Savunma ve Stratejik Analizler

28 Kasım 2018 Çarşamba

Altay MBT'nin Üç Varyantı Olacak

28.11.2018 Kaynak: C4defence

Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) yetkilileri, BMC firmasının üreteceği Altay Ana Muharebe Tank (Main Battle Tank/ MBT) programı için üretilecek üç varyantın detaylarını açıkladılar.

Birleşik Krallık Kökenli Jane’s dergisinde yer alan bilgiye göre 9 Kasım'da imzalanan sözleşmede üç farklı modelde Altay MBT'den toplam 251 adet tank üretilecek. Bu tankların ilk 40'ı, testi tamamlayan dört prototip modeline benzeyen ve 2021'de Türk silahlı kuvvetleriyle hizmete girmesi planlanan T1 varyantı olacaktır.

Bir sonraki 210 araç, artırılmış koruma ve gelişmiş durumsal farkındalık sistemlerine sahip Altay T2 standardında olacak. T2 varyantının, T1 standart tanklarının diliminin teslim edilmesinden kısa bir süre sonra teslim edilmesi bekleniyor.

T3 adı verilen varyantta ise tek bir tank üretilecek. Bunun kulesi otomatik yükleyiciyle donatılacak. Bu kulenin tamamen insansız olup olmayacağı ise net şekilde ifade edilmese de tankın yapısından dolayı geliştirmenin otomatik yükleyiciye odaklanacağı anlaşılıyor. 2024 yılında yeterlilik için planlanan bu T3 varyantı Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmetten çok öğrenme ve teknik değerlendirme amaçlı olduğu düşünülüyor.

Türkiye ayrıca T1 varyantının şasisi temel alınarak 60 adet zırhlı bakım ve 50 adet mayın temizleme varyantı tedarik etmeyi planlıyor.

Altay Tankının en çok merak edilen sorusu güç paketi konusunda da yayında bir yanıt yer alıyor. Buna göre Otokar’ın ürettiği ve testlerde kullanılan ilk dört prototipe güç sağlayan Alman MTU motoru ve Renk Transmisyon sistemleri tercih edilecek.

http://www.c4defence.com/Gundem/altay-mbt-nin-uc-varyanti-olacak/7472/1



































Deniz timleri geliyor

28 Kasım 2018,Fazlı Şahan Yeni Şafak

Akdeniz ve Karadeniz’de petrol ve doğalgaz arayışlarını arttıran Türkiye denizlerdeki enerji hatlarını, doğalgaz/petrol platformlarını ve gemileri koruyacak özel bir kuvvet kuruyor.

Enerjide koridor ülke olan ve kendisini çevreleyen denizlerde petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerini son dönemde artıran Türkiye, denizlerdeki nakil hatlarını, doğalgaz ve petrol platformlarını koruyacak özel kuvvet oluşturuyor. Karadeniz'de Rusya ile Türk Akımı, Azerbaycan'la Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı'nı (TANAP) gerçekleştiren, Oruç Reis ve Barbaros Hayreddin Paşa gemileriyle sismik aramalarını sürdüren, Fatih gemisiyle ilk derin deniz sondajına Alanya açıklarında, ilk sığ deniz sondajına da Mersin açıklarında kurduğu platformla başlayan Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji savaşında kararlı adımları peşpeşe atıyor. Bu çerçevede, ülke kazanımlarını koruyacak alternatif güvenlik yapılanması için çalışmalar hız kazandı. 2023'e kadar faaliyete geçirilmesi öngörülen 'Deniz Güvenlik Timleri' (DGT) enerji güvenliğine yönelik atılacak adımların başında geliyor.

İŞTE GÖREVLERİ

Sayısı ve kapsamı henüz belli olmasa da 2023'e kadar mesaiye başlaması planlanan Deniz Güvenlik Timleri, denizlerde meydana gelebilecek terör olaylarına karşı emniyeti sağlamakla görevlendirilecek. Deniz Timlerinin ilk faaliyet sahası İstanbul ve Çanakkale Boğazları olacak. Timler daha sonra sahillere konuşlandırılacak. Uzmanlık alanı 'enerji hatlarını korumak' olacak Deniz Timlerinin başlıca görev alanları şöyle sıralanıyor:

* Çevre denizlerindeki enerji nakil hatları, doğalgaz ve petrol platformları, kıyılarda konuşlu stratejik öneme haiz tesisleri koruyacak, olası saldırıları önleyecek.

* Deniz yoluyla yurt içine girmeye çalışan veya yurt dışına çıkmaya çalışan teröristleri engelleyecek. Denizde meydana gelebilecek terör olaylarına karşı güvenlik ve emniyeti sağlayacak.

* Türk boğazlarından geçen tehlikeli ve patlayıcı yük taşıyan gemilerle askeri gemilere refakat ederek güvenlik önlemleri alacak.

* Deniz yan hudutlarında kontrol ve güvenliği sağlayacak.

* Limanları ziyaret eden Türk ve yabancı askeri gemileri koruyacak. Denizde veya kıyı bölgelerinde faaliyet icra eden devlet büyüklerinin ve önemli kişilerin güvenliklerini denizden sağlayacak.

Yeni araçlar alınacak

Deniz Güvenlik Timleri için araç parkı da genişletiliyor. Bu çerçevede denizlerde küçük tip bot sayısı artırılacak. Botlar, özellikle sahile yakın kesimlerde meydana gelen olaylara daha kısa sürede müdahale edebilecek. Denizlerin keşif ve gözetlenmesinde radar sistemlerinin yanı sıra insansız hava araçları (İHA) da yoğun olarak kullanılacak. Ayrıca insanlı keşif uçağı ve çeşitli ebatlardaki İHA'larla da denizlerde göçmen kaçakçılığından uyuşturucu kaçakçılığına, yabancı terörist geçişlerinden her türlü suç unsurlarıyla etkin şekilde mücadele edilecek.

https://www.yenisafak.com/gundem/deniz-timleri-geliyor-3411593

ÇAFRAD Testleri

24.11.2018 Yusuf Akbaba

ÇAFRAD'ın yerkeştirileceği TF-2000 hava savunma fırkateyninden 4 adet üretilmesi planlanıyor. Deniz Kuvvetleri bu sayının artırılmasını istiyor. Aynı zamanda İ-Sınıfının da sayısının arttırılması yönünde talep var.

https://twitter.com/ssysfakb/status/1066370248784384001

Foto: 27.11.2018 Zafer Buna ‏

https://twitter.com/zaferbuna/status/1067423672711827456



























26 Kasım 2018 Pazartesi

ELEKTROMANYETİK FIRLATMA SİSTEMLERİMİZ

26.11.2018 SSB


Toplamda 440 araç teslim edildi

24.11.2018 SSB

İlk 100 gün içerisinde 290’dan fazla TTA-2 (Kirpi2) ve 30’dan fazla Ambulans (Kirpi2) ilk kez teslim edildi. Ayrıca Aralarında MKKA (Kirpi 1), zırhlı komuta kontrol araçları, zırhlı kamyonet ve binek araçlarıyla zırhlı mini ekskavatorlerin oldugu Toplamda 440 araç teslim edildi.

https://twitter.com/SavunmaSanayii/status/1066601246545641472

23 Kasım 2018 Cuma

MSI Dergisi Söyleşisi : Varzene Metal Yönetim Kurulu Başkanı İsmail DEMİRKAYA

23 Kasım 2018 Milscint.com

Milli Teknoloji Hamlesinin Stratejik Metal Ayağını, Varzene Metal Tamamlayacak

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Varzene Metal, stratejik öneme sahip nikel alaşımları, kobalt alaşımları ve maraging çelikler gibi özel metallerin üretimini ve tedarikini gerçekleştiriyor. Faaliyetlerini, savunma ve havacılık sektörüne yoğunlaştıran firma, 13-15 Eylül tarihlerinde düzenlenen SAHA EXPO’da boy göstererek sektörle iş birliklerini geliştirdi. Firmanın faaliyetlerini, Varzene Metal Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Demirkaya ile konuştuk.

MSI Dergisi: İsmail Bey, kısaca Varzene Metal’in faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz?

İsmail DEMİRKAYA: Bizim temelimiz, 2002 yılında, özel çelikler konusunda çalışan bir servis merkezi olarak kurduğumuz, Birleşik Metal’e dayanıyor. 2007 yılında da özellikle savunma ve havacılık sektörünün ihtiyaç duyduğu niteliklere sahip metaller konusunda yaşanan eksikliği görerek Varzene Metal’i kurduk.

Baktığımızda; savunma ve havacılık, medikal, denizcilik, otomotiv ve petro-kimya gibi farklı endüstriler, aslında benzer türde malzemeler kullanıyor. Varzene Metal de tüm bu sektörlerde, aklınıza gelebilecek her türlü stratejik metal için servis merkezi konumunda. Bu metallerin kullanım alanlarında tecrübe ve bilgi sahibi olan yetkin mühendis kadromuzla İstanbul Tuzla’daki tesislerimizde, 24 saat, kesintisiz hizmet veriyoruz.

Kurulduğumuz günden beri, soğuk çekme işlemini yapabiliyorduk. Son dönemde ise üretim konusunda önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Bu yılın başında, Çekya’daki, 60 yıldır üretim yapan ve özel çelikler konusunda üretim kabiliyeti olan bir tesisi satın aldık ve ergitme kabiliyeti kazandık. Türk mühendislerinin, şu anda eğitim gördüğü; proses yetkinliklerini öğrendiği bu yatırım, 2020 yılında, Türkiye’ye taşınacak. Dövme yeteneğini de eklediğimizde, entegre bir tesise sahip olacağız. Böylece; nikel, kobalt, çelik, titanyum gibi farklı metallerde, ingottan sonra tüm üretim süreçlerini kapsayacağız.

MSI Dergisi: Çalışmalarınızda, savunma ve havacılık sektörünün payı nedir?

İsmail DEMİRKAYA: Aslında Varzene Metal, kuruluşunu izleyen süreçte, ağırlıklı olarak savunma ve havacılığa yönelen bir firma oldu. Katıldığımız IDEF fuarı ve şimdi SAHA EXPO gibi etkinlikler; Türkiye’de savunma ve havacılık alanında önemli projelerin başlatılması; savunma ve havacılık alanındaki devlet politikaları, bu kararı almamızın arkasındaki önemli etkenler oldu. Tamamen savunma ve havacılık sektörüne yönelen bir firma olmaya doğru evriliyoruz.

Savunma ve havacılık alanındaki, hemen hemen her firma ile çalışıyoruz. Birleşik Metal’i de kattığımızda, Türkiye genelinde, şu ana kadar iş yaptığımız firma sayısı, 10.000’i geçmiş durumda.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönem için hedefleriniz neler?

İsmail DEMİRKAYA: Kısa ve net şekilde ifade edecek olursak hedefimiz, “Milli teknoloji hamlesinin bir parçası olabilmek.” Bunu çok önemsiyorum. Yıllardır dile getirdiğimiz bir mesele… Türkiye’de üretilmeyen ve özellikle bir takım açık ya da örtülü ambargolarla Türkiye’nin erişimine açılmayan malzemeleri de üretmek istiyoruz. Bunlar, çok kapsamlı bir teknoloji birikimini gerektiriyor. Sadece ekipman olarak değil. Örneğin, hangi malzeme, hangi özelliklerde, hangi süreçlerden geçerek, hangi forma sahip olacak şekilde üretilecek? Bu bilgi birikimi, bizde oluştu. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikleri çok iyi biliyoruz.

Yatırımlarımızı tamamladığımızda, Türkiye’nin ötesinde, dost ve müttefik ülkelere de hizmet verebileceğiz. Savunma ve havacılık sanayisini, mutlaka ihracat boyutuyla ele alınmasının gerektiğinin farkındayız.

Savunma ve havacılık, ülke genelinde sinerji oluşturan bir sektör. Farklı disiplinlerden mühendisler bir arada çalışıyor; dolayısı ile diğer sektörleri de destekleyecek bir birikim oluşuyor. Bu birikim, otomotiv, denizcilik, medikal gibi, pek çok sektörü destekleyebilir. Eğer siz, savunma ve havacılık sanayisini merkeze koyarsanız müthiş bir teknolojik kazanım elde ediyorsunuz. Bizim amacımız da bunun bir parçası olmak. Üzerinde çalıştığımız malzemeleri, Türkiye’de üreten ilk firma olmak istiyoruz.

MSI Dergisi: Savunma ve havacılık sektöründe almayı hedeflediğiniz bir pazar payı var mı?

İsmail DEMİRKAYA: Savunma ve havacılık sektörü, çok özel malzemelere ihtiyaç duyuyor ve bu ihtiyaçlar da diğer sektörlerdeki gibi çok yüksek adetlere ulaşmıyor. Dolayısı ile butik üretim gerektiriyor. Zaten katmanlı üretim teknolojilerinin gelişimindeki etmenlerden biri de bu butik üretim ihtiyaçları.

ABD, Avrupa ve Japonya’da, savunma ve havacılık başta olmak üzere, malzeme gereksinimleri nasıl karşılanıyor, yakından inceledim. Çok firma gezdim ve bu konuda, kafamdaki model çok net. Bu ülkelerde; ihtiyaçları karşılayan, butik üretim yapan, ara ürün ve nihai ürün teslim eden firmalar var. Biz de böyle bir firma olacağız.

Çekya’daki tesis ve yeni yatırımlarımızla Türkiye’nin her türlü ihtiyaçlarını karşılayacağız. Bizim asıl önem verdiğimiz konu ise kendi gereksinimlerimize (speklerimize) göre malzemeler geliştirmek ve bununla ilgili kapasite oluşturabilmek. Bunun için, nihai ürünün formundan, bu forma gelinceye kadar geçireceği süreçlere (proseslere) kadar tüm üretim aşamalarını, kendimiz geliştirmemiz gerekiyor. Dolayısı ile milli speklerimizi ve süreçlerimizi geliştirmeliyiz.

Türkiye’de, üzerinde çalıştığımız süper alaşımların hepsinin hammaddesi var. Nikel, kobalt, titanyum, krom ve demir, madenlerimizden çıkıyor. Bizim, madencilikten itibaren, kendi teknolojilerimizin ve süreçlerimizin olması gerekiyor. Yapacak çok şeyimiz var. Devletin ve sektörün konuya bakışı çok olumlu, destekler yerinde. Tüm bunları başaracağımıza inanıyorum.

MSI Dergisi: Somut olarak projelerden konuşacak olursak Milli Muharip Uçak, uçak motoru ve helikopter motoru gibi projelere, ihtiyaç duyacakları malzemeleri sağlayabilecek misiniz?

İsmail DEMİRKAYA: Kesinlikle sağlayabileceğiz. Firmalarımızın ihtiyaç duydukları yarı mamul ve işlenmiş malzemeleri, yurt dışına göre, çok daha makul teslimat zamanlarında ve maliyetlerle sağlayacağız. İhracat lisansı gibi sorunlarımız olmayacak. Hatta hedefimize ulaştığımızda, daha üstün niteliklere sahip kendi speklerimizde malzemelerle bu sistem ve platformları üreteceğiz.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

İsmail DEMİRKAYA: SAHA İstanbul’un kurulması, savunma ve havacılık sanayisi için ciddi bir dönüm noktası oldu. Çünkü İstanbul sanayisini, savunma ve havacılık sektörü ile entegre etmek, çok önemli bir potansiyeli açığa çıkarttı. Biz de SAHA İstanbul’un ve bu sürecin bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz.

http://www.milscint.com/tr/soylesi-varzene-metal-yonetim-kurulu-baskani-ismail-demirkaya/

TÜMOSAN zırhlı askeri aracı Pusat

23 Kasım 2018 Yeni Şafak

TÜMOSAN Motor ve Traktör’ün geliştirdiği zırhlı askeri aracı Pusat, envantere girmek için gün sayıyor. MÜSİAD EXPO’da görücüye çıkan Türkiye’nin ilk bağımsız yerli ve milli askeri aracı Pusat, ziyaretçilerden tam not aldı. Savunma sanayiinin ihtiyaçları doğrultusunda donatılan Pusat, balistik ve mayın testlerinin ardından 2019’da göreve hazır olacak.

TÜMOSAN’ın zırhlı askeri aracı Pusat envantere girmek için gün sayıyor. Yerli motor, şanzıman ve aktarma organlarına sahip özelliği ile Türkiye’nin ilk bağımsız yerli ve milli askeri aracı unvanına sahip olacak olan Pusat, 2019 yılında göreve hazır hale gelecek.

Albayrak Holding’in sanayi şirketi TÜMOSAN Motor ve Traktör’ün geliştirdiği zırhlı askeri aracı Pusat’ın yerli motor, transmisyon ve güç aktarma organları MÜSİAD EXPO’da görücüye çıktı. Fuar kapsamındaki yüksek teknoloji ürünlerinin yer aldığı High Tech Port’ta sergilenen Pusat’ın tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen platformu ziyaretçilerden tam not aldı.

SAVUNMA SANAYİİNİN İLK BAĞIMSIZ ARACI

Sergiledikleri platformla ilgili açıklamalarda bulunan TÜMOSAN Proje Yönetim Müdür Vekili Volkan Gün, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gün, aracın, savunma sanayiinin ilk özgün ve herhangi bir lisans kısıtlaması olmaksızın hizmet verecek bağımsız, yerli ve milli bir savunma sanayi ürünü olacağını söyledi. Gün; Pusat’ın 2019 yılında tüm testleri tamamlanmış ve savunma sanayiinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden donatılmış haliyle hazır hale geleceğini söyledi.

BALİSTİK VE MAYIN TESTLERİNE GİRECEK

Volkan Gün, 2019 un ilk yarısında, Savunma Sanayi Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün istekleri doğrultusunda Pusat’ın balistik ve mayın testlerine gireceğini kaydetti. Gün, “Pusat balistik testlere girilecek. Gerçek mühimmatlar ile test süreci başlayacak. Çeşitli mayın testlerine tabi tutulacak” dedi.

Araç çok yerli motoru olan yok Tümosan Proje Yönetim Müdür Vekili Volkan Gün, Pusat’ın motor, transmisyon ve güç aktarma organlarının fuarda sergilemelerindeki amaçlarını açıkladı. Gün, savunma sanayiinde üretilen çok sayıda araç olduğunu ama motorlarının yerli olmadığını kaydetti. MÜSİAD EXPO’da çalışmalarından bahseden Gün, “Buradaki amacınız özellikle alt sistem ve güç grubunu sergilemek. Çünkü TÜMOSAN bu anlamda Türkiye’de yerli motor, transmisyon ve aktarma organları üretimi yapan tek firma. Bu kabiliyetimizi sergilemek adına fuara Pusat aracının yürür platformu ile katıldık” dedi.

8 silindirli motor için geri sayım

Şirketin güç ve aktarma organları alanındaki geldiği seviyeden bahseden Gün, 8 silindirli motor projelerinde detay tasarım aşamasına gelindiğini açıkladı. Fuarda 360 beygir 4 silindirli dizel motorun sergilendiğini ifade eden Gün, “6 silindirli 450 ve 500beygir üzeri motorların kullanımı için bir savunma sanayii Firması ile görüşme halinde olunduğunu kaydetti. 8 silindirli motor tasarımında da detay tasarım ve prototipleme aşamasına geldik. Tasarım sürecinin yüzde 60’lık kısmı tamamlandı. TÜMOSAN 1976 yılından bu yana kabiliyetini askeri araçlara da yansıtıyor” diye konuştu.

https://www.yenisafak.com/ekonomi/pusat-goz-kamastirdi-3410522


20 Kasım 2018 Salı

MARTI: Özel Görev Uçakları için Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi

19 Kasım 2018 Yük. Müh. Metin DÖNER(HAVELSAN) / milscint.com

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan analiz, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Silahlı kuvvetler ve güvenlik güçleri, harekât sahasında daha etkin olmak için, özel görev sistemleri ile donatılmış hava platformlarına ihtiyaç duymaktadır. İstihbarat, keşif, elektronik harp, gözetleme, denizaltı harbi gibi faaliyetleri icra eden uçak, helikopter veya insansız hava araçları, silahlı kuvvetlere ve güvenlik güçlerine, operasyon alanında büyük üstünlük sağlamaktadır. Kullanan birimin sorumluluk alanı ve görev sahasına göre, bu hava platformları, özel görev cihazları ile donatılmaktadır. Ancak bu platformların en önemli özelliği, görev cihazlarının ve silahların bütünleşik olarak çalışmasını sağlayan, komuta kontrol sistemidir. MARTI Yeni Nesil Komuta Kontrol Sistemi, bu amaçla geliştirilmiş, tamamıyla milli bir yazılımdır.

Ülkelerin sınırlarını ve sınır ötesi ekonomik çıkar sahalarını korumak amacıyla sürekli keşif, gözetleme, istihbarat ve karakol faaliyetine ihtiyaç duymaları, gayet anlaşılır bir ihtiyaçtır. Bu amaçla uzun menzilli radar sistemleri, en yaygın kullanılan algılayıcıdır. Kamera ve optik sistemlerin etkin kullanım alanı, görüş ufku ile sınırlıdır. Düşman bölgesine veya tehdit altındaki alanlara kurulması mümkün olmayan bu sistemler, ülke sınırları içinde kurulu olmak durumdadır. Bu durum, istihbarat ve keşif faaliyetlerinin, kapsama ve etkinlik alanlarını önemli ölçüde sınırlamaktadır. Özellikle ülke toprağının büyük, sahil şeridinin uzun, adaların fazla ve kıta sahanlığına çok yakın olduğu alanlarda, gözetleme faaliyetleri, yetersiz kalabilmektedir. Adaların veya arazi koşullarının gerisindeki faaliyetleri tespit edememek, ülke savunması açısından çok büyük zafiyet oluşturabilmektedir. Bu durum; Türkiye, Endonezya, Malezya, Avustralya, Yeni Zelanda, Pakistan, Fransa, Norveç ve ABD gibi geniş topraklara veya sahil şeridine sahip birçok ülke için geçerlidir. ...

http://www.milscint.com/tr/marti-ozel-gorev-ucaklari-icin-yeni-nesil-komuta-kontrol-sistemi-2/

19 Kasım 2018 Pazartesi

Türk füzesi Karaok, zırhlıları “tepeden” vurabilecek

18.11.2018 Kaynak: Defenceturk.net

ROKETSAN, şu anda hızlandırılmış bir gelişim aşamasında olan 125 mm’lik yeni bir portatif kısa menzilli anti-tank güdümlü füzenin (ATGM) ilk detaylarını Jane’s 360’a açıkladı.

Hava indirme piyadeleri, amfibi hücum birlikleri ve özel harekât kuvvetlerini donatmak için tasarlanan Karaok, 1000+ m bir menzile sahip, tek kullanımlık, lançerle omuzdan atılan bir silah sistemi.

Ağırlığı 25 kg’dan az olan Karaok 110 cm uzunluğunda ve hizalı, artı biçiminde katlanan bir kanat ve arka kanatçık yapısına sahip. Füze bir tandem (ardışık) savaş başlığı (ağırlığı açıklanmayan) ve kapalı bir alandan atışı sağlamak için tasarlanmış yeni ve yerli olarak geliştirilmiş hibrid-çift aşamalı (fırlatma, uçuş) roket motoru (ağırlığı açıklanmayan) ile donatıldı. Atış modları; atıştan önce kilitlenmeyi, atıştan sonra kilitlenmeyi, at-unut, üstten (tepeden) veya doğrudan vuruş kabiliyetini içermekte.

Ara Safha Güdümü, entegre bir ataletsel ölçüm birimi (IMU) üzerinden etkinleştirilirken Terminal Safhada ise Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) Arayıcı başlık kullanılmakta. ROKETSAN yetkilisi Karaok projesinde, daha önceki anti tank füze çözümleri olan Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) güdümlü, uzun menzilli UMTAS (Mızrak-U) ve orta menzilli OMTAS (Mızrak-O) füzelerinden elde ettiği tecrübelerden yararlanıldığını ifade etti.

ROKETSAN yetkilisi, Karaok’un konseptinin Özel kuvvetlerin gereksinimlerini karşılamak için yeni bir hafif ATGM çözümü sağladığını söyledi. ROKETSAN’ın şu anda yeni ATGM’yi sunmak için T.C. Milli Savunma Bakanlığı ile sözleşmesi olduğu biliniyor.

44 milyon lira tutarında sözleşme

ASELSAN tarafından 12 Ağustos 2016’da Kamu Aydınlatma Platformu’na gönderilen açıklamada ROKETSAN ile ‘KARAOK Sistemi Kızılötesi Arayıcı Başlık Geliştirilmesi’ne ilişkin toplam bedeli yaklaşık 44 milyon lira tutarında sözleşme imzalandığını duyurmuştu. Açıklamada, söz konusu sözleşme kapsamında teslimatların 2018-2022 arısında gerçekleştirileceği kaydedildi.

https://www.defenceturk.net/turk-fuzesi-karaok-zirhlilari-tepeden-vurabilecek

Naxçıvan Qarnizonu qoşunları döyüş atışlı mərhələni uğurla icra ediblər

Azeri Defence Published on Nov 16, 2018

18 Kasım 2018 Pazar

ORTA SINIF İNSANSIZ KARA ARAÇLARI (O-İKA) GELİŞTİRİLMESİ PROJESİ BİLGİ İSTEK DOKÜMANI

16.11.2018 SSB

BİD Konusu: Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacına binaen; keşif, gözetleme yapabilen, üzerinde bulunan hafif silah ile ateş etme yeteneği olan, ağırlığı 500 kg’ı geçmeyen, uzaktan komuta edilebilen insansız kara aracı geliştirilmesi.

https://www.ssb.gov.tr/Website/contentList.aspx?PageID=1450&LangID=1

Ukraine to purchase combat drones from Turkey

07.11.2018 Ukrinform.net

Ukrainian Defense Minister Stepan Poltorak, First Deputy Secretary of the National Security and Defense Council Oleh Hladkovsky and Head of the Ukroboronprom State Concern Pavlo Bukin have signed an agreement with Turkey regarding the purchase of unmanned combat aerial vehicles, according to the Ukrainian Military Portal.

"Negotiations on the purchase of these UAVs lasted for about two years. Over this time, representatives of the Ukrainian Defense Ministry visited Turkey and familiarized themselves with various stages of the Bayraktar TB2 tests," the portal said.

The agreement was signed during the visit by Ukrainian President Petro Poroshenko to Turkey on November 3-4.

The report notes that Ukraine will buy Turkish unmanned combat aerial vehicles Bayraktar TB2 produced by Baykar Makina, which are the holders of the flight endurance record.

The possibility of producing some Bayraktar TB2 unmanned combat aerial vehicles at the facilities of the Antonov State Company, part of the Ukroboronprom State Concern, is also being considered.

https://www.ukrinform.net/rubric-defense/2574490-ukraine-to-purchase-combat-drones-from-turkey.html

Russia “accidentally” exposes model of secret hypersonic 6th-generation fighter jet

Nov 18, 2018 Defence-blog.com

Russia’s Zvezda TV channel “accidentally” exposed model of a secret hypersonic 6th-generation fighter jet.

In a live broadcast of the Zvezda TV Channel was revealed a model of modern Russian-made hypersonic 6th-generation fighter jet that is likely in unmanned version.

https://defence-blog.com/news/russia-accidentally-exposes-model-of-secret-hypersonic-6th-generation-fighter-jet.html