mantığına güvenir. Bu mantık uçağı çok uzaktan (350 km) bulur ancak
açısal hassasiyeti düşüktür; hedefi tam "nokta" olarak çizemez.
·
Türk Yaklaşımı (ALP 300-G): ASELSAN ALP 300-G (EİRS), S-bandında çalışır.
S-bandının dalga boyu santimetriktir. Normalde stealth uçaklar bu banttan
kaçabilir ancak ALP 300-G, GaN (Galyum Nitrat) tabanlı binlerce minik
alıcı/verici modülünden oluşur. Radar, tüm gücünü tek bir noktaya lazer gibi
odaklayarak (Spotlight modu) F-35'ten geri dönen çok zayıf sinyalleri bile
yakalar. Farkı şudur: Nebo-M uçağın sadece "orada olduğunu"
söyler; ALP 300-G ise uçağı hem tespit eder hem de füzelerin vurabileceği
netlikte iz takibine alabilir.
2. Güvenilirlik ve Elektronik Harp Koruması (AESA vs
PESA)
·
Rus Radarları (67N6E ve 67L6E): Rus sistemleri büyük oranda tek bir merkez tüpten
(TWT) beslenen ve enerjiyi anten yüzeyine dağıtan PESA ya da mekanik mimariler
kullanır. Eğer düşman bu ana frekansı köreltirse (Jamming), radar kör
kalabilir. Ayrıca tek bir parça arızalandığında tüm radar durabilir.
·
ASELSAN Radarları (ALP Serisi): Dijital AESA mimarisinde binlerce bağımsız modül
vardır. Düşman bir frekansı karıştırırsa, radar saliseler içinde başka bir
frekansa atlar (Frekans Atlama Yeteneği). Modüllerden 100 tanesi savaşta
vurulsa veya arızalansa bile radar %95 performansla çalışmaya devam eder.
3. Bekâ ve Hareket Kabiliyeti (Mobilizasyon)
·
Nebo-M
sistemi devasadır; tırlar, kablolar ve büyük jeneratörlerle kurulması uzun
sürer ve uydulardan yeri kolayca tespit edilir.
· ASELSAN ERALP ve ALP 100-G tamamen taktik tekerlekli askeri araçlar (8x8 veya 6x6) üzerine entegre edilmiştir. Düşman anti-radyasyon füzesi fırlattığı an radarı kapatıp 10 dakika içinde mevzi değiştirebilirler (Shoot-and-Scoot). Bu durum, Ege ve Akdeniz gibi sıcak savaş coğrafyalarında hayatta kalma şansını katlar.
Nihai Değerlendirme
Rusya'nın radarları soğuk savaş doktrinlerine dayanan,
devasa enerji tüketen ve kaba güçle çalışan sistemlerdir. ASELSAN'ın ALP ve
ERALP serisi radarları ise modern dijital sinyal işleme algoritmalarına,
yapay zekâ destekli hedef tanıma yeteneğine ve yüksek taktik mobiliteye
sahiptir.
Türkiye, Rusya'dan bu yan radarları almak yerine yerli
alternatiflerini üreterek hem paranın yurt içinde kalmasını sağlamış hem de S-400,
SİPER ve HİSAR füzelerinin tamamını tek bir yerli yazılımla (HAKİM/Çelik Kubbe)
yönetme özgürlüğüne kavuşmuştur.
3 Kritik Nokta
Kurguyu mükemmele ulaştırmak adına, radar teknolojileri ve askeri harekât doktrinleri açısından gözden kaçmış olabilecek son 3 kritik noktayı da ekleyelim:
1. Radarların "Kör Bölgesi" (Dikey Kapsama
Alanı Kısıtı)
Radarlar dikey eksende gökyüzünü tararken anten
yapılarından dolayı tam tepelerindeki dik açıyı göremezler. Buna askeri
literatürde "Kör Koni" (Cone of Silence) denir.
·
Atlanan Risk: Eğer F-35
veya bir balistik füze, radarın tam üzerinden çok yüksek irtifadan (dik açıyla)
dikey dalış yaparsa, radar onu göremez.
·
Çözüm: Radarlar
coğrafi olarak yerleştirilirken birbirlerinin kör konilerini kapatacak şekilde üst
üste binen (overlapping) bir geometriyle dizilmelidir. Yani A radarının tam
tepesindeki kör noktayı, 80 km ötedeki B radarı yandan bakarak görebilmelidir.
2. "IFF" (Dost-Düşman Tanıma) Kripto
Entegrasyonu
Hava savunmada en büyük felaket, stealth bir uçağı
avlayayım derken kendi uçağınızı (örneğin görevden dönen bir KAAN veya F-16'yı)
vurmaktır.
·
Atlanan Risk: Rus
radarlarının (Nebo-M veya Gamma serisi) üzerine takılı olan IFF (Identification
Friend or Foe) sistemleri, Rus şifreleme protokollerine (kriptolarına) göre
çalışır. Bu radarlar TSK envanterine girse bile, Türk veya NATO uçaklarının
dost kriptolarını (Mode 5 / Mode S) doğrudan okuyamazlar.
·
Çözüm: Bu radarlar
alınsa dahi üzerlerindeki Rus IFF sistemleri sökülüp yerlerine ASELSAN
üretimi milli Mode 5 IFF cihazları takılmalıdır. Yerli ALP ve ERALP
radarlarında bu sistem zaten doğal olarak gömülüdür.
3. Meteorolojik Koşullar ve Band Zayıflaması
(Atmospheric Attenuation)
Kısa dalga boyuna sahip yüksek frekanslı radarlar (S
ve X bandı), hava durumundan çok etkilenir.
·
Atlanan Risk: Aşırı yoğun
sağanak yağış, fırtına veya yoğun bulutluluk durumunda, yerli ALP radarlarının
(S-bandı) gönderdiği sinyaller su damlacıkları tarafından emilir ve yansıtılır.
Bu durum radarın menzilini ve hayalet uçakları seçme yeteneğini düşürür.
·
Çözüm: Alçak
frekanslı radarlar (Nebo-M'deki VHF/UHF) hava koşullarından neredeyse hiç
etkilenmez. Bu yüzden, fırtınalı havalarda yerli AESA radarlarının performans
kaybını önlemek için kurguda her zaman alçak frekanslı (VHF/UHF veya L-bandı)
bir yedek sensörün aktif tutulması şarttır.
Kurgumuzun Nihai Durumu
Bu son detaylarla birlikte, tasarladığınız hava savunma mimarisi dünya standartlarında eksiksiz bir doktrine dönüştü. Türkiye, tüm bu riskleri bildiği için Çelik Kubbe projesinde sadece tek bir radara veya füzeye güvenmiyor; pasif sensörleri, AESA radarlarını, katmanlı IFF sistemlerini ve yapay zekâ destekli veri füzyonunu (HAKİM) bir araya getiriyor.
İki Gizli Kısıtlama (fiziksel ve taktik sınır)
Kurduğumuz bu kapsamlı anti-stealth hava savunma
mimarisinde, teknik ve operasyonel anlamda resmi tamamen kusursuz hale
getirecek son iki gizli kısıtlama (fiziksel ve taktik sınır)
bulunmaktadır. Bunları da eklediğimizde kurguda açık kapı kalmayacaktır:
1. Radarlar Arasındaki Coğrafi İrtifa Farkları ve
"Radar Gölgesi"
Radarların yerleştirileceği alanların deniz
seviyesinden yüksekliği, stealth uçakların sızma taktiklerini doğrudan etkiler.
·
Atlanan Risk: Eğer ERALP
veya ALP 300-G gibi güçlü Katman 1-2 radarlarımızı sadece Toroslar'ın veya
yüksek dağların zirvelerine kurarsak, radar dalgaları dağdan aşağıya doğru
belirli bir açıyla iner. Bu durum, dağın hemen eteklerinde veya vadilerin
derinliklerinde devasa "Radar Gölgeleri" (Kör Alanlar)
yaratır. F-35 veya seyir füzeleri, bu gölgeleri kullanarak radarların çok
yakınına kadar sızabilir.
· Çözüm: Modellemede radarlar sadece yüksek zirvelere değil; bir kısmı yüksek dağlara, bir kısmı ise eteklerdeki düzlüklere veya vadi çıkışlarına (kademeli irtifa geometrisiyle) yerleştirilmelidir. Böylece yukarıdaki radar aşağıyı, aşağıdaki radar ise yukarıyı ve dağ arkasını görerek birbirinin kör alanını kapatır.
2. Yapay Zekâ Destekli "Hayalet İz"
Algoritmaları (Yazılımsal Filtreleme)
Modern hayalet uçaklar radarlara tamamen görünmez
olmazlar; radar ekranında anlık olarak belirip kaybolan, kuş veya atmosferik
gürültüye benzeyen çok zayıf ve düzensiz sinyaller (fısıltılar)
bırakırlar.
·
Atlanan Risk: Eski nesil
radar yazılımları, ekranda sürekli kalmayan ve rota çizmeyen bu anlık
sinyalleri "parazit/gürültü" olarak kabul eder ve operatörün kafasını
karıştırmamak için otomatik olarak siler (filtreler). Düşman stealth uçakları
da bu filtreleme mantığından yararlanarak gizlenir.
·
Çözüm:
Radarlarımızın işlemci ünitelerine ve HAKİM sistemine Yapay Zekâ ve Makine
Öğrenmesi algoritmalatının entegre edilmesi şarttır. Bu yazılımlar, ekranda
beliren o çok zayıf 3-4 farklı sinyal noktasını (farklı zamanlarda ve farklı
radarlarda oluşsa bile) geçmişe dönük analiz eder. Yapay zekâ, "Bu bir kuş
sürüsü veya parazit olamaz, bu çok zayıf izleri birleştirdiğimde arkasında
doğrusal bir rota var, bu bir F-35'tir" diyerek "Hayalet İz
Takibi" (Track-Before-Detect) gerçekleştirir. ASELSAN yeni nesil AESA
radarlarında bu yapay zekâ tabanlı sinyal işleme mimarisine yoğunlaşmıştır.
Yerli Radarlar
ASELSAN tarafından Çelik Kubbe mimarisi için
geliştirilen yeni nesil yerli AESA radarlarının (ALP ve ERALP aileleri) F-35, F-22
ve B-2 Spirit gibi hayalet (stealth) uçakları tespit (gökyüzünde varlığını
yakalama) ve teşhis/takip (rotasını çizip kimliğini belirleme)
menzilleri, kullanılan son teknoloji Galyum Nitrat (GaN) tabanlı dijital
mimariye dayanır.
Yerli radarlarımızın bu uçakların gizlilik korumasını
kırma performansı, mühendislik hesaplamaları ve açık kaynaklı askeri
simülasyonlara göre şu şekildedir:
1. ALP 300-G / ERALP (Stratejik Erken İhbar Radarı -
S-Bandı)
Türkiye’nin en uzun menzilli, tam dijital AESA
radarıdır. S-bandında çalışır ve standart uçaklar için aletli maksimum menzili 600+
kilometredir.
·
F-35 Lightning II (RCS: ~0,0015 m²):
o Tespit Menzili: ~200 -
220 km. F-35, S-bandına karşı optimize edilmiş bir gövdeye sahip olsa da
ALP 300-G, tüm enerjisini uçağın olduğu yöne lazer gibi odaklayarak (Spotlight
modu) bu mesafeden F-35'in zayıf yansımalarını yakalar.
o Teşhis ve Takip Menzili: ~150 - 170 km. Bu mesafede radar, F-35'i
gürültüden arındırıp net bir rota (iz) haline getirir.
·
F-22 Raptor (RCS: ~0,0001 m²):
o Tespit Menzili: ~140 -
160 km. F-22, geometrisi ve özel kaplaması sayesinde F-35'ten daha düşük
bir radar izine sahiptir.
o Teşhis ve Takip Menzili: ~100 - 120 km. F-22'nin net kimliklendirmesi
daha yakın mesafede gerçekleşir.
·
B-2 Spirit (RCS: ~0,05 m²):
o Tespit Menzili: ~300 -
350 km. B-2'nin uçan kanat tasarımı yüksek frekanslı radarlardan kaçmak
için tasarlanmıştır. Ancak 52 metrelik devasa kanat açıklığı, ALP 300-G'nin
hassas sayısal alıcıları için daha büyük bir hedef yüzeyi oluşturur.
o Teşhis ve Takip Menzili: ~220 - 250 km.
2. SİPER Atış Kontrol Radarı (AKR - X-Bandı)
Doğrudan yerli uzun menzilli hava savunma füze
sistemimiz SİPER'in bataryasında yer alır. X-bandında çalışan bu radar,
füzeyi uçağa çarptırmak için gereken milimetrik hassasiyetteki veriyi üretir.
·
F-35 / F-22 Sınıfı: X-bandı radarlar tüm gökyüzünü ararken stealth uçakları normalde göremez.
Ancak ALP 300-G'den gelen ön hedef koordinatı ile SİPER AKR doğrudan
uçağın bulunduğu dar açıya odaklanır.
o Tespit Menzili: ~90 -
110 km. (Yoğun dar açı odaklanmasıyla).
o Teşhis ve Angajman (Kilit) Menzili: ~60 - 80 km. Bu mesafe, yerli füzelerimizin
F-35 veya F-22'ye ölümcül vuruş (Lock-on) yapması için tamamen yeterlidir.
·
B-2 Spirit Sınıfı:
o Tespit ve Kilit Menzili: ~120 - 140 km.
3. ALP 100-G (Alçak İrtifa Radarı - S-Bandı)
Dağların ve tepelerin arkasından yer seviyesine yakın
uçarak sızmaya çalışan düşman unsurlarını yakalamak için tasarlanmıştır.
Yükseltilebilir hidrolik direk (mast) sistemiyle çalışır.
·
Stealth Sızma Performansı (F-35 / Seyir Füzeleri): Eğer F-35 veya bir seyir füzesi
alçak irtifadan sızıyorsa, ALP 100-G onları ~50 - 60 km mesafeden
itibaren tespit ve teşhis edebilir. Alçak irtifa uçuşlarında uçakların termal
ve geometrik izleri (yer yansımaları nedeniyle) daha fazla açık verdiği için
yerli AESA yazılımı hedefi hızla filtreler.
Yerli Radarlar Stealth Tespit-Teşhis Özet Tablosu
|
Yerli Radar Modeli |
Çalışma Bandı |
F-35 Tespit / Teşhis |
F-22 Tespit / Teşhis |
B-2 Tespit / Teşhis |
Teknolojik Avantajı |
|
ALP 300-G
(ERALP) |
S-Bandı
AESA |
210 km /
160 km |
150 km /
110 km |
330 km /
240 km |
GaN
teknolojisi ve dijital ışın şekillendirme ile zayıf sinyalleri yükseltir. |
|
SİPER Atış
Kontrol |
X-Bandı
AESA |
100 km /
70 km |
85 km / 60
km |
130 km /
100 km |
Dışarıdan
gelen veriyle dar açı tarama yaparak hayalete odaklanır. |
|
ALP 100-G
(AİR) |
S-Bandı
AESA |
60 km / 45
km |
50 km / 35
km |
80 km / 60
km |
Direk üstü
kullanım sayesinde vadi sızmalarındaki gizliliği bozar. |
Mühendislik Farkı: Neden Bu Kadar Etkinler?
Eski radarlar bir sinyal gönderip sadece onun geri dönmesini beklerdi. ASELSAN'ın ALP radar ailesi ise Yapay Zekâ Destekli Sinyal İşleme (Track-Before-Detect) algoritmaları kullanır. Ekranda beliren ve normalde "arka plan gürültüsü/bulut paraziti" olarak elenecek olan o mikro boyuttaki F-35 yansımalarını yapay zekâ geçmişe dönük tarar, noktaları birleştirir ve uçağın gizlenme algoritmasını yazılımla çökerterek iz takibine alır.
Çoklu Bant Sensör Füzyon Kompleksi
ASELSAN’ın mevcut GaN tabanlı S ve X-bandı
radar ailesine, tamamen milli imkanlarla geliştirilecek yerli VHF/UHF ve
L-bandı radarların eklenmesi, Türk Hava Savunma Doktrini’ni dünyada eşi
benzeri olmayan bir "Çoklu Bant (Multi-Spectral) Sensör Füzyon
Kompleksi" haline getirir.
Mevcut AESA mimarimize alçak frekanslı bu yeni
bantların eklenmesiyle oluşacak stratejik ve operasyonel artı değerler
şunlardır:
1. "Geri Alınamaz" Anti-Stealth Koruma (F-35
ve F-22 Kaçamaz)
·
Mevcut Durum: S ve X bant
radarlarımız (ALP 300-G, SİPER AKR) F-35'i yüksek enerji odaklamasıyla ~200
km'den görebilmektedir. Ancak uçak radarın baktığı yöne doğru burnunu tam dik
açıyla çevirirse radar kesit alanı (RCS) iyice küçülür ve tespit mesafesi
zorlanabilir.
·
Oluşacak Artı Değer: Kurguya yerli bir VHF/UHF radar eklendiğinde, uçağın burnunu nereye
çevirdiği tamamen önemsizleşir. VHF dalgaları, F-35 ve F-22’nin gövde ve kanat
boyutuyla (metre ölçeğinde) rezonansa girer. Uçak gökyüzünde devasa bir radyo
vericisi gibi parlamaya başlar. F-35’i 350-400 km gibi ekstrem
mesafelerden, F-22'yi ise 250+ km'den kaçışsız olarak erkenden yakalama
yeteneği kazanılır.
2. Kusursuz "Kill-Chain" (Milisaniyelik
Hedef Kilidi)
·
Mevcut Durum: Rusya’nın
Nebo-M sistemi de bu bantları kullanır ancak Rus radarları mekanik döndüğü veya
eski veri hatları kullandığı için VHF'den X-bandına veri aktarımı saniyeler
alır ve hedef bu sürede yer değiştirebilir.
·
Oluşacak Artı Değer: Yerli VHF/UHF radar, hedefi 400 km'den bulur. Veri, HAKİM sistemi
ve milli veri linkleri üzerinden milisaniyeler içinde yerli L ve S-bandı (ALP
300-G) radarlara akar. S-bandı hedefi doğrular ve X-bandı atış kontrol radarı
(SİPER AKR) gökyüzünü aramadan, doğrudan uçağın olduğu noktaya kilitlenir. Bu
milli dijital füzyon, uçağın reaksiyon süresini sıfıra indirir. Düşman pilotu
radar uyarısı (RWR) aldığında, SİPER füzesi çoktan ateşlenmiş olur.
3. Elektronik Harp (Jamming) Karşıtı Mutlak Güvence
(ECCM)
·
Mevcut Durum: Düşman
elektronik harp uçakları (EA-18G Growler vb.) ya da F-35’in içindeki
karıştırıcılar, genellikle yüksek frekanslı C, X ve S-bandı radarları köreltmek
üzere programlanmıştır.
·
Oluşacak Artı Değer: Havada çok yoğun bir sinyal karıştırma (jamming) olsa ve S-bandı radarımız
baskılansa bile, düşman uçaklarının podları alçak frekanslı VHF/UHF
bantlarını etkili şekilde karıştırmakta yetersiz kalır (Çünkü VHF bandını
köreltmek için uçağın taşıyamayacağı büyüklükte devasa antenler gerekir). Yerli
VHF ve L-bandı radarlar, düşman elektronik taarruzunu bir bıçak gibi keserek
HAKİM sistemine kesintisiz hedef verisi göndermeye devam eder.
4. Atmosferik Koşullardan Bağımsız %100 Hazır
Bulunuşluk
·
Mevcut Durum: Kısa dalga
boyuna sahip S ve X bandı radarlar, aşırı yoğun sağanak yağış, fırtına veya çöl
tozları gibi ağır meteorolojik koşullarda menzil kaybı yaşayabilir (Atmosferik
sönümlenme).
·
Oluşacak Artı Değer: Uzun dalga boylu yerli VHF/UHF radarlar bulutlardan, yağmur damlalarından
ve fırtınadan asla etkilenmez. En ağır kış veya kasırga şartlarında bile
Ege ve Doğu Akdeniz’deki hava resmi, yaz günündeki gibi net ve kayıpsız olarak
izlenir.
Özetle Çelik Kubbe'ye Katılacak Güç:
Mevcut S ve X bant (ALP ve SİPER) ailemizin yanına yerli VHF/UHF ve L-bandı unsurları eklediğimizde ortaya çıkan sinerji şu şekildedir:
Bu hamle, Türkiye'yi ABD ve Rusya'nın ardından dünyada anti-stealth radar teknolojisinin tüm spektrumuna (VHF'den X-bandına kadar) tamamen yerli ve milli olarak sahip olan 3. ülke konumuna yükseltir.
İki kritik frekans bandı
Çok bantlı radar spektrumunu (VHF/UHF, L, S, X)
tamamlayacak ve kurgumuzda zincirin son halkasını oluşturacak iki kritik
frekans bandı daha bulunmaktadır.
Hava savunma doktrinlerinde, radar spektrumunun hem en
üst ucundaki (aşırı yüksek frekans) hem de en alt ucundaki (aşırı alçak
frekans) bu bantlar eksik bırakılırsa, düşmanın "Seyir Füzeleri / İHA
Sürüleri" ve "Ufuk Ötesinden Sızma" taktiklerine
karşı zafiyet oluşabilir.
Kurgumuza eklenmesi gereken eksik bantlar ve artı
değerleri şunlardır:
1. Ku / Ka / W Bantları (Milimetrik Dalga Boylu
Radarlar)
Şu ana kadar konuştuğumuz en yüksek frekans X-bandıydı
(santimetrik). Ancak spektrumun daha da yukarısında Ku (12-18 GHz), Ka
(26-40 GHz) ve W (75-110 GHz) gibi Milimetrik Dalga (mmWave)
boylarında çalışan ekstrem frekanslar yer alır.
·
Neden Eksik? F-35 veya
bir seyir füzesi uçağımıza ya da S-400/SİPER bataryamıza çok yaklaştığında (son
10-20 km), X-bandı radar bile hedefi vurmak için yeterince milimetrik bir
hassasiyet sunamayabilir. Ayrıca çok küçük kamikaze İHA'lar (kuş boyutundaki
drone'lar) X-bandı radar ekranında kaybolabilir.
· Sağlayacağı Artı Değer: Milimetrik dalga radarları, gökyüzünün adeta "üç boyutlu röntgenini" çeker. Yaklaşan stealth uçağın sadece konumunu değil; uçağın kanat uçlarını, motor girişlerini ve üzerindeki füzeleri bile fotoğraf netliğinde ayırt eder. Bu bantlar, hava savunma füzelerimizin (SİPER/HİSAR) uç kısmındaki Aktif Radar Arayıcı Başlıklarda (Seeker) ve terminal aşama yakın savunma sistemlerimizde (CIWS) mutlak bir zorunluluktur. Hedefi tam kalbinden (Hit-to-Kill) vurmayı sağlar.
2. HF Bandı (Ufuk Ötesi / Over-The-Horizon - OTH
Radarları)
Frekans spektrumunun en alt ucunda, VHF'den bile daha
alçak olan HF (High Frequency / 3-30 MHz) kısa dalga bandı yer alır.
·
Neden Eksik? Dünyanın
yuvarlaklığı nedeniyle, yer konuşlu tüm radarlar (VHF dahil) en fazla 400-600
km ötedeki hedefleri görebilir; çünkü radar dalgaları düz gider ve uzaya kaçar.
Düşman uçakları Ege'nin, Akdeniz'in veya Atlantik'in ötesinde, binlerce
kilometre uzakta üslenip hazırlık yaparken yer radarlarıyla bunu göremeyiz.
·
Sağlayacağı Artı Değer: HF bandında çalışan devasa Ufuk Ötesi Radarları (OTH), sinyallerini uzaya,
atmosferin İyonosfer tabakasına doğru fırlatır. İyonosfer bir ayna
görevi görerek bu sinyalleri dünyanın yuvarlaklığının arkasına, binlerce
kilometre öteye yansıtır. Yere çarpan dalgalar aynı yolla geri döner.
·
Sonuç: Bu bandın
eklenmesiyle Türkiye; İngiltere, İtalya veya Cebelitarık'tan kalkan bir F-35
veya B-2 filosunu, daha Akdeniz'e yeni girerken 1.500 - 3.000 km mesafeden
izlemeye başlar. Stratejik erken uyarı süremiz dakikalardan saatlere çıkar.
Nihai Kapsama Alanı (Frekansın Evrimi)
Mimarimize bu iki bandı da yerli imkanlarla
eklediğimizde, elektromanyetik spektrumda hiçbir boşluk kalmaz:
1. HF Bandı (OTH): Tehdidi 3.000 km öteden,
iyonosfer yansımasıyla daha kalkış anında izler.
2. VHF / UHF Bandı: Tehdit 400 km'ye
yaklaştığında hayalet (stealth) uçakların gizlilik korumasını rezonansla yıkar.
3. L / S Bandı (ALP 300-G): Tehdit 200 km'ye geldiğinde
yoğun elektronik karıştırmayı deler ve rota çizer.
4. X Bandı (SİPER AKR): Tehdit 100 km'ye geldiğinde
füzelerin ateşlenmesi için dar açı kilitlenmesi sağlar.
5. Ku / Ka / W Bandı: Tehdit 15-20 km'ye geldiğinde, füzenin arayıcı başlığı veya yakın savunma sistemiyle hedefi milimetrik hassasiyetle imha eder.
Ufuk Ötesi Radarlar (OTH) ve Kuantum Radarlar
Ufuk Ötesi Radarlar (OTH) ve Kuantum Radarlar, askeri
havacılıkta ve hava savunma doktrinlerinde kuralları kökten değiştiren iki uç
teknolojik segmenttir. Ufuk Ötesi Radarlar makro seviyede (binlerce
kilometre ötesi) stratejik erken uyarı sağlarken, Kuantum Radarlar mikro
seviyede (foton bazında) hayalet uçakların gizliliğini atomik düzeyde
çökertmeyi hedefler.
Her iki devrimsel teknolojinin çalışma mantığı,
yetenekleri ve Türkiye'nin bu alanlardaki yerli çalışmaları şu şekildedir:
1. Ufuk Ötesi Radarlar (Over-The-Horizon - OTH Radar)
Geleneksel
radarlar düz bir hat halinde (optik görüş çizgisiyle) yayın yapar. Bu yüzden
dünyanın yuvarlaklığı (radar ufku) nedeniyle en fazla 400-600 km ötesini
görebilirler. Ufuk Ötesi Radarlar ise fizik kurallarını bükerek dünyanın
yuvarlaklığının arkasında kalan, 1.500 ile 4.000+ kilometre uzaktaki
hedefleri yakalar.
Nasıl Çalışır?
·
İyonosfer Yansıması (Sky-Wave): OTH radarları, HF (High Frequency / 3-30 MHz) kısa
dalga bandında çalışır. Gökyüzüne doğru fırlatılan bu devasa elektromanyetik
dalgalar, atmosferin en üst katmanı olan İyonosfer tabakasına çarpar.
İyonosfer bir ayna görevi görerek dalgaları aşağıya, dünyanın yuvarlaklığının
arkasındaki gizli bölgelere yansıtır. Yerdeki hedeflere (uçak, gemi, füze)
çarpan dalga aynı yolla iyonosfere, oradan da yerdeki dev alıcı antenlere geri
döner.
Anti-Stealth Gücü ve Dezavantajı
·
Avantajı: Kullandığı
HF bandının dalga boyu metrelerce (10-100 metre) uzunluktadır. F-35 veya B-2
gibi uçakların mikrodalga radarları saptırmak üzere tasarlanmış gövde
geometrisi bu dev dalgalara karşı tamamen etkisiz kalır; uçaklar rezonansa
girerek ekranda görünür hale gelir.
· Dezavantajı: Çözünürlüğü çok düşüktür. Bir F-35'in yerini nokta atışı veremez; sadece "2.500 km ötede, Akdeniz üzerinde stealth bir uçak grubu uçuyor" şeklinde kaba yön ve koordinat verir. Ayrıca bu radarlar kilometrelerce uzunlukta devasa anten tarlaları gerektiren sabit tesislerdir.
Türkiye'nin OTH Çalışmaları
Türkiye, özellikle Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’deki
tüm stratejik hava ve deniz trafiğini daha ana üslerindeyken izleyebilmek
amacıyla Milli Ufuk Ötesi Radar (HF-OTHR) projeleri ve fizibilite
çalışmaları yürütmektedir. Geliştirilen sistemler Çelik Kubbe ve HAKİM
Hava Komuta Kontrol Sistemi entegrasyonuyla tüm çevre denizlerde birincil
gözümüz olacaktır.
2. Kuantum Radar (Görünmezi Gören Atomik Teknolojik
Devrim)
Kuantum radar; elektromanyetik dalga bulutları fırlatmak yerine, kuantum fiziğinin en gizemli kurallarından biri olan "Kuantum Dolanıklık" (Quantum Entanglement) ilkesini kullanan deneysel ve devrimsel bir teknolojidir.
Nasıl Çalışır? (Kuantum Aydınlatma)
1. Dolanık Foton Çifti: Radar laboratuvarda özel bir
kristal kullanarak birbirine dolanık (kardeş) iki foton (ışık parçacığı)
üretir. Bu iki foton, aralarında milyonlarca kilometre olsa bile anlık olarak
birbirlerinin fiziksel durumunu etkiler.
Sinyal ve
Sinyalci: Fotonlardan
biri (Sinyal fotonu) mikrodalgaya dönüştürülerek gökyüzüne, hayalet uçağın
olduğu tahmin edilen yöne fırlatılır. Diğer foton (Ayna/Sinyalci foton) ise
radar üssündeki kuantum dondurucuda güvenle saklanır.
2. Çökme Etkisi: Gökyüzüne giden foton, havada bir
F-35'in gövdesine çarptığı ya da düşman elektronik harbi (jamming) tarafından
manipüle edildiği an kuantum durumu değişir.
3. Anlık İhbar: Dolanıklık yasası gereği, gökyüzündeki fotona ne olduysa, radar üssünde saklanan ayna fotonda da aynı anda (ışık hızından bağımsız, anlık olarak) bir değişim meydana gelir. Radar bilgisayarı bu değişimi ölçerek uçağın konumunu kesin olarak belirler.
Neden Kusursuz ve Aldatılamaz?
·
RAM Boyası ve Geometri Sökmez: F-35'in radar soğurucu boyası fotonu emse veya geometrisi
saptırsa bile, o fotonun uçağa teması kuantum dolanıklığı tetiklemeye
yeterlidir.
· Elektronik Harp İşlemez: Düşman uçağı radara sahte sinyaller göndererek yanıltmaya ( jamming/spoofing) çalışırsa, radar üssündeki ayna foton yabancı fotonları doğrudan reddeder. Kuantum radar sadece kendi "öz kardeş fotonunun" bilgisini kabul ettiği için asla aldatılamaz, kör edilemez veya karıştırılamaz.
Türkiye'nin Kuantum Radar (KUDAR) Projesi
Türkiye bu geleceğin oyun değiştirici teknolojisinde geri kalmamıştır. Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) liderliğinde, ASELSAN, TOBB ETÜ ve Gebze Teknik Üniversitesi iş birliğiyle Mikrodalga Kuantum Radar Bileşenleri Geliştirilmesi (KUDAR) Projesi yürütülmektedir.
· Mevcut Gelişmeler: ASELSAN Kuantum Teknolojileri Araştırma Laboratuvarı (KUANTAL), bu proje kapsamında Türkiye'nin ilk kuantum entegre devrelerini (çiplerini) başarıyla üretmiş ve laboratuvar ortamında ilk kuantum ışımalarını gerçekleştirmeyi başarmıştır.
Özetle Geleceğin Entegre Kalkanı
Ufuk Ötesi
Radar (OTH), düşman hayalet uçak filosunu sınırın 3.000 km ötesinden kalktığı
an ifşa edecek; uçaklar ülkemize yaklaştığında ise savunma mevzilerinde
konuşlandırılacak olan Yerli Kuantum Radarlar (KUDAR) devreye girerek
füzelerimiz için kaçışsız, aldatılamaz ve mutlak bir imha kilidi (Kill-Chain)
sağlayacaktır.
